Erişilebilirlik

17 Aralık 2003 - 2003-12-17


Saddam Hüseyin’in yakalanmasıyla ilgili gelişmeler, 17 Aralık tarihli Amerikan gazetelerinde de manşetlerde yeralıyor. Boston Globe gazetesi, Saddam’ın yakalanmasından sonra da hala kitle imha silahları bulunamadığına ve devrik yönetimin 11 Eylül saldırılarıyla bir ilişkisinin kanıtlanamadığına dikkati çekiyor ve işgalin tamamen yalan üzerine kurulduğu görüşünü savunuyor:

"Kitle imha silahları, nükleer silahlar bulunmadan, 11 Eylül saldırılarıyla devrik yönetimin ilişkisi kanıtlanmadan Saddam’ın yakalanması için 455 Amerikan ve 80 Avrupalı askerin ölmesini haklı çıkarmak pek mümkün değil. Sayıları 7600 ila 45 bin arasında değişen Iraklı askerin ölmesini haklı çıkarmak da pek mümkün görünmüyor. İşgalin gerekçesi olmadan, buna ancak katliam denir. Silahlar bulunmadan, 11 Eylül bağlantısı kanıtlanmadan, ve gerçek bir gerekçe olmadan, Saddam’ın yakalanması sadece modern çağın en büyük ve en sorumsuz polis operasyonu olarak değerlendirilebilir. Bir sürü yalan sonunda bu diktatörün yakalanması, Amerika’yı bir diktatöre çevirdi."

Boston Globe Bush yönetimine bu sert eleştirileri yöneltirken New York Times Saddam Hüseyin’in yargılanma sürecinin önemine değiniyor. Gazete, devrik liderin yargılanması işinin sadece Iraklılara bırakılmaması gerektiğini savunuyor:

"Yargılama süreci, Saddam rejiminin yapısı hakkında Irak halkını ve dünya kamuoyunu aydınlatmalı, uluslar arası en üst düzeydeki adalet standartlarına uygun olmalı ve uygun bir cezalandırma mekanizması sağlamalı. Bu hedeflere ulaşmanın en iyi yolu ise, Irak’ta, Iraklı ve uluslar arası yargıçlarla savcıların birlikte görev yapacağı Birleşmiş Milletler denetiminde bir mahkeme kurulmasıdır."

Christian Science Monitor ise, Saddam Hüseyin’in yakalanması ışığında El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in ele geçirilme ihtimalini değerlendiriyor. Gazete, Bin Ladin’in yakalanmasının çok daha zor olduğuna dikkat çekiyor:

"Saddam Hüseyin’den farklı olarak Bin Ladin’in yeni operasyonlar planlanmasına bizzat katıldığına hiç şüphe yok. Aradaki bir başka fark da, Saddam Hüseyin’in yakalanması Irak’taki direnişi sona erdirebilecek nitelikteyken, Bin Ladin’i tanıyanların onun yakalanması veya öldürülmesinin başlattığı hareketi durduramayacağını söylemesi. Pakistanlı Müftü Nizameddin Şamzai, bu farkı “Saddam Hüseyin sadece kendi canını kurtarmaya çalışan biriydi. Ama Taleban’ın eski lideri Molla Ömer ve Usame bir ideolojiye inanan insanlar” sözleriyle açıklıyor."

Amerikan gazetelerinde dikkat çeken bir başka konu da, İsrail’in işgal altındaki topraklarda bulunan Yahudi yerleşim birimlerini tek yanlı olarak boşaltma planı. Washington Times, İsrail Başbakanı Ariel Şaron’dan ayrıntılı bir açıklama beklendiğini duyuruyor ve bu açıklamanın Şaron açısından ciddi siyasi riskler getirebileceği yorumunda bulunuyor:

"Yerleşim birimlerinin boşaltılması, Akdeniz’den Ürdün nehrine kadar tek bir İsrail devleti kurulması yönündeki Siyonist rüyayı bitirecek ve gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin sınırları konusunda daha gerçekçi görüşmelere kapı açacaktır. Ancak İsrail’in bir barış anlaşması uyarınca Gazze Şeridi’ni boşlatması yönünde genel bir uzlaşma olsa da, İsrail’in Batı Şeria’dan ne ölçüde çekileceği konusundaki herhangi bir açıklama, ciddi siyasi riskler içeriyor."

XS
SM
MD
LG