Erişilebilirlik

22 Haziran 2004 - 2004-06-22


Christian Science Monitor, Avrupalı liderlerin yeni anayasa üzerinde uzlaşmasına rağmen, Avrupa kamuoyunun federal bir yapıya şüpheyle yaklaştığı görüşüne yer veriyor. Gazete, Avrupa Anayasasının yürürlüğe girmesi için 25 üye ülke tarafından, ya parlamentolarında ya da referandumla onaylanması gerektiğini hatırlatıyor ve Avrupalı liderlerin işinin kolay olmadığı görüşüne yer veriyor:

'1788'de Amerikan anayasası onaylandığında, Amerikan halkının büyük bir kısmı büyük olasılıkla federal bir yönetim biçimine karşıydı. Ancak muhalefet çok kötü örgütlenmişti. Amerikalı federalistler gibi, Avrupalı liderler de şüpheci bir kamuoyuyla karşı karşıya. Avrupa Parlamentosu seçimlerine katılımın rekor düzeyde düşük olması ve Avrupa karşıtı partilerin güç kazanması, Avrupa'yı birleştirmek isteyenlerin bu düşüncelerini kabul ettirmelerinin ne kadar zor olduğunu gösteriyor.'

New York Times, İran'ın uluslararası anlaşmalara rağmen nükleer silah üretmeye çalıştığını öne sürüyor ve uluslararası topluluğun bunu önlemek için somut adımlar atması gerektiğini savunuyor. Tahran yönetiminin 2 ila 5 yıl içinde nükleer silah üretebileceğini belirten gazete, Avrupa, Rusya ve Çin'in tutumunu sertleştirmesi halinde bunun önlenebileceğini vurguluyor:

'Son gelişmelerin ve İran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Dairesi’yle işbirliği yapmamasının ardından, Avrupa, İran'ın nükleer programı meselesinin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne götürülmesi konusundaki endişelerinden kurtulmalıdır. Irak'ta edinilen kötü deneyim, silahsızlanmanın sağlanmasında tek yanlı askeri harekatın iyi bir araç olmadığını ortaya koydu. İran konusunda kararlı ve tutarlı bir şekilde, çok yönlü harekete geçmenin zamanı gelmiştir.'

Washington Post yazarlarından Richard Cohen ise, başkan yardımcısı Dick Cheney'nin El Kaide ile Saddam Hüseyin yönetimi arasında bir ilişki olduğu yönündeki ısrarını eleştiriyor. Hem Cheney'nin hem de Başkan Bush'un ideolojik bir bakış açısına sahip olduğunu belirten yazar, bu tür bir yaklaşımla ne görmek isteniyorsa onun görülmesinin normal olduğunu ifade ediyor:

'Cheney ve Bush'un ağaçlara bakıp ormanı görmemesi gibi, onları savunanlar da, 11 Eylül saldırılarını soruşturan komisyonun Irak'la El Kaide arasında işbirliği temelinde bir ilişki olmadığı sonucuna varmasını abartılı buluyor. Ancak 11 Eylül saldırılarında Saddam'ın parmağı olmadığı ve Amerika'nın savaşa girme gerekçelerinin asılsız olduğu gerçeği ortada. Bush ve Cheney'nin bütün istihbarat raporlarını savaşa gerekçe olarak kullanmasıysa, Don Kişot'un 'Gerçekler, doğrunun düşmanıdır,' sözünü hatırlatıyor.'

Washington Times ise, Suudi Arabistan'da son dönemde özellikle yabancıları hedef alan saldırıları mercek altına alan bir makaleye yer veriyor. United Press International ajansı editörlerinden Claude Salhani'nin kaleme aldığı makalede, saldırıların sadece Suudi yönetimini tehdit etmekle kalmadığı, aynı zamanda petrol piyasalarını da olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor:

'Suudi petrolünün akışı kesilirse, bir enerji krizi yaşanabilir. Varil başına 40 doların çok yüksek olduğunu düşünüyorsanız, bir de Suudi petrolünün aniden kesilmesi durumunda fiyatların ne kadar artabileceğini göz önünde bulundurun. Dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip olan Irak, henüz Suudi Arabistan'ın iç çatışmalar nedeniyle petrol pompalayamaz duruma gelmesiyle doğacak olan boşluğu dolduracak durumda değil.'

XS
SM
MD
LG