Erişilebilirlik

AB Diyaloğu Öne Çıkarma Çabasında


Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oturumda Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşananlar ve mevcut durum ele alındı.

Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oturumda Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yaşananlar ve mevcut durum ele alındı.

Türkiye’de yaşanan darbe girişimi sonrasında Avrupa Birliği kanadı diyalog zeminini genişletip sağlamlaştırmaya çalışıyor. Bu doğrultuda Avrupa Parlamentosu’na yönelik çağrılar da var ancak frekanslar henüz tam tutmuyor

Türkiye’de yaşanan darbe girişimi sonrasında ilişkilerin frekansını ayarlamakta oldukça zorlanan bir performans sergilemesiyle dikkat çeken Avrupa Birliği gelinen aşamada diyalog yaklaşımını öne çıkaran bir çizgi tutturmaya çalışıyor. Normalde Brüksel’de yapılması gerekirken Avrupa Birliği’nin Türkiye’yle dayanışma mesajı vermek istemesi üzerine geçen hafta Ankara’da yapılan Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı’nda “Birbirimiz hakkında daha az, birbirimizle daha çok konuşalım” mesajı veren Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Avrupa Parlamentosu’ndan da diyaloğa destek istedi.

Darbe girişimi sonrasında yaşananların masaya yatırıldığı Avrupa Parlamentosu Genel Kurul oturumunda konuşan Mogherini, Türkiye ile yakın ve sağlıklı diyaloğun korunması için Avrupa Parlamentosu’nun çok çalışmasını isteyerek, “Uzun vadede hem Türkiye hem de AB için sonuç doğuracak tek strateji bu” dedi.

Gelinen aşamada Avrupa Birliği’nin diyalog vurgusunu öne çıkarmak istemesinde iki tarafın da ilişkilerin niteliğinden hoşnut olmadığı ve çoğu zaman diplomatik sınırları zorlayan açıklamaların tavan yaptığı bir dönemden geçiliyor olmasının da etkisi var. Hem Avrupa Birliği hem de Türkiye kanadında retoriğin bir yana bırakılıp işin özüne odaklanılması görüşü zemin kazanıyor.

Mogherini Türkiye ile Avrupa Birliği arasında çok sayıda ortak çıkar ve paylaşılan çok şey olduğu vurgusunu öne çıkarıp ortak olunduğunun tekrar teyit edilmesi ve ortak olarak açık, samimi, yapıcı, saygılı ve net bir yaklaşım sergilenmesi gerektiği mesajı verdi

Bununla birlikte Mogherini, Türk hükümetinden hukuk devletine, medya özgürlüğünün korunmasına ve herkesin adil yargılanma hakkına sıkı şekilde bağlı kalmasını istedi.

Avrupa Birliği Komisyonu’nun Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn da Türkiye’nin sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ibaret olmadığını belirtip, Türk hükümetine yapılabilecek tüm eleştirilere rağmen ülkenin bütününe bakılmasını isteyerek, “Türkiye’nin tekrar istikrara kavuşması Avrupa vatandaşlarının da çıkarına” dedi.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ise darbe girişimi sonrası bazı önlemler alınmasının anlaşılabilir olduğunu ancak mevcut durumun endişeye neden olduğunu kaydederek, “Türkiye medya çoğulculuğunu kucaklayarak, tüm siyasi güçlerle birlikte çalışarak ve hukukun üstünlüğünün rehber ilke olduğunu kanıtlayarak bu durumdan daha güçlü çıkma şansına sahip” ifadelerini kullandı.

Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Elmar Brok da Türkiye’ye anlayış gösterilmesi ve destek olunması gerektiğini vurgulayarak Türkiye’ye hızlı bir şekilde normale dönüş çağrısı yaptı.

Hollandalı parlamenter Marietje Schaake, darbe girişimi sonrası gelişmeleri ve alınan bazı önlemleri eleştirerek “Birlikte çalışmalıyız ancak dost acı söyler” derken, İsveçli parlamenter Anna Maria Corazza Bildt, “Sadece kınayarak ve eleştirerek yangına körükle gidiyoruz” ifadelerini kullandı.

Darbe girişimi bir yandan diyalog çağrılarının daha güçlü şekilde yapılması sonucunu doğururken diğer yandan da Türkiye’ye bakışlarını olumsuzdan olumluya çevirmenin neredeyse imkansız olduğu gruplara da yeni bir koz vermiş durumda.

XS
SM
MD
LG