Erişilebilirlik

'Türkiye'nin Büyüme Rakamı Etkileyici' - 2004-11-29


Merkezi Washington’da bulunan finans kuruluşlarından Dünya Bankası 1950’li yıllardan bu yana Türkiye’de çeşitli kalkınma projelerine destek sağlıyor. Banka, devlete kredi açmanın yanı sıra girişimcileri cesaretlendirebilmek üzere kişisel kredi ya da hibe yardımlarında da bulunuyor.

Dünya Bankası’nın Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, 2001 yılında Türkiye’de yaşanan krizden bu yana ekonomiyi istikrara kavuşturabilmek için Türk Hükümetiyle birlikte çalıştıklarını ve önemli bir ilerleme sağlandığını söylüyor.

Amerika'nın Sesi Türkçe Bölümü'ne bilgi veren Vorkink, Banka’nın Türkiye’de özellikle sağlık, eğitim, enerji ve çevre gibi alanlardaki yatırım projelerini desteklediğini ve bu alanlardaki çabaların Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde yardımcı olacağını belirtiyor. Dünya Bankası yardımı genellikle kredi şeklinde oluyor.

Türkiye, özellikle son iki yılda, yıllık bir milyar beş yüz milyon Dolar yeni kredi kullandı. Bu kredinin yarısı, yatırım amaçlı olarak tahsis edildi. Diğer yarısı ise, hükümetin yapısal reformlar diye tanımlanan alanlarda kullanımı için ayrıldı. Dünya Bankası ayrıca, her yıl 10 ila 25 milyon Dolar arasında bir miktar mali yardımı da hibe şeklinde yapıyor. Dünya Bankası, Türkiye’ye mali yardımının yanı sıra danışmanlık da veriyor. Vorkink bu danışmanlığı şöyle açıklıyor:

“Reform politikası konusunda Türk hükümetiyle toplantılar yapıyor ve Türkiye ile benzer diğer ülkelerdeki reform çalışmalarını karşılaştıran raporlar sunuyoruz. Bunun sonunda da reformların hangi yollardan gerçekleştirilebileceği konusunda hükümetin seçeneklerini içeren öneriler iletiyoruz.”

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ve ayrıca kişisel girişimcilerin desteklenmesine önem verdiklerini; son yıllarda Türk Hükümeti aracılığıyla bu alanlarda projelere kredi sağladıklarını söylüyor:

“Özellikle ihraç ürünleri üreten küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde duruyoruz. Türk ekonomisi son birkaç yılda hızla büyüdüğü için piyasalarda krediye olan ihtiyaç da arttı. Yerel bankalar bu ihtiyacı tam olarak karşılayamamakta ve Dünya Bankası bu noktada devreye girmektedir.”

Vorkink iki buçuk yıl önce yarım milyar Dolarlık bir kredinin ekonomiyi canlandırmak için Türkiye’ye tahsis edildiğini; bu miktarın 100 milyon Dolarlık kısmının çok küçük ölçekli krediler şeklinde nihai kullanıcıya tahsis edildiğini söylüyor. Örneğin, bir inek satın almak isteyen bir çiftçi ya da iş yerine bir dikiş makinesi daha eklemeye çalışan terzi bu kapsamda değerlendiriliyor. Listeye berber ya da cep telefonu dükkanı açmaya çalışan girişimcileri de eklemek mümkün. Şu ana kadar Türkiye genelinde bin 300 girişimci bu kredilerden yararlanmış. Rakamın 3500 girişimciye kadar çıkması planlanıyor.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink’e son yıllarda yaşanan ekonomik krizlerden sonra Türk ekonomisinin bugünü ve yarınını nasıl değerlendirdiğini sorduğumuzda, Vorkink, son 15 yıldır Türkiye’nin dönem dönem yaşanan krizlere maruz kaldığını belirtiyor. Dünya Bankası Türkiye Direktörü, genel olarak iki yıllık iyileşmeleri bir yıllık krizlerin izlediğini ve 2001 yılındakinin en şiddetlilerinden biri olduğunu kaydediyor. Andrew Vorkink o tarihten bu yana görev yapan hükümetlerin olumlu ekonomi politikaları izleyerek, üç yılı kapsayan bir iyileşme sağladığını, bunların makro ekonomik politikaların yanı sıra yapısal reformlarla da desteklendiğini söylüyor. Vorkink, Türkiye’nin bu gün geldiği noktada somut sonuçlar aldığını vurguluyor:

“Türkiye bu yıl için yüzde 10’luk bir büyüme rakamına ulaşacak gibi görünüyor. Bu rakam oldukça etkileyici... Dünya genelinde bu ölçüde bir büyüme oranına sahip pek az ülke var. Özellikle üç yıllık bir döneme baktığınızda, iki yıl önce yüzde 7’lik, geçtiğimiz yıl yüzde 6’lık ve bu yıl yüzde 10’luk bir büyüme görüyorsunuz.”

Andrew Vorkink, Türkiye’nin krizler döngüsünü kırmış gibi göründüğünü ve bunda tek partili bir hükümetin rolünün büyük olduğunu kaydediyor. Vorkink, Türkiye’nin içinde ve dışında Türkiye’ye yönelik tüketici güveninin arttığını belirtiyor. Dünya Bankası yetkilisi, bugün yakalanan başarıda eski hükümet döneminde başlatılmış ve yeni hükümet tarafından da devam ettirilmiş yapısal reformların ve istikrarlı ekonomi politikalarının etkili olduğunu anımsatıyor. Andrew Vorkink, gerek piyasaların gerekse kamunun, Avrupa Birliği’nden müzakereler için takvim alınma beklentisinin bulunduğu 17 Aralık tarihine yaklaşılırken, gelecek açısından iyimser olduğunu, bu iyimserliği Dünya Bankası’nın da paylaştığını söylüyor.

XS
SM
MD
LG