Erişilebilirlik

13 Ocak 2004 - 2004-01-13


Christian Science Monitor Ortadoğu’daki değişimi ele aldığı yorumda, bölgede pragmatizm ve yumuşama politikalarının egemen olmaya başladığı gözleminde bulunuyor. Suriye’nin İsrail’e görüşme önerisinde bulunduğunu ve Türkiye ile yakınlaşmaya başladığını hatırlatan gazete, Mısır’la İran arasındaki buzların da çözüldüğünü vurguluyor. İran ve Libya’nın kitle imha silahları konusunda geri adım attığını da belirten Christian Science Monitor, bütün bu gelişmelerin İsrail’in güvenliğine katkıda bulunduğu görüşüne yer veriyor:

"55 yıllık tarihinde Yahudi devleti hiç bu kadar güvende olmamıştı. Mossad’ın eski başkanı Efraim Halevy, “Irak savaşı, Doğu cephesi dediğimiz şeyi ortadan kaldırdı” diyor. İran’ın nükleer denetimleri kabul etme yönündeki açık isteği gibi, İsrail’le barış anlaşması imzalayan iki Arap ülkesinden biri olan Mısır’la ilişkilerini canlandırması da İsrail’i rahatlatan unsurlar. İsrail ayrıca kendi diplomatlarının Libyalı yetkililerle gizlice görüştüğünü açıkladı."

Washington Times ise, Irak’ta yönetimin devredilmesi ve federasyon tartışmalarını ele alıyor. Irak’taki Şii, Sünni ve Kürt unsurların tarih boyunca zorla bir arada tutulduğunu belirten gazete, gönüllü birlikteliğin yolunun federal bir yapıdan geçtiğini savunuyor:

"Tam bir başarı sağlamanın kilit noktası, üç ayrı bölgenin varlığını ve onların kendi gündemlerini tanıyan merkeziyetçi bir yapıdır. Irak’a homojen bir ülkeymiş gibi yaklaşmak yerine federal bir gözlükle bakmak, farklı ihtiyaç ve beklentilere cevap verme esnekliği sağlayacaktır. Iraklılar, Washington’dan yükselen ve Amerika’nın Irak’ın geleceğini komşularıyla konuşacağını söyleyen seslerden rahatsız oluyor. Federalizm bir iç meseledir. Ama aynı zamanda sadece Iraklılar tarafından başa çıkılmayacak bir meseledir. Bu nedenle Amerikan politikalarının açık bir unsuru haline gelmelidir."

New York Times gazetesi İran’da Ulema Konseyi’nin çok sayıda reformcu politikacının Şubat ayındaki seçimlerde aday olmasını engelleyen kararını eleştiriyor. Gazete, muhafazakarların sandığa hile karıştırarak kendi iktidarlarını korumaya çalıştığı görüşüne yer veriyor:

"Reformcular ve muhafazakarlar, İran’ın dünyayla bağlarını yeniden kurması noktasında az çok bir uzlaşmaya vardı. Sertlik yanlıları geçen yıl İran’ın nükleer denetimlere izin vermesinde önemli bir rol oynadı. Mollalar, eğer nükleer programlarını sınırlandırma ve terörizme verdikleri desteği bitirme konularında Washington’a yeterince taviz verirlerse, Amerika’nın İran’da demokrasi için baskı yapmaktan vazgeçeceğini hesaplıyor olabilir. Şimdi, Bush yönetiminin önünde, mollaların bu hesabının yanlış olduğunu gösterme fırsatı var."

Washington Times ise, Hindistan ile Pakistan arasındaki yumuşamaya farklı bir açıdan yaklaşıyor. Pakistan ve Hindistan liderlerinin kendi ülkelerindeki sertlik yanlılarına rağmen, kalıcı bir barış yönünde ciddi adımlar attığını hatırlatan gazete, bu gelişmenin sağlanmasında terörizmin bedelinin yükselmesiyle küreselleşmenin yararlarının etkili olduğunu savunuyor.

"15 yıl boyunca Pakistan Keşmirli militanlara terörist taktiklerinde yardımcı olarak, bu bölgede ucuz ve etkin bir şekilde savaşmayı başardı. Ancak 11 Eylül bu oyunu değiştirdi. Pakistan, terörü desteklemenin bedelinin yükseldiğini anladı. Son 15 yılda güney Asya’da en az bu kadar önemli bir değişim daha oldu. Hindistan, bir serbest Pazar devrimi yaşadı. Geçen yıl yüzde 7.4 büyüyen Hint ekonomisi, dünyada en hızlı büyüyen ikinci ekonomi oldu. İş dünyasının önde gelen isimleri artık küresel birer oyuncu olmaktan bahsediyor. Böyle bir geleceği olan Hindistan da, Pakistan’la bir soğuk savaş sürdürmenin kendi açısından bir engel oluşturduğunu anladı."

XS
SM
MD
LG