Erişilebilirlik

ABD Ekonomisinin Geleceği - 2004-01-26


Geçen hafta İsviçre’nin Davos kentinde yapılan Dünya Ekonomik Forumu’nda Ortadoğu, Kıbrıs ve nükleer silahların yayılmasını önleme gibi siyasi konular öne çıktı. Ekonomi alanında ise Davos Zirvesi’nin en ilgi çeken konularından birisi Amerikan ekonomisinin geleceğiydi.

Davos toplantıları sona erdi, ancak yeniden canlılık kazanan Amerikan ekonomisinin ilerde nasıl bir grafik çizeceği konusundaki tartışmalar daha uzun süre devam edeceğe benziyor.

İş çevrelerinin şu sıralarda sürekli gündeme getirdikleri konu Amerika’nın yeniden dünya ekonomisinin itici gücü olup-olamayacağı yönde. Bazı çevreler ekonomideki canlanmanın işsizliğin azalmasına katkısı olmadığına dikkat çekiyor ve bundan kaygı duyuyor.

Bazı çevreler ise Amerika’nın dış ticaret ve bütçe açıklarının Dolar’ı daha da zayıflatmasından endişeli.

Her ne kadar Ticaret Bakanı Don Evans, Amerikan ekonomisinin büyümeye devam edeceğini ve bunun da istihdama olumlu etkileri olacağını söylese de çoğu ekonomi uzmanı bu konuda ihtiyatlı iyimserlik sergiliyor.

Son altı ayda ekonominin olumlu sinyaller verdiği ise herkesin üzerinde görüş birliği yaptığı konu. New York merkezli Morgan Stanley yatırım bankasının baş ekonomistlerinden Stephen Roach, bununla birlikte “önümüzdeki ayların neler getireceğini söylemek zor,” diyor:

"Dünya ekonomisi hala tek bir motorla ilerliyor o motor da Amerikan ekonomisi. Amerika ise işsizlik, kapanmak bilmeyen dış ticaret açıkları, azalan bireysel tasarruf hesapları, hızla artan bireysel borçlanma oranı ve de sürekli büyüyen federal bütçe açıkları gibi sorunlarla karşı karşıya. Bütün bunlar dikkate alınırsa, Amerikan ekonomisinin, son aylarda gösterdiği olumlu grafiği sürdürebileceğini söylemek zor. Son altı ay oldukça iyi geçti ama gelecek altı ay için de aynı tahmini yapmak çok zor olacak."

Başkan Bush geçen hafta yaptığı “Birliğin Durumu” konuşmasında Amerikan ekonomisiyle ilgili kuşkuları gidermeye çalışırken, Avrupalı liderler Dolar’daki değer kaybının devamı halinde Amerika’da faiz oranlarının yükselmesine ve bunun da kıpırdamaya başlayan ekonominin yeniden durgunluğa girmesine neden olacağından kaygı duyuyor.

Goldman-Sachs yatırım şirketinin yönetim kurulu başkanı Peter Sutherland, ise Amerikalı yöneticilerin ekonomiden umutlu olduğunu söylüyor:

"Tüm dünya ekonomilerinin geleceği Amerika’daki büyüme hızının devamıyla yakından ilgili. Son aylardaki canlanma mali politikalardan mı, düşük faizlerden mi kaynaklanıyor ve bu canlanma devam edecek mi? Bunlar önemli sorular. Elbette Amerika’nın bütçe açığı gibi ciddi bir sorunu da var. Bunu da unutmamak gerekir."

Bazı uzmanlar dünya ekonomisindeki dengesizlikleri gidermek için gelecek ay Florida eyaletinde yapılacak 7’ler Grubu toplantısında döviz piyasalarını istikrara kavuşturacak ortak politikalar belirlenmesi gerektiğini söylüyor.

Ancak Avrupalı liderler ortak politika çizilmesini isterken, Dolar’daki değer kaybının Amerikan mallarına ihracatta yeni rekabet şansı yaratacağını düşünen Washington buna sıcak bakmıyor.

Amerikan ekonomisiyle ilgili bir diğer kaygı da Washington’un terörle mücadele için yaptığı harcamalar. Buna rağmen birçok Amerikalı yönetici ülke ekonomisinin, Avrupa’nın aksine dış gelişmelere karşı çok daha esnek olduğunu söyleyerek geleceğe umutla bakıyor.

Bu yöneticiler son aylarda verimlilikte görülen büyük artışa dikkat çekerken, ihtiyatlı çevrelerse asıl dikkatin artan bütçe açıkları üzerinde olması gerektiğini söylüyor.

XS
SM
MD
LG