Erişilebilirlik

31 Ağustos 2004 - 2004-08-31


Washington Post Çeçenistan’da Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini “Çeçenistan’da değişen bir şey yok” ifadesiyle değerlendiriyor. Rusların bütün iddialarına rağmen Çeçen direnişini kıramadığını belirten gazete, direnişçilerin giderek İslamcılığa kaydığını, on binlerce Çeçen’in hala mülteci durumunda olduğunu ve Rusya’nın da sürekli terör tehdidi altında yaşadığını hatırlatıyor. Washington Post bütün bunlardan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i sorumlu tutuyor.

"Yıllardır liberal Ruslar ve Batılı hükümetler, Putin’e terörle mücadelede haklı olsa da, Çeçenistan’ı güç kullanarak boyun eğdirme politikasının başarıya ulaşamayacağını anlatıyor. Ancak Putin dinlemeyi ve öğrenmeyi reddediyor. Bunun yerine, yaşananları dürüstçe aktarmak isteyen Rus medyasını susturmaya, yabancı gözlemcileri sınır dışı etmeye ve mültecileri zorla evlerine geri döndürmeye çalışıyor. Hileli bir seçimle göreve getirdiği bir cumhurbaşkanı öldürüldüğünde, yerine yeni bir kukla atıyor ve yeni bir hileli seçim düzenliyor. Çeçenlerle geniş çaplı bir diyalog alternatifini reddetmesi, Çeçenistan’ı sefalete ve kendi yönetimini de sonsuz bir bataklığa mahkum ediyor."

Christian Science Monitor ise, dünyanın bir başka insanlık dramını, Sudan’ın Darfur bölgesinde yaşananları mercek altına alıyor. Birleşmiş Milletler’in Hartum hükümetine tanıdığı sürenin dün dolduğunu hatırlatan gazete, Güvenlik Konseyi’nin Perşembe günü yapacağı toplantı öncesinde derhal harekete geçilmesi çağrısında bulunuyor.

"Güvenlik Konseyi’nin Avrupalı üyeleri ve Çin bırakın askeri müdahaleyi, Amerika’nın önerdiği ekonomik yaptırımlara bile soğuk bakıyor. Ruanda, Kosova, Bosna ve Irak’ta olduğu gibi Birleşmiş Milletler’in saygınlığı bir kez daha sınavdan geçiyor. Üye ülkeler, petrol ihracatından, Irak’tan sonra Sudan’ı da işgal ederek İslam dünyasını gücendirmemeye kadar bir dizi farklı nedenle çelişen çıkarları savunuyor. Binlerce insanın hayatını kurtarmak için bu çıkarların ne ölçüde bir kenara bırakılacağı bilinmiyor. Önümüzdeki günlerde, Güvenlik Konseyi’nin Darfur’daki Afrikalı sivillere içi boş sözlerden daha fazlasını vermesi gerekiyor."

United Press International’ın dış haberler editörü Claude Salhani, Washington Times’ta yayımlanan makalesinde Irak’ın Necef kentinde haftalarca süren çatışmaların sonucunu yorumluyor. Salhani, her çatışma gibi Necef savaşının da galibi ve mağlubu olduğunu vurguluyor ve Necef’ten zaferle çıkanların büyük Ayetullah Ali El Sistani ile Şii lider Mukteda El Sadr olduğunu ifade ediyor.

"Necef’in asıl mağlubu Allavi ve geçici hükümetidir. Allavi açısından bir otorite tesis etmek, güvenliği sağlamak ve Irakta hayatın normale dönmekte olduğu düşüncesini yaratmak hayati bir önem taşıyor. Bu açıdan Allavi için Necef tam bir felaketti. Maalesef, Irak’ta mükemmel olmasa da uyumlu bir demokratik süreç oluşturma çabası da gelişmelerden büyük zarar görmüştür. Allavi’nin haftalar boyunca yapmaya çalıştığı şeyi, Sistani birkaç saat içinde başardı. Bu da bugünkü Irak’ta gerçek siyasi gücün nerede olduğunu göstermektedir."

New York Times sona eren Atina olimpiyatları için Yunanistan’a övgüler yağdırıyor ve bütün olumsuz yorumlara rağmen başarılı bir organizasyon gerçekleştirildiğini ifade ediyor. Gazete, buradan hareketle Yunanistan’ın olimpiyatlara daimi ev sahipliği yapması düşüncesini tartışmaya açıyor.

"Her dört yılda bir olimpiyatları başka bir yerde yapmak, dünyanın farklı bölgelerinin öne çıkmasını sağlıyor. Ayrıca farklı ülkelere Olimpiyatları kullanarak altyapılarını geliştirme, turizmi ve ticareti canlandırma fırsatı da veriyor. Ancak olimpiyatların daimi olarak Yunanistan’da düzenlenmesi hem oyunların tarihi kökeniyle buluşmasını hem de kurulmuş olan tesislerin hak ettikleri gibi çok daha uzun süre kullanılmasını sağlayacaktır."

XS
SM
MD
LG