Erişilebilirlik

Okyanusların Derinlikleri Keşfediliyor - 2004-08-16


Son zamanlarda uzayla ilgili haberler bültenlerde ön sıralarda yer alırken, biyoloji ve okyanus bilimi uzmanları, okyanusların derinliklerine inerek yeni keşifler yapıyordu. Bilimadamları, bu keşif yolculuğundan son derece ilginç bilgilerle döndü.

Norveç’in G.O. Sars adlı gemisi, Atlas okyanusunda iki ay süren yolculuğundan dönerek Bergen limanına demirledi. Norveç’in öncülüğünde gerçekleşen bu araştırma, 10 yıl sürecek ve bir Milyar Dolara mal olacak Deniz Yaşamı için Nüfus sayımı adlı projenin bir parçası.

Ön çalışmaları yıllar süren projede 13 ülkeden 60 bilim adamı görev yaptı. Smithsonian Enstitüsü’nden araştırmacı Mike Vecchione, dünyadaki yaşam alanının yüzde 95’inin okyanus dibinde yattığını söylüyor:

“Birçoklarının da dediği gibi, ayın öte yüzü hakkındaki bilgilerimiz okyanusların dibi hakkındaki bilgimizden oldukça ileride. Bu yüzden bu tür bir araştırmaya gerek duyduk. Çünkü kendi gezegenimiz üzerindeki hayatı yeterince tanımıyoruz.”

Bilimadamları, İzlanda’dan Portekiz’e uzanan alanda su örnekleri topladı. Araştırmacılar, ağlar, robot denizaltılar ve “echo-sounder-yankı sondası” -adlı bir aygıtı kullanarak denizin dört kilometre derinliğindeki yaşamı öğrenmeye çalışıyor... Araştırma ekibine başkanlık eden Olav Godoe “yankı-sondası” adlı aygıtın ses dalgaları yardımıyla balık ve diğer kemiksiz canlıların yerini belirleyebildiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Araç, farklı frekanslarda ses dalgaları gönderiyor. Bu ses dalgaları bir nesneye çarpıp geri dönüyor. Aygıt, bu geri dönen dalgaları kaydedip inceliyor.”

Bu özel aygıt deniz dibindeki canlı sayısını anlamaya yardımcı olduğu gibi, canlıların bir yerden başka bir yere nasıl göç ettikleri hakkında da bilgi veriyor. Bilimadamları Atlas okyanusunun ortasında deniz altında uzanan sıradağlarda çok ilginç bir dizi keşifte bulundu. Uzmanlar, bu bölgedeki balık ve kemiksiz canlıların daha önce literatüre geçirilmemiş yeni canlılar olduğuna inanıyor.

İncelemeler bazı yeni soruların doğmasına da neden olmuş. Su altı dağlarına oyulmuş kovukların bilinmeyen bir canlı tarafından yapıldığı sanılıyor. Bilimadamlarının gördüğü yeni bir canlının ise baş ve kuyruğu var ancak denizanaları gibi saydam ve yumuşak bir dokudan oluşuyor. Araştırmacılar, bu yeni canlının, böcekler ya da memeliler gibi yeni bir hayvan kategorisinden geldiğini düşünüyor. Ancak bu canlı, daha fazla inceleme yapmak üzere henüz avlanamadı.

Smithsonian Enstitüsü’nden Mike Vecchione, kısa zamanda tekrar aynı bölgeye giderek araştırmalara devam etmeyi umuyor. Vecchione şöyle diyor:

“Çok geniş kapsamlı olmasına rağmen bu sadece kısa bir keşif seferiydi. Denizaltı yaşamının mevsimden mevsime ya da yıldan yıla nasıl değiştiğini bilemiyoruz.”

Uzmanlar dünyanın farklı yerlerindeki deniz diplerinde benzer araştırmaların yapılarak sonuçların karşılaştırılmasının gerekliliğini vurguluyor. Mike Vecchione bilimadamlarının, insanoğlunun deniz diplerinde ne gibi bir değişikliğe yol açtığını da anlamaya çalıştığını söylüyor:

“Örneğin iklim değişikliklerinin deniz diplerini etkilediğini biliyoruz ama bu etkinin niteliği hakkında bilgimiz sınırlı. Balık avcılığı giderek okyanusların daha derinlerine uzanıyor. İnsanlar daha da derinlere ulaşmadan orada yaşayan canlılar hakkında bilgi edinmek istiyoruz. “

Vecchione, araştırma gemisinin limana geri döndüğünü ve asıl işin şimdi başladığını kaydediyor. Bilimadamları topladıkları veri ve örnekleri inceleyerek yeni keşiflerin önünü açacaklar.

XS
SM
MD
LG