Erişilebilirlik

21 Ocak 2004 - 2004-01-21


Bugünkü gazetelerde, Başkan Bush’un dün akşamki “Birliğin durumu” konuşmasıyla ilgili haber ve yorumlar geniş yer kaplıyor. Washington Post, Bush’un dış politikayla ilgili değerlendirmelerinden yola çıkarak, Irak’ın küresel savaşta bir dönüm noktası olduğunu yazıyor:

"Başkanın kullandığı ifadelerin büyük bir kısmı dikkatleri Irak’ta egemenliğin devredilmesine ilişkin belirsiz süreçten ve varolduğu iddia edilen kitle imha silahlarından kaçırmaya yönelikti. Bush, Arap ve Avrupalı müttefikler açısından büyük önem taşıyan İsrail-Filistin sorununa ve 11 Eylül saldırılarının hala yakalanamayan sorumlusu Usame Bin Ladin’e hiç değinmedi. Libya olayı da Beyaz Saray’ın terörle mücadele giderek daha büyük bir önem kazanıyor ve başkanın danışmanları Libya’nın İngiltere ve Amerika ile Irak savaşı arifesinde ilişkiye geçtiğini söylüyor. Ancak diğer uzmanlar Libya’nın son on yıldır Avrupa ile yeniden bütünleşmeye çalıştığını vurguluyor. "

New York Times da, Birliğin durumu konuşmasından hareketle Amerika’nın diğer ülkeler tarafından tek yanlı davranan bir güç olarak algılandığı yorumunda bulunuyor. Gazete, Irak’taki gelişmelerin ön plana çıkması nedeniyle dünyanın diğer bölgelerindeki sorunlara gereken önemin verilmediği görüşünü savunuyor:

"Geçen yıl Kuzey Kore, nükleer silah üretiminde önemli adımlar attı. İsrail-Filistin ilişkilerinde Arapların Amerika’ya bakışını olumsuz etkileyen ve kabul edilmesi zor bir çözümsüzlük yaşanıyor. Buna rağmen Bush yönetimi tarafları görüşme masasına oturtmak için hiçbir ciddi çaba harcamıyor. Bush’un politikaları Amerika’nın Avrupa’daki en önemli askeri ve ekonomik müttefikleriyle ilişkilerine de zarar verdi. Latin Amerika ülkeleri Amerika’ya geçmiştekinden daha uzak."

Washington Times ise, Suudi Arabistan’ın El Kaide’ye ve radikal Vahabi din adamlarına karşı başlattığı mücadele üzerinde duruyor. Gazete, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarılan eğitim kampları ve ele geçirilen silahlardan hareketle, Suudi Kraliyet ailesi içinde Usame Bin Ladin’e destek veren unsurlar bulunduğu sonucuna varıyor:

"Din adamlarına yönelik operasyonlar, bazı genç prensleri, büyüklerinin İslam’a ihanet içinde olduğu düşüncesine itti. Batılı gözlerden özenle uzak tutulan kraliyet ailesi, 71 yıllık tarihinin en şiddetli krizini yaşıyor. Kraliyet ailesi, soğuk savaş dönemindeki Kremlin’den daha gizli bir işleyiş mekanizmasına sahip. Ancak ülkede önemli görevlerde bulunan Batılılar, yapılacak reformlar konusunda anlaşamadıkları görünen farklı gruplar arasındaki çekişmenin kolaylıkla yıkıcı bir çatışmaya dönüşebileceğini söylüyor."

Wall Street Journal’da, Rusya’da 14 Mart’ta yapılacak devlet başkanlığıyla ilgili bir yorum dikkati çekiyor. Gazete, seçimlerden Putin’in açık farkla galip çıkacağını belirterek, rakiplerinden hiç birinin gerçekten kazanma şansı olmadığını vurguluyor:

"Bazı gözlemciler ortaya çıkan tabloda şaşıracak bir şey olmadığını söylüyor. Putin’in yüzde 80’lere varan kamuoyu desteği nedeniyle ciddi isimler seçime katılmıyor. Ancak bazı uzmanlar da Putin iktidarında Rusya’daki demokratik sistemin Kremlin tarafından bastırıldığını söylüyor ve görünüşte insanların özgürce oy kullandığı fakat aslında gerçekten bir seçim yapma hakkı olmadığı Sovyet tarzı bir komediye dönüştüğünü savunuyor."

XS
SM
MD
LG