Erişilebilirlik

Steinway Piyanoları 150 Yaşında - 2004-03-22


Amerika’nın en köklü kültür kurumlarından biri olan ve kuruluşunun 150'nci yılını kutlayan Steinway şirketinin ürettiği piyanolar uzmanlar tarafından en iyi piyanolar olarak değerlendiriliyor. Şık, dikkatli bir el emeğiyle işlenmiş piyanolar kuşaklar boyunca kullanılmış ve şirket el değiştirmesine rağmen merkez binaları New York’ta kalmış.

Steinway piyanolarını üretmek bebek sahibi olmaya benzetiliyor. Piyanolar 9 ayda bir araya getiriliyor ve hepsi birbirinden farklı. Piyanolar, New York’un Queens kesimindeki fabrikadan satışa gönderilmeden önce 9. ve son kez akort ediliyor. Piyanoları 400’den fazla işçi, şirket kurucusu Steinway’in titiz ve acele olmayan yöntemleriyle üretiyor.

Modern malzemelerin kullanılmasına rağmen piyanolar eskiden olduğu gibi el emeğiyle üretiliyor. Piyanonun kenar tahtası, kesilmiş parçaların eklenmesiyle diğil uzun tek bir parçanın bükülmesiyle oluşuyor. Konser piyanoları Akça ağacından üretilen 18 adet sert dilim preslenmesiyle yapılıyor. 2,70 metre uzunluğunda ve yaklaşık 1 ton ağırlığında olan konser piyanoları Steinway tarafından üretilen en büyük piyanolar.

Daha sonra 12,000'den fazla parça dikkatle bir araya getiriliyor. Her tuş, küçük çekiç, tel, yay ve en ufak tahta parçaları bile tek tek gözden geçiriliyor ve ayarlanıyor. 20 yıldan uzun zamandır piyanoların iç bölümlerini denetleyen Ida Dorado bu süreci şöyle anlatıyor:

"Piyanonun iç kısmının doğru yapılıp yapılmadığını görmem gerekiyor. Doğru yay kullanılmış ve doğru şekilde yerleştirilmiş olsa da başka bir parçası düzgün değilse bunu düzeltmemiz gerekiyor."

Steinway şirketi yılda 2,100'den fazla konser piyanosu ve daha küçük boyutta olan ve genel olarak evlerde kullanılan 600 piyano üretiyor. Steinway’in 5 katlı fabrikasında tur rehberliği yapan Mike Anesta, orta bölümdeki işçilerin günde 8 saat piyanoların ses paneline tel takıp, çentiklediğini söylüyor.

Ses paneli, bir kenarından öteki kenarına kadar teller gerilmiş bir köprü ve bu tellerin titreşimle ses çıkardığı sistemdir. Tek bir piyanonun panelini üretmek bir kişinin tüm gününü alır.

19’uncu yüzyılın ortalarında Steinway şirketinin kurucusu Henry Engelhard Steinway ve oğulları piyano üretiminde devrim yaratarak, piyanonun ses kalitesini arttırmak amacıyla, ağır bir demir tabakayı uzun tellerle donattı. Bu yöntem sayesinde konser piyanolarının ses kalitesi yükseldi. Uzmanlar piyanolara değer biçerken güçlü ses kalitesini önemli bir etken olarak sıralar. Şirket kurucusunun büyük büyük torunu olan 88 yaşındaki Henry Steinway şöyle konuşuyor:

Bu Amerikan tarihinin bir parçası. Piyano üretimi öncelikle Almanya’da başladı. Daha sonra da o zamanların gelişen sanayi kenti olan New York’a taşındı.

Steinway, şirketini 1853 yılında New York’a taşıdığı zamanlarda piyano ev eğlencelerinde en çok kullanılan çalgıydı. O günlerde en iyi müzik aletleri Avrupa’da üretiliyordu. Avrupa’ya satış amacıyla Almanya’nın Hamburg şehrinde de küçük bir fabrikası bulunan Steinway şirketi, Amerikan İç Savaşı, 1930ların büyük ekonomik krizi ve iki dünya savaşı gibi zor dönemler geçirmiş.

Ancak, Henry Steinway maliyeti azaltma amacıyla fabrikaları başka yere taşımak yerine, şirket kurucularının New York’un Queens kentinde Manhattan köprüsünün tam karşısındaki Astorya bölgesinde bulunan fabrikayı genişlettiğini söylüyor.

Özellikle ikinci dünya savaşından sonra fabrikayı taşımayı düşündük. Sürekli bir şeyler oluyordu. Sonunda burada kalmaya ve Astorya’daki fabrikayı genişletmeye karar verdik.

Şirket 1972 yılında dev televizyon kanalı CBS’e satılmış ve sonra tekrar el değiştirmiş. Steinway, halen Japonya ve Güney Kore’deki fabrikalarda otomatik olarak üretilen ve daha ucuz olan Boston ve Essex model iki piyano satıyor. El işi ağırlıklı olarak kullanıldığı Steinway piyanolarının fiyatı büyüklüklerine göre 30,000 ila 90,000 dolar arasında değişiyor. Azalan piyano satışları ve işçiliğin yanı sıra ahşap fiyatının da artışı nedeniyle şirket ekonomik zorluklar yaşadı.

Ancak on yıllık arşivleri inceleyen Henry Steinway, şirketin hala dünyanın en iyi piyano üreticisi ve bu sanatın ustası olarak adını koruduğunu söylüyor.

Önceden piyanistler davet edilerek piyanoları denemelerini istenirdi. Fikirlerini alır ve ona göre değişiklikler yapılırdı. Piyanistleri mali açıdan destekleyerek iki tarafın da kazanç sağladığının başından beri farkındaydılar. Steinway, sanatçıların kendi ürettiği piyanolarını kullanmasını teşvik ederdi. Böylelikle New York Filarmoni Orkestrası gibi birçok kültürel kurumun kurulmasına ön ayak oldu.

19’uncu yüzyılda şirket Avrupa’nın en iyi sanatçılarını Amerika’ya davet etti. Efsanevi klasik piyano sanatçısı Vladimir Horowitz, Sergei Rachmaninoff ve Arthur Rubinstein en çok tanınan Steinway piyanistlerinden bazıları. Günümüz Steinway piyanistleri arasında da Emanuel Ax, Van Cliburn, pop müzik sanatçısı Billy Joel ve Japon piyano virtüözü Mitsuko Uçida bulunuyor. Uçida, Carnegie Hall’da vereceği bir konser için şirketin Steinway Hall olarak tanınan zarif galerisinde piyanoları inceliyor.

Uygun piyanoyu bulmak o kadar kolay değil. Ancak en güzel kısmı, çok iyi durumdaki bir piyanonun konser salonuna da çok iyi uyması. Bu da çok sık bulunmuyor.

Akortçular 150 yıldır dikkatle hazırlanmış, dekore edilmiş modern piyanoların yanı sıra abanoz ağacından yapılmış parlak kahverengi klasik konser piyanolarının da sergilendiği galeride, sık sık tüm piyanoların bakımını yapıyor. Piyanolar çalınmaya başladığında, müzik severlerin sıcak, zengin ve muazzam diye tanımladıkları piyano sesiyle birlikte canlanıyor sanki. Birçok kişinin bu değerli piyanolardan satın alması mümkün olmasa da Steinway Hall’da herkes bir piyano çalabiliyor.

XS
SM
MD
LG