Erişilebilirlik

19 Kasım 2004 - 2004-11-19


New York Times, Filistinlilerin yeni lideri Mahmud Abbas ve Başkan Bush’un barış konusunda olumlu adımlar attığını belirterek İsrail başbakanı Ariel Şaron’a 'Artık sıra sende' diye sesleniyor. Gazete, Şaron’a, Filistin topraklarındaki inşaat faaliyetlerini tamamen dondurması ve Filistin devlet başkanlığı için yapılacak seçimin hür ve adil geçmesine yardımcı olması çağrısında bulunuyor:

'Ortadoğu’da barış sürecine giden yolda karanlığı delen çok az umut ışığı oldu. Bunların başında Oslo görüşmeleri ve Camp David geliyor. Şimdi, Arafat’ın ölümüyle yeni bir fırsat yakalanmış görünüyor. Liderlerden her hangi birinin bu fırsatı görmezden gelmesi büyük bir suç olacaktır.'

Washington Post yazarı David Ignatius, Başkan Bush’un kabine değişiklikleriyle ipleri tamamen eline aldığı görüşüne yer veriyor. Böyle bir adımın savaş döneminde liderlik açısından gerekli olabileceğini kabul eden yazar, Bush açısından en önemli tehlikenin kibir olduğunu savunuyor:

'Eğer dış politika ekibinin gerçek liderinin Bush olacağını kabul ediyorsanız, Condoleezza Rice’ın dışişleri bakanlığına atanması sürpriz olmadı. Bush, Rice’a çok güveniyor. Rice, entelektüel, akıllı ama kendi düşüncelerini öne sürmeyen birisi. Ama dış politikanın temel ilkesi başkana sadakat olursa, bundan en fazla Bush zarar görür.. Yönetim açısından asıl tehlike Merkezi İstihbarat Örgütü’nde yaşanan fiyasko. Eğer CIA’nin yeni başkanı Porter Goss, önemi kendinden menkul yardımcılarını disiplin altına alabilirse, örgüte verilen zararı giderebilir.'

Boston Globe CIA’de yaşananları ele aldığı makalesinde, Porter Goss’un CIA başkanlığına getirilmesinden sonra yaşanları partizanca bir tasfiye girişimi olarak yorumluyor. CIA’de önemli görevlerde bulunan bir çok ismin istifa ettiğini ve yeni istifalar beklendiğini kaydeden gazete, bunun CIA için çok önemli bir kayıp olduğunu yazıyor:

'Goss, CIA personeline yolladığı bir elektronik postayla, yönetim karşıtı görüşleri desteklememelerini ve savunmamalarını istedi. Bu, CIA personeline, 'siyasi sadakatsizliklerinden sorumlu tutulacaklarını' söylemekten başka bir şey değil. Böyle bir girişim ancak eski KGB ajanı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hoşlanabileceği bir hareket olabilir. Ama Amerika Rusya olmadığı gibi CIA de KGB değildir.'

Başkanlık seçimi daha yeni bitmiş olmasına rağmen, gelecek seçimin hesabı yapılmaya başlandı bile. New York Post, eski başkan Bill Clinton adına yapılan kütüphanenin açılış törenini senatör Hillary Clinton’ın seçim kampanyasının başlangıcı olarak yorumluyor. Gazete, kütüphaneye yapılan bağışların kaynağını da sorguluyor:

^'Kütüphaneye bağış yapanların isimlerini veya ne kadar bağış yaptıklarını açıklamayı reddetmesi tipik bir Clinton tavrı. Eğer doğrudan başkana para verirseniz bu rüşvet olur. Bir seçim kampanyasına veya partiye bağış yapmak ise yasaların ciddi kısıtlaması altında. Ama bir başkanlık kütüphanesine yapılan bağışlar Kütüphane Yönetim Kurulunun onayladığı her alanda kullanılabilir. Bill Clinton da, kendi seçtiği yönetim kurulu üyelerini istediği gibi değiştirebilir.'

XS
SM
MD
LG