Erişilebilirlik

AB İçin Kritik Günler


AB İçin Kritik Günler

AB İçin Kritik Günler

Aylardır Euro Bölgesi’nde yaşanan krize yönelik çözüm arayışlarını sürdüren Avrupa Birliği kritik bir sürece girdi. Avrupa Birliği üyeleri daha önce defalarca toplandı, karar üstüne karar aldı ancak alınan kararların etkisi çoğu kez kağıt üstünde kaldı. İtalya ve İspanya gibi riskli ülkelerin borçlanma maliyetlerinin yükseldiği, Yunanistan’ın hala borcunu döndürmekte zorlandığı ve uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının pek çok Euro Bölgesi ülkesini not düşürmekle tehdit ettiği bir ortamda Avrupa Birliği, soruna ciddi bir neşter atma çabalarını yoğunlaştırdı.

Son Euro Bölgesi ekonomi bakanları toplantısında, eldeki en önemli krizle mücadele aracı olan Avrupa Mali İstikrar Fonu’nun (EFSF) güçlendirilmesiyle ilgili detaylı teknik kararlar alındı. Euro Bölgesi Başkanı Jean Claude Juncker, zordaki ülkelerin yeni tahvilleri için yüzde 20-30 aralığında garanti verileceğini, dış yatırımcıları çekmek için de ortak yatırım fonu oluşturulacağını söyledi.

Ekim ayında alınan kararlarda EFSF’in gücünün 1 trilyon euro düzeyine kadar çıkarılması öngörülmüştü. Gelinen aşamada ise yatırımcıların ilgisinin düşük olması nedeniyle net rakamdan bahsetmek oldukça zor. EFSF Yöneticisi Klaus Regling, önümüzdeki gün ve haftalarda yatırımcıların önemli yatırım taahhüdünde bulunmasını beklemediklerini söyledi.

Böyle bir ortamda gözler 8-9 Aralık’taki Avrupa Birliği zirvesine giden sürece çevrildi. Bundan sonraki yol haritasının netleşmesi için özellikle Almanya ve Fransa tarafından gündeme getirilmesi söz konusu olan ve mevcut Birlik kurallarında değişikliğe gidilmesini gerektirebilecek öneriler bekleniyor. Avrupa Birliği Komisyonu Başkan Yardımcısı Olli Rehn, Euro Bölgesi’ni krizden çıkaracak sadece bir yöntem olmadığını söyledi.

Önümüzdeki yaklaşık on günlük dönem Euro Bölgesi’nin geleceği açısından yaşamsal öneme sahip. Bu süreçte atılacak olası yanlış adımların zaten kötü olan mevcut durumu felakete dönüştürme potansiyeli oldukça yüksek. Genel beklenti ise gerek Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gerekse Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) önemli rol üstleneceği, çok opsiyonlu ve radikal önlemler de içeren bir paket üzerinde anlaşılması yönünde.

AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy'un, gerçek bir ekonomik birliğe doğru belirgin bir adıma ihtiyaç olduğu yönündeki açıklaması daha fazla mali entegrasyon ve sıkı kurallar üzerinde çalışan Almanya-Fransa ikilisinden çıkacak kararların belirleyici olacağının işareti niteliğinde.

XS
SM
MD
LG