Erişilebilirlik

Genetik Gıda Tartışması Sürüyor


Avrupa Birliği 2004 yılı Mayıs ayında genetik yapıları değiştirilerek üretilen ve İngilizce’de kısaca GMF olarak adlandırılan yiyeceklere uyguladığı yasağı kaldırdı ve bir İsveç firması tarafından geliştirilen tatlı mısırların birlik ülkelerine ithaline izin verdi. Avrupa Birliği’nin bu kararının kamuoyunda genetik mühendisliği yoluyla üretilen yiyeceklere karşı duyulan tepkiyi azaltması bekleniyor.

Avrupa Birliği’nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, genetik yapısı değiştirilerek üretilen tatlı mısırın ithaline izin vermeden önce birlik üyeleri aylarca bu konu üzerinde tartıştı. 2004 Mayıs’ında alınan bu karardan Avrupalı tüketiciler pek memnun kalmadı. Karardan hemen sonra yapılan bir kamuoyu yoklamasının sonuçlarına göre halkın yüzde 70’i bu tür ürünlere karşı. George Washington Üniversitesi profesörü Michael Moore, Avrupalı tüketicinin kaygılarının yersiz olduğunu söylüyor:“Genetik gıdaların insan sağlığına zararlı olduğunu gösterir bir kanıt yok elimizde, bununla birlikte bitkilerin doğal yapısını değiştirdiğimizde doğa dengesinin bozulabileceği kaygısı yaygın."

Çevreci gruplar genetik mühendisliği yoluyla yapılan üretimin gıda kaynaklarını tehlikeye atacağı görüşünde. Bu gruplar, Avrupa Birliği’ni Amerika’nın isteklerine boyun eğmekle de suçluyor. Ancak Amerika Dışişleri Bakanlığı biyoteknoloji yetkilisi, Deborah Malac bu suçlamayı kabul etmiyor, ve Avrupalılar’ın bazı iç nedenlerle bunca yıldır genetik gıdalardan uzak durduğunu kaydediyor. Yetkili bunların başında deli dana hastalığının geldiğini söylüyor.

Dışişleri yetkilisi Malac, “Avrupalı meslektaşlarımız bunun kültürel boyutu olduğunu söylüyor. Elbette işin içinde biraz da Avrupalı çiftçilerin korunması unsuru da var. Ayrıca Avrupa’da Amerikalılar’ın kendi teknolojilerini zorla başka ülkelere kabul ettirmeye çalıştığı kanısı yaygın,” diyor.

Profesör Moore da Amerika’nın genetik gıdaları Avrupalılara zorla kabul ettirmeye çalışmadığı görüşünde: “Amerikan genetik gıda endüstrisi Avrupa pazarına girme konusunda çok istekli değil, çünkü tüketicinin ters tepki vereceğini düşünüyorlar. Asıl kaygıları Avrupalılar’ın bu tavrının diğer tüketicileri de etkilemesi. ”

Dışişleri yetkilisi Malac, “gelişmekte olan birçok ülke genetik gıda teknolojisine büyük ilgi gösteriyor, bu teknolojiyi öğrenip, uygulamaya koymayı planlıyor. Böylelikle tarımda verimliliği artırıp, açlığı önlemeyi umuyorlar. Ama Avrupa’yla Amerika arasında süregiden tartışmalar yüzünden bu konuda çekingen kalıyorlar” diyor.

Aralarında Brezilya, Çin ve Hindistan’ın bulunduğu birçok ülke genetik gıdalar üzerinde çalışıyor. Ama gıda teknolojisine ayırdığı araştırma geliştirme kaynaklarıyla Amerika bu konuda başı çekiyor. (11 secs) Profesör Michael Moore, “Biyoteknoloji ve genetik gıda endüstrisi büyük potansiyel taşıyor. Ama Avrupa’nın bugüne kadarki yaklaşımı yüzünden bu gelişme yavaş oldu ve potansiyel tam olarak kullanılamadı” diyor.

Genetik gıdalar Avrupa’dan ilk onayını almış durumda. Bu teknolojiyi savunanlar genetik ürünlerin çok yakında dünya gıda piyasasında büyük paya sahip olacağını söylüyor.

XS
SM
MD
LG