Erişilebilirlik

12 Ağustos 2004 - 2004-08-12


Amerikan başkanlık seçimlerinde önemli bir rol oynaması beklenen Irak konusu, seçim tarihi yaklaştıkça giderek daha büyük önem kazanıyor. Washington Post yazarı Jim Hoagland, Bush’un, kısa bir süre önce, Irak’ı, Ortadoğu için bir demokrasi modeli olarak öne çıkarttığını hatırlatarak, mevcut durumun bu hedefle çeliştiğini belirtiyor. Yazar, Bush yönetimini Irak’ta istikrar uğruna demokrasiyi feda etmekle suçluyor:

'Amerikan güçlerinin Necef’teki Şii isyancılara yönelik saldırısı, Şii politikacı Ahmet Çelebi’ye karşı Bağdat’ta oynanan yeni ve acımasız iktidar oyunu ve eleştirel haberler veren El Cezire’nin bürosunun geçici olarak kapatılması Beyaz Saray’ın, demokrasiyi istikrara feda ettiğini gösterdi. Çelebi’nin Bağdat’taki diğer siyasi gruplarla kavgası onu ilgilendirir. Ama Bush yönetimi, Felluce’de teröristler hüküm sürerken, İran’ın etkisi altına almak isteyeceği Çelebi ve Sadr ve diğer Şii liderlere karşı gizli bir kampanya yürüterek Amerika’nın inandırıcılığını, prestijini ve onurunu tehlikeye atıyor. Bu, strateji değil, aptallıktır.'

Christian Science Monitor yazarı Scott Baldauf da, Mukteda El Sadr liderliğindeki direnişi mercek altına alıyor. Şii anlayışında sembollerin önemli bir etkisi bulunduğunu yazan Baldauf, Sadr’ın da kefeni andıran beyaz elbisesiyle şehadet sembolünden yararlanmaya çalıştığı görüşünde.. Yazar, ayrıca Sadr’ın verdiği vaazlarda Amerikan güçlerini, Yezit’e benzeterek Şiilerin direniş duygusunu artırdığına dikkat çekiyor:

'Sadr, her durumda kazançlı çıkacağı bir senaryoyu sahneye koyuyor. Kutsal bir kenti savunurken öldürülürse şehit olacak ve binlerce Şii’yi yürüttüğü mücadeleye katacak. Amerikan ve Irak güçleri Necef’e son saldırıdan vazgeçip ateşkes yaparsa, Amerikalılara karşı direnen adam olacak. Uzmanlar, Sadr’ın stratejisinin Şii İslam geleneğinin kültürel anlayışına dayandığını ve işe yarayabileceğini söylüyorlar'

Irak’taki gelişmeler kadar ekonomi cephesinden gelen haberler de Başkan Bush açısından hiç de sevindirici görünmüyor. New York Times, işsizlik oranındaki artış, rekor düzeydeki bütçe açığı, petrol fiyatlarının yükselmesi ve faiz oranlarının artırılması gibi gelişmelere dikkat çekiyor. Gazete, ekonomideki olumsuz gelişmelerden ise, Bush yönetiminin vergi indirimi politikasını sorumlu tutuyor:

'Başkan ,ekonomik durgunluğa karşı mali bir araç kullanmakta haklıydı. Ancak tercih ettiği taktikler yanlıştı ve bunlar istihdam ve gelir artışını sağlayacak bir atmosfer oluşturamadı. Şimdi, petrol fiyatları gibi dış unsurlarla birlikte bu tercihler istihdam konusundaki olumsuzluğu daha da artırıyor. Ve bu politikaların inatla sürdürülmesi bütçe açığını daha da artıracak, istihdam yaratılmasını engelleyecektir. Gerçek bir refah için, emek gücünün daha büyük bir kısmı iş bulabilmeli ve makul bir ücret alabilmelidir. Ancak Bush’un politikalarıyla bunun gerçekleşmesi zor görünüyor.'

Gündemdeki bir başka önemli konu da, Cuma günü başlayacak olan olimpiyatlar. Bir çok gazete, olimpiyat oyunları için alınan sıkı güvenlik önlemlerini, doping tartışmalarını ve bu yılki oyunların olimpiyatların ilk çıkış yeri olan Yunanistan’da yapılacak olmasını öne çıkartırken, Los Angeles Times, Dış İlişkiler Konseyi’nden Max Boot’un ilginç bir değerlendirmesine yer veriyor:

'Olimpiyat ruhu denen şey 1980’lerdekinden daha yüksek, ya da bugünkünden daha düşük olamaz. O günlerde buz hokeyi maçı, iki süper güç arasında kelimenin tam anlamıyla bir soğuk savaştı. Aynı şey Hitler’in Aryan ırkının üstünlüğünü kanıtlamaya çalıştığı 1936 olimpiyatları için de geçerliydi. Eğer şu anki düşmanlarımız da sportif bir rekabet seçseydi, bugün de benzer bir durum olabilirdi. Ama El Kaide bir olimpiyat ekibi kursa bile, bu ekip herhalde amatör pilotlar ve intihar komandolarından oluşurdu. Jeopolitik rekabetin olmadığı bir ortamda, geriye sahadaki rekabet kalıyor. Ne var ki, benim gibi televizyonun önünden ayrılmak istemeyen biri için 400 metre engelli yarışını kimin kazandığı, kimin en uzun atladığı veya diski en uzağa kimin fırlattığı o kadar da önemli değil.'

XS
SM
MD
LG