Erişilebilirlik

29 Ekim 2004 - 2004-10-29


Amerika’da başkanlık seçimi yaklaştıkça, sandık başında yaşanabilecek sorunlarla ilgili kaygılar da artıyor. 2000 yılındaki seçimde yaklaşık 2 milyon oyun geçersiz sayıldığını hatırlatan New York Times, bu yıl da farklı eyaletlerde kullanılan farklı yöntemler nedeniyle benzer sorunlar yaşanabileceğini yazıyor:

'Son seçimlerden sonra seçmenlerin daha çabuk ve kesin bir tercihte bulunmalarını kolaylaştıracak, yeni oy pusulaları üzerinde çalışılmalıydı. Ne yazık ki seçim sistemimiz, oy pusulalarının tasarımını, yerel seçim görevlilerinin kaprislerine bırakıyor. Bunun yerine ulusal düzeyde standart oy pusulaları kullanılmalıdır.'

Christian Science Monitor ise, 2 Kasım seçimlerinin terörle mücadele konusunda referanduma dönüştüğünü belirtiyor. 11 Eylül araştırma komisyonunun istihbarat sisteminde acilen bir reforma gidilmesi talebinde bulunduğunu hatırlatan gazete, bu konunun seçim sonrasında da önemli bir gündem maddesi olmaya devam edeceğini vurguluyor:

'Bu konuda bir yasal değişikliğin yapılması için her şey bitmiş değil. Seçim öncesi aceleci yaklaşım çok yapaydı ve sadece seçim kampanyalarındaki politikalara göre şekilleniyordu. Asıl tartışma, 2 Kasım’dan sonra başlayacak.'

Washington Post yazarı David Ignatius, sağlığı bozulan Filistin lideri Yaser Arafat’ı son 30 yıldır Arap dünyasının değişime direnen liderlerinin bir örneği olarak değerlendiriyor. İdeolojileri ne olursa olsun bütün Arap liderlerin yıllarca tek amacının statükoyu sürdürmek olduğunu iddia eden Ignatius, Amerika’nın da 11 Eylül’e kadar bu duruma uygun davrandığını belirtiyor:

'Arap siyasetini donduran buzullar eriyor. Statükonun gücünü kaybetmesi özgürlük umudunu da beraberinde getiriyor. Filistin milliyetçiliğinin kutsal temsilcisi statüsüne rağmen, Arafat bile değişimin gücüne direnemedi. Arafat, kraterin ağzında çok uzun kalmayı başardığı için geçmekte olan bir dönemin sembolü oldu. Ama o bile yanardağın patlamasını önleyemedi. Patlama geliyor ve akıllı liderlerin görevi, yanmadan lavlara bir yön verebilmektir.'

New York Post ise, Arafat’ın tedavi için Fransa’yı tercih etmesini “birbirlerine yakıştılar” ifadesiyle değerlendiriyor. Arafat’la Fransa’nın mükemmel bir ikili oluşturduğunu kaydeden gazete, Bush’un Saddam Hüseyin’i devirerek Fransa’yı şoka soktuğunu, Arafat’a da 'artık yeter' diyerek intifadayı fiilen etkisizleştiren yolu açtığını savunuyor:

'Fransa’nın, Arapların ve herkesin çıkarması gereken ders, uygar dünyanın tek umudunun terörü yatıştırmaya çalışmak yerine ona karşı durmak olduğudur. Bu arada, belirtmek gerekir ki, Arafat ve Fransız ev sahipleri birbirlerine o kadar çok benziyor ki Arafat iyileştikten sonra Filistin’e dönme Paris’e yerleşmelidir.'

XS
SM
MD
LG