Erişilebilirlik

Rusya'daki Müslümanların Durumu - 2003-12-12


Avrupa’nın en büyük Müslüman azınlığını barındıran Rusya’da 14 milyondan fazla Müslüman yaşıyor. Ancak Rusya ile Çeçenistan arasındaki kanlı savaş dışında Rusya tarihinde İslam dininin yeri dünyada pek bilinmiyor. Amerika’nın Sesi Muhabiri Jeff Lilley'nin, Rusya’da yaşayan Müslümanlar ile ilgili değerlendirmesi şöyle:

Müslümova, birçok açıdan ölmekte olan bir köy. Yakınlardaki nükleer reaktörün yol açtığı hava kirliliği ve işsizlik nedeniyle halk başka yerlere göç ediyor. Ancak geçenlerde Rusya’nın merkezindeki bu köye birdenbire canlılık geldi. Çevredeki köy ve kasabalardan yüzlerce kişi Müslümanların bayram kutlamasına katılmak için köye akın etti. Köyün genç erkekleri kazanlarda pişirilen etli pilavı karıştırırken diğerleri yere serilmiş plastik masa örtülerinin çevresinde oturan ailelere yiyecek taşıyor. Rusya’nın birçok yerinden gelen imamlar da dua ediyor.

Tatar kökenli olan ve Müslümova’da doğmuş Gosman Kabirof, İslamın Rusya’da yaygınlaştığını söylüyor.

Kabirof, "Komünizm çöktü ve onun yerine yeni bir ideoloji oluşturulmadı. Eskiden komünist gençlik kampları ve örgütleri vardı. Şimdi ise yeni siyasi partiler var ancak insanlar henüz bu partilere alışamadı. Din, insanın ruhuna hitap eder. Müslümova’da üç camimiz var.

Rusya’da İslamın canlandığını gösteren birçok belirti var. Örneğin Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından bu yana ülkenin birçok yerinde 4 bin cami inşa edilmiş.

İslam dini, Rusya’nın sınırlarında 642 yılında belirdi. Rusya o tarihten 300 yıl sonra bir hristiyan ülke haline gelecekti. Rusya’da yapılan son nüfus sayımı ülkede 14 buçuk milyon müslüman bulunduğunu gösteriyor. Ancak uzmanlar bu sayının 20 milyona kadar çıkabileceğini düşünüyor.

Dinin yıllarca resmen yasaklanmasından sonra İslam bugün Rusya’da hala yerini arıyor. Müslümova köyünden Gosman Kabirof, 1960’larda Sovyetler Birliği’nin dini ibadeti yasakladığı zamanlarda büyümüş. Kendisi ibadet etmiyor ve müslüman geleneğe ilişkin davranışlarının İslamdan çok Tatar kökenini yansıttığını söylüyor.

Rusya Müslümanları İdaresi’nde Baş Müftü’nün danışmanı olan Taib Saidbayev, Rusya’daki birçok müslümanın Kabirof gibi olduğunu belirtiyor. Bir başka deyişle Rusya’daki müslümanların çoğu, Rus okullarında eğitim görmüş, genellikle gayri müslimlerle evleniyor ve sadece bazı dini gerekleri yerine getiriyor.

Uzmanlar Rusya’daki müslümanların kendilerine özgü bir siyasi kimlik oluşturmadıklarını belirtiyor. Müslümanlar bunun yerine yüzyıllar boyu ülkenin Rus yöneticileriyle iyi geçinmeyi tercih etmiş. California’daki Stanford Üniversitesi’nde tarih Profesörü olan Robert Crews, bu tutumun eski Rusya İmparatorluğu zamanına dayandığını söylüyor.

"Dinlerine bağlılıklarını koruyan Müslümanlar, Rus İmparatorluğunun temelini oluşturuyordu. Tercümanlığın yanı sıra memur olarak da görev yaptılar, üniversitelerde görev aldılar. Rus hükümeti diplomatlık görevine onları seçti. Müslümanların Rus eğitimi almaları da mümkündü. Rusçayı iyi öğrendiler ve imparatorluğun son dönemlerinde bile hukuk ya da askeri alanlarda çalışmaya devam ettiler."

Uzmanlar, 21’inci yüzyılda ise Rusya ve İslam denklemine yeni bir unsurun eklendiğini belirtiyor. Bu da Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi yerlerde eğitim görmüş genç Rus Müslüman dinadamları. Bu kişiler Rusya’ya dönerek yavaş yavaş Sovyetler Birliği döneminde eğitilen Müslüman ruhban sınıfının yerini alıyor.

Bugün Rusya’da Müslümanların yaşadığı en büyük problem Çeçenistan’daki çatışmalar.

Çeçenistan’da gittikçe radikalleşen isyancılar cihad ilan ederek sivillere zarar vermek için intihar bombacılarını kullanıyor. Amaçları, İslami bir devlet kurmak. Ancak durum her zaman böyle değildi. Bazı uzmanlar Çeçenistan’ın, 1990’ların başlarında bağımsızlığını ilan etmesine Rusya’nın çok sert karşılık vermesinin, Çeçenleri, ilk devlet başkanları Cohar Dudayev liderliğinde, müslüman dünyasında ittifak arayışına ittiğini belirtiyor.

Moskova’daki Carnegie Merkezinin Müdür Yardımcısı Aleksey Malaşenko bu konuda şöyle konuşuyor:

"Çeçen ayrımcılığı ya da Çeçenlerin Rusya’ya karşı hareketi başta milliyetçilik hareketi olarak ortaya çıkmıştı. Cohar Dudayev ilk açıklamalarından birinde amacın laik ve demokratik bir Çeçenistan Devleti kurmak olduğunu söylemişti. Ancak sadece birkaç ay sonra cihad ilan ederek, “Rusya bizi İslama itiyor” dedi. Bir bakıma haklıydı çünkü Çeçen isyanları bir tür cihad niteliği kazanmadan önce Çeçenlerin El Kaide ya da Orta Doğudaki radikal İslamla bağlantısı yoktu."

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin göreve geldiğinde Çeçen isyanını durdurma sözü vermişti. Savaş nedeniyle ağır tahribat gören Çeçenistan’da, Putin döneminde çok az düzelme görüldü. Çok sayıda Çeçen, gruplar halinde ülkelerini terketti.

Hoover Enstitüsünden John Dunlap savaş ne kadar uzun sürerse Çeçenlerin de o kadar çaresiz kalacaklarını söylüyor:

"Savaş iki, üç ya da dört yıl daha sürerse intihar saldırılarının artmayacağını söyleyemem. Şu anda halkın görüşü bu yönde değil. Ama Çeçenistan’da gerçek reform ya da değişim olmadığı takdirde bu durum değişebilir.

Rusya’nın Müslümova köyenden Gosman Kabirov gibi laik Müslümanlar ise Rusya ve tüm dünyada olanlar nedeniyle oldukça üzgün:

"Rusya’da İslamın yayılacağını sanmıyorum. Rus ordusunda Ortodoks papazlarının daha çok etkisi var ve askeri bölgelere kilise inşa ediyorlar. Neden mollaları da davet etmiyorlar? Hükümetin Hrıstiyanlıkla bağlantısının gün geçtikçe güçlendiğini görüyorum. İslamın yükselmesi ise protesto belirtisi olarak görülüyor. 11 Eylül’de Amerika’da ve son olarak Türkiye’de düzenlenen saldırılardan sonra Rusya’da Müslümanlar yoğun baskı altında. Şahsen ben Müslüman olduğumu söylemek bile istemiyorum."

Uzmanlar Rusya ile Çeçenistan arasındaki savaşın kolay bir çözümü olmadığını belirtiyor. Ancak uzmanlara göre, Vladimir Putin Rusya’da tarihi olarak sessiz kalmış Müslüman nüfusun ihtiyaçlarını dikkate almadığı takdirde Müslümanlarla arasında yeni sorunlar çıkabilir.

XS
SM
MD
LG