Erişilebilirlik

15 Mart 2004 - 2004-03-15


Kıbrıs’ta Annan planı çerçevesinde çözüm arayışlarını değerlendiren Christian Science Monitor, çözümsüzlüğün hem Türk hem de Rum tarafı açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını belirtiyor. AK Parti hükümetinin Kıbrıs konusuna Türk ordusundan çok daha farklı yaklaştığını vurgulayan gazete, varılacak bir anlaşmanın Birleşmiş Milletler açısından da büyük önem taşıdığını yazıyor:

'Böylesine büyük bir sorunda Genel Sekreter'in son sözü söyleyecek tarafsız hakem olarak kabul edilmesi, diplomaside de yeni boyutlara kapı açabilecek bir gelişme. Bu gelişme, Birleşmiş Milletler açısından, Bush yönetiminin Irak’a açtığı savaşla başlayan sıkıntılı bir dönemin sona ermesi anlamına da gelebilir. Washington’da tek yanlı politika anlayışını savunanlar da nihayet, Birleşmiş Milletler’in Amerikan politikalarına uluslararası meşruluk kazandırdığını görebilirler.'

New York Times, İspanya’da Sosyalistlerin zaferiyle sonuçlanan seçimlerin Beyaz Saray’da rahatsızlık yarattığı yorumunda bulunuyor. Gazete, bu sonuçlar ışığında Başkan Bush’un önünde İspanya’daki yeni yönetimi Irak politikası konusunda ikna etmek gibi bir görev bulunduğunu yazıyor:

'Artık Bush Yönetimi, doğru olsun ya da olmasın, Amerika’nın müttefiklerine yönelik terör eylemlerinin bu ülkeleri Bush’a yakın durmanın doğruluğunu bir kez daha düşünmeye iteceği yönündeki algılamaya karşı mücadele vermek zorunda. Bombalama eylemlerinin İspanya veya diğer Avrupa ülkelerindeki siyasi gelişmelere etkisi üzerinde bir değerlendirme yapmak için henüz erken. Ancak, başta Başkan Yardımcısı Dick Cheney olmak üzere Bush’un yakınındaki isimler, Madrit’teki bombalı saldırıların dünyanın hala çok tehlikeli bir yer olduğu görüşünü desteklediğini ve Bush’un izlediği stratejiden sapmanın son derece tehlikeli olacağını savunuyor.'

Washington Times ise, Rusya’da Vladimir Putin’in zaferiyle sonuçlanan cumhurbaşkanlığı sistemini değerlendiriyor. Rusya ile Polonya’yı kıyaslayan gazete, Putin’in baskıcı bir anlayışla yönettiği Rusya’da yaşam süresinin kısaldığını, hastalıkların ve kazaların yaygınlaştığını belirtirken demokrasiyi seçen Polonya’da özellikle sağlık alanında büyük atılımlar gerçekleştirildiğini hatırlatıyor ve “demokrasi daha sağlıklıdır” sonucuna varıyor:

'1980’lerin başında Sovyet Rusya ile Komünist Polonya’daki ortalama yaşam süresi hemen hemen aynıydı. Yaklaşık 20 yıl sonra Polonya’da erkeklerin ortalama yaşam süresi dört yıl artarak yetmişe ulaştı. Bu Rus erkeklerin ortalama yaşam süresinden on yıl fazla. Polonya’da kalp ve damar hastalıkları on yıl içinde yüzde 20 azalırken Rusya’da yüzde 25 oranında arttı. Aradaki fark, son 15 yıl içinde demokrasinin orta Avrupa’yı nasıl değiştirdiğini ve Rusya’nın nasıl bir başarısızlık yaşadığını gösteriyor.'

USA Today gazetesi, Irak’a açılan savaşın en büyük gerekçesi olarak gösterilen kitle imha silahlarıyla ilgili istihbarat tartışması üzerinde duruyor. Senato’nun konuyla ilgili gizli bir araştırmayı ele geçiren gazete, raporda merkezi haber alma örgütü CIA’nin suçlandığını yazıyor:

'Senato İstihbarat Komitesi’nin hazırladığı rapor, eldeki verilerin net olmamasına rağmen, savaştan önce Irak’ın kimyasal ve biyolojik silahlara sahip olduğu tahmininde bulundukları için CIA başkanı George Tenet ile ulusal istihbarat üst düzey danışmanlarını sert bir dille eleştiriyor. Senato kaynaklarından alınan bilgiye göre, henüz son şekli verilmemiş olan ve bazı bölümlerinin gizli kalması kararlaştırılan raporun özü konusunda Cumhuriyetçilerle Demokratlar uzlaşmaya vardı. Raporda Tenet ve CIA, sürekli olarak Irak’ın oluşturduğu tehdit konusunda en kötü senaryoyu öne çıkarmak ve bu alanda uzman olan istihbarat kurumlarının görüşlerini görmezden gelmekle suçlanıyor.'

XS
SM
MD
LG