Erişilebilirlik

AB Komisyonu Kıbrıs Türklerine Yardımı Onayladı - 2004-07-07


Avrupa Birliği'nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, Kıbrıs Türk kesimi için ekonomik yardım paketini onayladı.

Kıbrıs Türk kesiminin tecrit durumuna son vermeyi amaçlayan paket, Kuzeyde üretilen tüm ürünlerin Türk limanlarından Avrupa’ya ihracına izin veriyor. Ayrıca Kıbrıs Türk kesiminin altyapısının Avrupa Birliği standartlarına ulaşması için Kuzeye 318 milyon dolarlık mali yardım öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu Kuzey Kıbrıs Türkleri üzerindeki 30 yıllık ekonomik ve ticarî ambargonun kaldırılmasını öneren plânı onayladı ve resmiyet kazanması için 12 Temmuz’da yapılacak Dışişleri Bakanları Konseyi’ne havale etti.

Komisyon’un genişlemeden sorumlu yetkilisi Verheugen yeni ilişki modelinin Kıbrıs Türk Devleti’ni tanıma anlamına gelmediğine dikkat çekti.

Brüksel Muhabirimiz Nusret Özgül'ün Haberi

Brüksel’deki diplomatlar Kıbrıs Rumlarının uzlaşmadan kaçınmaları halinde gelecek etabın siyasî tanınma olabileceğini söylüyorlar.

Brüksel’in Türkler üzerinde 30 yıllık tecridi sona erdiren plânı, öncelikle Kuzey ile Güney arasındaki ekonomik dengesizliğin giderilmesini hedef alıyor. Bunun yolu da ticarî ambargonun kaldırılmasından ve Avrupa Birliği’nin malî yardımlarının aktarılmaya başlamasından geçiyor.

Türkler, güney ile mevcut dengesizliği Avrupa’nın da desteğiyle aşmaya çalışırlarken, zamanı gelince Brüksel’in, Avrupa Birliği üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yeniden birleşmeye zorlayacağı anlaşılıyor. Rum yönetiminin ayak diremeye devam etmesi halinde buradaki uzmanlara göre geriye tek bir siyasi çözüm kalıyor, o da Kıbrıs Türk Devleti’ni tanımak ve gerekirse adanın bu parçasını ayrı bir varlık olarak üye almak. Tıpkı, Çek ve Slovak Cumhuriyetleri gibi... Elbette bugünden yarına gerçekleşecek bir hedef değil bu. Brüksel’e göre en az 10 yıllık bir hazırlık süresi gerekiyor. Brüksel zaten henüz Türkiye’nin üyeliği konusunda da kesin kararını vermiş değil. Katılım müzakereleri başlasa bile 2015’ten önce netice alınması beklenmiyor.

İşte bir taraftan üzerindeki ambargo kaldırılmış, uluslararası tecrit önemli ölçüde sona ermiş bir Kıbrıs Türk toplumu Avrupa’nın yardımıyla kendisini üyeliğe ve güney seviyesinde müreffeh bir ortama hazırlayacak; Diğer taraftan da Brüksel ve Ankara müzakere masasına oturacaklar. Evet, Gunther Verheugen’un belirttiği gibi Kıbrıs Türklerinin kurdukları devlet 12 Temmuz'da alınması beklenen kararla resmen tanınmış olmayacak. Ama, 30 yıllık bir aradan sonra Brüksel adada bir Türk varlığını resmen kabul edecek ve doğrudan ilişki kuracak. İşte Verheugen Brüksel’de öneriler paketinin siyasi önemini vurgularken bu noktaya dikkat çekmeye çalışıyordu.

Plânın tek bir koşulu var. Daha müreffeh bir yaşama kavuşmaya başlayacak ve göçe son verecek olan Kıbrıs Türkleri, kuzeydeki aşırı milliyetçi güçleri kendi içlerinde tecrit etmek zorundalar. Yoksa güneydeki çözüm yanlıları ile Kuzey’deki toplumun ılımlı kesimleri beraberce yaşayacakları bir geleceği aşırı milliyetçi bir ortamda inşa edemezler. Komisyon bu bağlamda Gazi Magosa’nın ortak yatırımlara açılmasını da düşünüyor. Bu bir tür pilot bölge olarak düşünülüyor. Adanın Türk ve Rum gençlerinin ortak geleceklerini burada inşa etmeleri plânlanıyor. Ama bunun için de Kuzey’in yöneticileri Brüksel ile işbirliğini sürdürmek zorundalar.

Hava ve deniz limanlarının ulaşıma açılması konusu Verheugen’e göre Brüksel’i ilgilendirmiyor. Komisyon serbest ticaret yapılabilmesi için gerekli düzenlemeleri uygulamaya geçirmeye çalışıyor. Kuzey’e yabancı yatırım yapılması konusunda da ortada bir güçlük kalmayacak.

XS
SM
MD
LG