Erişilebilirlik

9 Aralık 2004 - 2004-12-09


New York Times, Savunma Bakanı Donald Rumsfed’in Kuveyt’teki temaslarını değerlendiriyor. Rumsfeld’in şimdiye kadar, Irak’ta işlerin kötüye gittiği yönündeki bütün eleştirileri görmezden geldiğini belirten gazete, savunma bakanının, askerlerin zırhlı araç eksikliğiyle ilgili şikayetlerine, 'Savaşa istediğiniz orduyla değil, sahip olduğunuz orduyla girersiniz,' cevabını eleştiriyor:

'Rumsfeld, Irak’ın işgalinin zamanlamasının askeri değil siyasi nedenlerle belirlendiğini unutmuş olabilir. Zırh eksikliği de, Rumsfeld’in, bir ülkenin hafif silahlara sahip küçük bir güç tarafından işgal edilebileceğini kanıtlama isteğinin doğal sonucuydu. Rumsfeld, sık sık askerlere destek vermekten bahsediyor. Keşke güçlü birileri Rumsfeld’e bunu yapmak için askerlere saygılı davranması ve onlara gerçeği söylemesi gerektiğini de anlatsa...'

Ortadoğu’ya demokrasi yayma projesi de son günlerde yeniden Amerikan basınında öne çıkan konular arasında yer alıyor. New York Post, Irak’taki durumun belirsizliğine rağmen, Ortadoğu’da demokrasi talebinin arttığını ve İsrail-Filistin anlaşmazlığına çözüm bulma ihtimalinin yükseldiğini belirtiyor. Mısır ve İsrail ilişkilerinde önemli gelişmeler yaşandığını hatırlatan gazete, İran’da da dinci yönetime karşı muhalefetin arttığını savunuyor:

'Bütün bunlar, 11 Eylül sonrasında Bush yönetiminin Ortadoğu’da izlediği kararlı politikanın yansımalarıdır. Bu politika da terör yanlısı Taleban ve Saddam Hüseyin yönetimlerinin devrilmesi ve terörist örgütleri silahsızlandırmayı kabul etmedikleri sürece Filistinlilere siyasi tecrit uygulanmasıydı. Demokrasiyi hiç bilmeyen bir bölgede, demokrasiye yol açma çabası, başka liderlerin gözünü korkutabilecek zor bir görevdir. Ancak Başkan Bush bu görevi üstlendi ve bütün zorluklara rağmen başarıyla yürütüyor. İlerleme yavaş olabilir ama ortada bir ilerleme var ve bu ilerleme istikrarlı bir biçimde sürüyor.'

Christian Science Monitor ise, yazacağı kitap için iki ay Ortadoğu’da araştırma yapan Helena Cobban’ın Suriye’deki demokrasi arayışlarıyla ilgili bir makalesine yer veriyor. Irak’taki rejim değişikliği sonrasında yaşanan kaos ortamının reform yanlısı Suriyelileri bile ürküttüğünü aktaran Cobban, bir çok Suriyelinin mevcut istikrarı böyle bir değişime tercih ettiğini vurguluyor. Cobban, Irak’taki Amerikan varlığı ve İsrail arasında sıkışan Şam yönetiminin yeni arayışlara girdiğinin de altını çiziyor:

'Beşar Esat, İsrail’le barış görüşmelerinin sürmesi için çeşitli önerilerde bulundu, ama bu önerilerin hepsi de reddedildi. Amerikalıların sınır güvenliği konusundaki kaygılarını gidermek için sessiz bir işbirliğine gitti. Ekim ayında da Avrupa Birliği ile, Avrupa ve dünya ekonomisiyle bağlarını güçlendirecek tarihi bir işbirliği anlaşması imzaladı. Irak’taki etnik ve mezhep çatışmaları Suriyeliler tarafından endişeyle izleniyor ve hemen hemen hepsi bu olayların kendi topraklarına sıçramamasını umuyor.'

Washington Times’da ise, din uzmanı David Cowan’ın İslami bankacılıkla ilgili bir makalesi dikkat çekiyor. İslami bankaların halen 250 milyar dolarlık bir miktarı kontrol ettiğini ve on yıl içinde bu rakamın bir trilyon dolara ulaşabileceğini belirten Cowan, sosyalizm ve kapitalizm dışında bir İslam ekonomisi anlayışını savunanları eleştiriyor. Yazar, geçmişte komünist ideolojinin demir perde ülkelerini yaratması gibi bu anlayışın da 'Demir Peçe' ülkeleri yaratabileceğini öne sürüyor.

'Sosyalistler gibi İslami ekonomistler de, kendi sistemlerinde mevcut dünya düzenindeki adaletsizliklerin nasıl önleneceğini veya gelir dağılımının nasıl daha adil olacağını açıklayamıyor. Teolojik açıdan bakıldığında ise, İslamiyet de tıpkı Yahudilik veya Hristiyanlık gibi, soruna, modern ekonomide sorumluluklarımızı nasıl yerine getireceğimiz noktasından yaklaşıyor. Diğer iki din, kutsal metinlerden bir ekonomik teori çıkartamayacağımızı çok uzun süre önce kabullendi. İslamiyet de aynı yolu izlemelidir.'

XS
SM
MD
LG