Erişilebilirlik

4 Kasım 2004 - 2004-11-04


Bush’un tartışmasız bir zafer kazandığını ve Cumhuriyetçilerin Kongredeki çoğunluğunu daha da artırdığını belirten Washington Post, bir meşruiyet sorunu yaşanmayacağını vurguluyor. Bush’un Beyaz Saray’daki ikinci döneminde seçim öncesinde açıkladığı programını hayata geçirmesinin önünde bir engel olmadığı görüşüne yer veren gazete, başkanın yine de iç ve dış desteğe ihtiyacı olacağını savunuyor:

'Bush, 'Yeni bir dönem, bütün ülkenin birleşmesi için yeni bir fırsattır' diye konuştu. Umarız bu sözlerine uygun davranır. Ayrıca Bush’un ülke dışında da birliği sağlayacağını duymak isteriz. Çünkü Bush sadece bölünmüş bir ülkeyle değil, aynı zamanda liderlerinin ve halklarının büyük bir kısmının Bush’un yenilmesini istediği bölünmüş bir dünya ile de karşı karşıya. Yeni bir dönem, Bush açısından müttefiklere iklim değişikliği ve nükleer silahların yayılması gibi konularda onların da düşüncelerini dikkate aldığını gösterebileceği bir fırsat sunuyor. Dünya kamuoyunun düşüncelerine saygı göstermek, Bush’un Ortadoğu ve diğer bölgelerdeki hedeflerine ulaşmasına yardımcı olabilir.'

New York Times da, seçmenlerin yüzde 49’unun Bush’a oy vermediğini vurguluyor ve Bush’un seçim sonrası açıklamasındaki birleştirici ifadelerine rağmen, başkan yardımcısı Dick Cheney’nin sözlerinden ve geçmiş dört yıldaki uygulamalardan yola çıkarak, iyimser olmayan bir tablo çiziyor. Gazete, seçim sonuçlarında Irak savaşından çok güvenlik kaygıları ve toplumsal konuların etkili olduğu görüşüne de yer veriyor:

'Siyasi fedakarlıklarla ortak zemin yaratan bir lider, ülkedeki bölünmeyi sona erdirecek yeni bir ulusal uzlaşma sağlayabilir. Bush, böyle bir lider olabilirdi. Dört yıl önce söz verdiği halde yerine getirmediği birleştirici bir lider olabilirdi. Sandık başına giden bir çok insanın bir tarafın zaferinin, diğer taraf için felaket olacağını düşündüğü karanlık bir döneme son verebilirdi. Salı günü bir çok seçmenin aklından bunlar geçiyordu ve şimdi Bush’un bu seçmenlere yanıldıklarını gösterme imkanı var.'

Christian Science Monitor da, seçim öncesinde basının Irak savaşı ve ekonomik konuları öne çıkarmasına rağmen, Bush’un seçim zaferinde ahlaki değerlerin ve teröre karşı savaşın belirleyici olduğu tespitinde bulunuyor. Bush’un kendi siyasi tabanına yönelik stratejisinin başarılı olduğunu kaydeden Christian Science Monitor de, şimdi asıl sorunun bütün ülkeyi kapsayacak bir politika izlenmesi olduğunun altını çiziyor:

'Bush’un ilk dönemi, 2000 yılında söz verdiği gibi muhalifleri de kapsayan bir dönem olmadı. Ayrıca Irak savaşı siyasi bölünmeyi daha da artırdı. Ancak açıkça ortaya çıktı ki Amerikalıların büyük bir kısmı Bush’un terörle mücadele stratejisinin gidişatını olmasa da kararlılığını destekliyor. Bu arada Demokratlar da iç tartışmalarla bölünmek yerine seçim kampanyalarındaki hatalardan ve siyasi yanlışlarından ders çıkarmalıdır.'

Seçim öncesinde Bush’u desteklediğini açıkça ilan eden New York Post, sonuçtan duyduğu memnuniyeti gizlemiyor. Bush’un halk desteğini de arkasına aldıktan sonra artık teröre karşı savaşta daha rahat hareket edebileceğini ifade eden gazete, muhtemel hedefleri de sıralıyor:

'Amerika net bir tercih yaptı. Usame Bin Ladin bundan sonra neler olacağını biliyor. Jacques Chirac da biliyor. Almanlar ve Ruslar da biliyor. İranlılar ve Kuzey Koreliler de. Bush artık, daha önce söylediği gibi teröre karşı savaşı kazanmak için gerekeni yapmakta özgür. Son derece meşru olan önleyici savaş politikasını savunmakta ve uygulamakta da özgür. İşe Felluce’den başlayarak Irak’ta Ocak ayındaki seçimin önünü açabilir.'

XS
SM
MD
LG