Erişilebilirlik

18 Ekim 2004 - 2004-10-18


Amerikan başkanlık seçimine iki haftadan az bir süre kala, New York Times seçim tartışmalarında göz ardı edildiğini söylediği bir konuyu, İsrail-Filistin çatışmasını mercek altına alıyor. Başkan Bush’un da, rakibi Senatör Kerry’nin de ciddi bir çözüm önerisi geliştirmediğini belirten gazete, Washington yönetiminin Ortadoğu’da barışın sağlanması için etkinliğini kullanması gerektiği görüşüne yer veriyor:

"Arap ve İslam dünyasında demokrasinin desteklenmesi şu anda Amerika’nın resmi politikası. Bu politikanın temelindeki düşünce Irak ve Afganistan için olduğu kadar Filistin için de geçerli. Hem Bush hem de Kerry Arafat’ın görüşmelerde bir partner olarak inandırıcılığını yitirdiğini söylediklerine göre, demokratik seçimler yoluyla yeni nesil Filistin liderlerinin ortaya çıkmasını desteklemeye istekli olmaları gerekir. Washington yönetiminin, Filistin’in kanunsuzluğa, teröre ve umutsuzluğa teslim olmasını önlemek amacıyla yapabileceklerinden biri de, geleneksel Amerikan politikasına dönerek İsrail yerleşim faaliyetlerinin tamamen dondurulması talebini yeniden gündeme getirmektir."

Washington Times ise, her iki adayın terörle mücadele konusunda temel özgürlüklere yaklaşımını karşılaştırıyor. Başkan Bush’un 11 Eylül saldırıları sonrasında Yurtseverlik Yasası hariç, genelde yeni yasal düzenlemelere gitmek yerine kararnamelerle hareket ettiğini hatırlatan gazete, Senatör Kerry’nin ise çelişkili tavırlarına rağmen özgürlüklerin korunması konusunda daha hassas bir yaklaşım sergilediği görüşünü savunuyor:

"Başkan Bush yasama organına hesap verme konusunda o kadar alerjik davrandı, yürütmenin kendi kurallarını kendisi yazması düşüncesinde o kadar ısrar etti, dünya çapında Amerika’ya zarar veren kendi alternatif adalet sisteminin gizliliğine o kadar bağlandı ki sonunda hak ettiği biçimde yargının müdahalesiyle karşılaştı. Kerry ise, teröre karşı savaş sürerken herhangi bir başkanın atmak zorunda kalacağı adımları atarken Bush’a göre Kongre’nin onayını almaya daha fazla önem verecek gibi görünüyor. Elbette her başkanın elindeki yetkileri tamamen kullanması gerekecektir ama bu, atılacak adımların özgürlüğe maliyetinin göz ardı edilmesi anlamına gelmemelidir."

Avrupa’nın Amerikan siyasi hayatına karışmaması gerektiğini vurgulayan New York Post, buna rağmen Almanya Savunma Bakanı Peter Struck’ın, doğru koşullar oluştuğunda, ülkesinin Irak’a asker gönderebileceğini söylemesini Senatör Kerry’ye destek olarak yorumluyor:

"Almanya ve Fransa’nın Irak konusunda Amerika’yı arkadan bıçaklamak için kendi nedenleri vardı. John Kerry’nin yumuşak tonda konuşarak bu ülkeleri yeniden yanına çekmesi pek mümkün görünmüyor. Ama eğer Almanya, Kerry’nin seçilmesi durumunda asker göndermeyi gerçekten öneriyorsa bile, bu Amerikan seçim sürecine küstahça ve hiç de doğru olmayan bir biçimde müdahale etmektir. Haddini aşmaktır. Ve Kerry de, Almanya gibi Gelincik Eksenindeki ülkelerden gelecek desteğin kendi imajına zarar vereceğini bilmelidir."

Boston Globe gazetesiyse, Irak’ta sağlıklı bir siyasi yapılanmaya gidilmesinde eski Baas Partisi üyelerinin işlevinin ne olabileceğini sorguluyor. Başbakan İyad Allavi’nin mümkün olduğunca çok sayıda Iraklı Sünni’yi direniş çizgisinden kopartarak siyasal sürece katmaya çalıştığını belirten gazete, eline kan bulaşmamış Baas Partisi üyelerinin Irak’ın yeniden yapılanmasında yapıcı bir rol üstlenebileceği görüşüne yer veriyor, ancak bunun bazı sıkıntıları da beraberinde getireceğini ekliyor:

"Eğer Bush yönetimi Irak’ın savaş sonrası yeniden yapılanmasını doğru bir şekilde planlama görevini yerine getirmiş olsaydı, tıpkı Çeklerin ve Güney Afrikalıların özgürlük sonrasında eskiden kendilerine baskı uygulayanlara yaptığı gibi, Iraklılar da Baas üyelerine karşı bilinçli ve sağduyulu bir tasfiye ve yeniden bütünleşme süreci yaşayabilirdi. Ama yapılan hatalar nedeniyle Iraklılar hala bir savaşın içinde ve bu savaşın kısıtlayıcı koşulları içinde bir karar vermek zorundalar."

XS
SM
MD
LG