Erişilebilirlik

2 Ocak 2004 - 2004-01-02


2004 yılıyla birlikte, Amerikan basınında Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimiyle ilgili haber ve yorumlar da yoğunluk kazanmaya başladı. Boston Globe gazetesi, 2003 yılında yaşanan gelişmelerin Başkan Bush’un yeniden seçilme şansını artırdığı görüşüne yer veriyor. Gazete, 2004 başkanlık seçiminde dış politikanın belirleyici bir rol oynayacağını belirterek, Amerikan halkının bu konuda geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti’ye daha fazla güvendiğini yazıyor:

"Bush, Beyaz Saray’a girdiğinde büyük ölçüde tecrübesizdi, ancak kendisinden beklenmedik biçimde bir liderlik yeteneği gösterdiği bir gerçek. Bush’un politikalarını beğenmeseniz de, devlet gemisini fırtınalı denizlerden başarıyla geçiren bir kaptan izlenimi verdiğini kabul etmek gerekiyor. Bush’un muhtemel rakibinin en büyük açmazı da, Amerikan halkının eğitim, sağlık ve sosyal refah gibi yumuşak konularda Demokratları, ulusal güvenlik gibi sert bir konuda ise Cumhuriyetçileri tercih etmesi."

New York Times ise Amerika ile Birleşmiş Milletler arasında yaşanan sorunları değerlendiren bir yoruma yer veriyor. Bush yönetiminin izlediği politikalar nedeniyle örgütün zor günler geçirdiğini hatırlatan gazete, Bush yönetiminin özellikle Irak’ta Birleşmiş Milletler’in etkinliğine ihtiyacı olduğunu savunuyor:

"Washington, Birleşmiş Milletler’den şikayet etmek yerine, örgütün Irak’a geri dönüş yolunu açmalıdır. Amerika, Irak’ta Birleşmiş Milletler’e yönetimin orada devam eden sorunlarından dolayı bir şamar oğlanı olarak değil, etkili bir ortak olarak ihtiyacı var. Birleşmiş Milletler’in sürece dahil edilmesi, hem de Irak halkına karşı sorumluluklarını yerine getirebilmesi için bunun biran önce yapılması gerekiyor."

Washington Post gazetesinde ise, Gürcistan’da yaşanan siyasi krizin uluslar arası boyutuyla ilgili bir yorum dikkati çekiyor. Gazete, izlenen akılcı politikalar sayesinde, Gürcistan’da Edvard Şevardnadze’nin devrilmesiyle sonuçlanan gelişmelerin Amerika ile Rusya arasında tehlikeli olabilecek bir sürtüşmeye fırsat vermeden çözüldüğünü yazıyor:

"Amerikan ordusunun birkaç yüz mil güneyde, Irak’la uğraştığı bir sırada Gürcistan’da çıkabilecek bir sorun, Bush yönetiminin başını ağrıtacak yeni bir unsur olacaktı. Böyle bir gelişmenin, aynı zamanda Hazar denizinin zengin petrol kaynaklarını Batı’ya taşıması planlanan yeni boru hattının inşasına da zarar vermesi mümkündü. Ancak bu kez, yönetim bu tehlikeyi ucuz atlatmış görünüyor. Gürcistan’da bir kriz yaşanmamasını da izlenen akılcı politikalara ve sessiz diplomasiye borçluyuz."

Christian Science Monitor, Bush yönetiminin Çin’le Tayvan arasında yaşanan referandum krizinde Pekin yönetimini destekler bir tavır almasını pragmatik bir yaklaşım olarak değerlendiriyor. Gazete, bu politikanın arkasında, Amerika’nın ticari ilişkiler, teröre karşı savaş ve Kuzey Kore’nin nükleer programı gibi konularda Çin’e ihtiyaç duymasının yattığı görüşünü savunuyor:

Bush’un Tayvan’a yönelik sert uyarısı, dünya çapında demokrasiyi yayma göreviyle veya içinden geldiği muhafazakar gelenekle uyum içinde olmayabilir. Ancak, Başkan Bush, Amerika’nın Çin’le ilişkisinin, Tayvan’ın 30 yıldan uzun bir süredir devam eden ateşkesi bozmasına izin vermeyecek kadar önemli olduğunu gösterdi."

XS
SM
MD
LG