Erişilebilirlik

21 Ekim 2004 - 2004-10-21


New York Times, Başkan Bush’un, seçimi Senatör John Kerry’nin kazanması durumunda Amerika’nın yeni bir terör saldırısına uğrayacağı yönündeki iddiasını sorumsuzluk olarak tanımlıyor. Gazete, bu konuda özellikle başkan yardımcısı Dick Cheney ile Adalet Bakanı John Ashcroft’u suçluyor:

'Cumhuriyetçi Parti’nin, Kerry’e verilen her oyun teröristlere verildiği yönündeki sözleri, bu yönetimin kamu güvenliği konusunda halkı nasıl umursamadığını bir kez daha gösteriyor. Cheney’nin Kerry de dahil olmak üzere herkesin bildiği bir gerçeği, kimyasal, biyolojik ve nükleer silahların gerçek bir tehdit oluşturduğunu ve bununla mücadele etmenin yönetimin en önemli görevi olduğunu hatırlatmasına ihtiyacımız yok. Ama yönetimin bir başka büyük görevi de inandırıcı olmaktır. Yeni bir terör saldırısıyla ilgili korkularımızı, seçim kampanyasına malzeme yapmak bu güveni yok ediyor ve bizi saldırılara daha açık bir konuma getiriyor'

Washington Post ise, Bush ve Kerry’nin yoksul ülkelere yardım konusundaki programlarını inceliyor. Üç milyar insanın günde iki dolarla yaşadığını ve her yıl beş milyon insanın daha AIDS olduğunu hatırlatan gazete, adayların seçim kampanyalarında bu konuya değinmemesini eleştiriyor:

'Adaylar, dış yardım konusunun seçmenlerin öncelik listesinde üst sırada yer almadığından emin görünüyor. Dış yardım konusu genel anlamda Amerikan liderliğinin bir parçası olmalıdır. Ayrıca seçmenlerin sefalet içinde yaşayan insanlara yardım isteği de göz ardı edilmemelidir. 11 Eylül terör saldırılarından bu yana üç yıl geçti ama kalkınma konusunda genel bir uzlaşma hala sağlanamamış görünüyor.'

Avrupa firması Airbus ile Amerika’nın en büyük ihracatçı şirketi Boeing arasındaki ticari anlaşmazlığı değerlendiren Christian Science Monitor, iki firma arasındaki kavganın arkasında devletin ekonomideki rolüyle ilgili tartışmanın yattığını belirtiyor. Konunun Dünya Ticaret Örgütü’nde tartışıldığını hatırlatan gazete, çıkacak kararın sadece istihdam ve ihracatı değil, Avrupa ile Amerika arasında devletin rolü konusundaki kültür farklılığını da etkileyeceği görüşüne yer veriyor:

'Amerika, Dünya Ticaret Örgütü’ne başvurarak Airbus’a yapılan sübvansiyonların kaldırılmasını istedi. Avrupalılar ise buna karşı Boeing’in de devlet desteği aldığını belirtiyor. Haklılar, ama Amerika’da savunma sözleşmelerine doğrudan mali yardım yapılması çok ender rastlanan bir olay. Dünya Ticaret Örgütü, ne tür sübvansiyonların kabul edilemez olduğuna açıklık getirebilir. Bazıları, Örgütün böylesine büyük ve karmaşık bir davaya bakacak kapasitede olmadığını söylese de, Dünya Ticaret Örgütü’nün sorunu politikleştirmeden ve belki her iki tarafı da yaptırımlardan kaçınacak bir anlaşmaya zorlayarak çözme avantajı var.'

Boston Globe ise İsrail’in Nobel ödüllü eski başbakanı Şimon Perez’in bir makalesine yer veriyor. Dünyanın hızla değiştiğini vurgulayan Perez, Ortadoğu’da da 'eski ve yeni' arasında bir mücadele yaşandığını belirtiyor. Bunun sadece medeniyetler arası değil aynı zamanda medeniyetlerin kendi içindeki bir çatışma olduğunu savunan Perez, olumsuz gelişmeler kadar umut verici olayların da yaşandığını söylüyor ve Türkiye’yi de buna örnek gösteriyor:

Avrupa Komisyonu’nun Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği için müzakerelere başlanması yönündeki tavsiyesinin ardından Türkiye sosyal ve ekonomik liberalleşmenin kazançlarını daha da artıracak bir yola girdi. Daha da şaşırtıcı olan nokta, bu sürecin İslam ile yenilik arasında doğal bir çatışma olmadığını bütün dünyaya kanıtlayan İslamcı bir parti tarafından yönlendiriliyor olması.'

XS
SM
MD
LG