Erişilebilirlik

24 Mayıs 2004 - 2004-05-24


Bağdat’ta iktidarın Iraklılara devredilmesine yönelik hazırlıklar ve tartışmalar sürerken, Washington’da Bush yönetimi içindeki görüş ayrılıkları da öne çıkıyor. New York Times yazarı William Safire açık bir aşiret kavgasının başlamak üzere olduğu uyarısında bulunuyor. Ancak Safire’ın bahsettiği aşiretler, Irak’taki Şii, Sünni ve Kürt gruplardan değil Amerikan Savunma ve Dışişleri bakanlıkları ile Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’den oluşuyor. Safire, Amerikan yönetimi içindeki bu aşiret savaşının temelinde ise Ahmet Çelebi’yle ilgili görüş ayrılıkların yattığını vurguluyor:

'CIA, 1996 yılından bu yana Çelebi’den nefret ediyor. Dışişleri Bakanlığı’nın yaklaşımı ise o kadar kişisel değil. Dışişleri, Bağdat düştüğünde Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün’ün bölgesel istikrar adına Saddam’ın yerine Baas kökenli başka bir Sünni liderin getirilmesi yönündeki yaklaşımlarından etkilenmiş durumda. Pentagon’un yaklaşımı ise daha farklı. Savunma bakanlığı, Ortadoğu’da terörün beslenmesini önlemek için demokratik bir Irak oluşturmak istiyor ve Çelebi’nin verdiği bilgileri faydalı buluyor.'

Christian Science Monitor’de ise, David L. Philips imzalı makalede, Savunma Bakanlığı’nın savaş sonrasına ilişkin bir planı olmaması nedeniyle ulusal çıkarların zarar gördüğü savunuluyor. Dış İlişkiler Konseyi adlı kuruluştan bir uzman Pentagon’un Ahmet Çelebi dışında hiçbir Iraklıyı dinlememesini eleştiriyor ve savaştan bir yıl önce Dışişleri Bakanlığının hazırladığı Irak’ın Geleceği projesini öne çıkarıyor:

'Projenin hazırlanmasına Dışişleri Bakanlığının yanı sıra 16 federal kuruluş ile yüzlerce Iraklı katıldı ve 5 milyon dolara mal oldu. Ancak çalışmanın fazla akademik olduğunu düşünen Savunma Bakanlığı yetkilileri, içinde yer alan önerileri de sırf Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlandığı için reddetti. Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ve yakın çevresi, bir ülkeyi, o ülkenin insanlarıyla konuşmaya bile gerek duymadan kurtarabileceklerini sanıyordu. Hiçbir programı ve politikası olmayan Pentagon’un elinde sadece bir tek kişi, Ahmet Çelebi vardı. Dışişleri bakanlığı ise, daha farklı bir yaklaşım sergiledi. Irak’taki değişik etnik ve dini grupların temsilcileriyle birlikte çalıştı. Sonuçta Pentagon’un yanlış yönetimi, yüzlerce Amerikan askerinin ve binlerce Iraklının gereksiz yere ölmesine neden oldu'

Washington Post gazetesi ise, Ortadoğu’daki bir başka sorunlu bölgeye, Filistin’deki gelişmelere dikkat çekiyor. Gazetenin yazarlarından Jackson Diehl, Washington’un, Filistin yönetiminden gelen 'demokratik bir seçim düzenlenmesine yardımcı olun' önerisini reddetmesini eleştiriyor. Diehl, bunun Bush yönetiminin Ortadoğu’da demokrasiyi geliştirme söylemleriyle de çeliştiğine dikkat çekiyor:

'Filistin seçimleri meselesi, Bush’un kendi verdiği sözü ne kadar tutacağı ile ilgilidir. Filistin’de serbest bir seçim düzenlenmesi, Bush’un, İsrail ile Filistinliler arasında barış sağlanması ve Ortadoğu’ya demokrasi götürme planlarının gerçekleşmesine muhakkak yardımcı olacaktır. Zayıf ve lidersiz bir Filistin’e kendi koşullarını dayatmak isteyen Şaron’un Filistin’deki seçimlere itiraz etmesi gayet normaldir. Belirsiz olan tek nokta, Bush’un müttefiki İsrail’in karşı çıkmasına rağmen kendi gündemini uygulamak isteyip istemediğidir.'

Washington Times da, Ortadoğu’nun bir başka ülkesiyle Suriye ile ilgili gelişmeleri mercek altına alıyor. Amerikan Dış Politika Konseyi başkan yardımcısı Ilan Berman imzalı makalede, Şam yönetimi İslami Cihat, PKK ve Ensar el İslam gibi örgütlere destek vermekle, kitle imha silahları geliştirmeye çalışmakla suçlanıyor. Berman, Amerika’nın Suriye’ye karşı tavrını sertleştirdiği bir dönemde Avrupa’nın Şam hükümetiyle yakınlaşmasını tehlikeli bir gelişme olarak tanımlıyor:

'Avrupa ile Amerika arasındaki yaklaşım farklılığı sadece biçimden ibaret görülemez. Brüksel’deki yetkililer, Amerika’nın sorumluluk taleplerine karşı kendi yaklaşımlarında sadece nüanslar olduğunu söylüyor. Ama Şam hükümeti terörü destekler ve kitle imha silahları peşinde koşarken, Avrupa’nın Baas yönetimiyle ilişkileri geliştirmesi, baskıcı rejimlerle ilişkisinin Amerika açısından tehlikeli bir hal aldığını son kanıtıdır.'

XS
SM
MD
LG