Erişilebilirlik

Saldırıların AB ile İlişkilere Etkisi - 2003-11-21


NATO Brüksel’de dün akşam yaptığı özel konsey toplantısından sonra İstanbul’daki saldırıları kınarken, Avrupalı müttefik bir çok ülkenin zorunlu olmadığı sürece vatandaşlarına İstanbul’a gitmeme çağrısı yapması ardından, turist rezervasyonlarında iptal ve düşüş başladı.

Tedhişçilerin bombalı saldırılarına birincisinde olduğu gibi en sert tepki Türkiye’nin üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nden geldi.

Kaderin cilvesi olmalı Nato’nun 2006’ yılında teröre karşı mücadelede görevine başlayacak olan çevik müdahale gücü ilk tatbikatını İzmir’de hayalî teröristlere karşı yaparken, İstanbul gerçek tedhişçilerin saldırısına uğruyor, masum insanlar yaşamlarını yitiriyorlardı.

Bu hiç kimsenin aklına gelmeyen olasılık dışı olay ittifakı can evinden vurmuş olmalı ki, Brüksel’deki karargâhında askeri yetkililerin de katıldığı olağanüstü özel bir konsey toplantısı yapıldı.

Türkiye temsilcisinin saldırılar hakkında bilgi aktardığı toplantı ardından teröre karşı eksiksiz işbirliği ve ortak mücadele kararlılığı sergilendi. Ancak bu tür beyanların ilk yapılışı değil bu.

Bu kez işin içine İngiltere’nin de hedef seçilmesi, bir çok ülkede yerleşik Yahudi lobisinin tam Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Avrupa Birliği ülkelerindeki siyasi partiler üzerinde yoğun baskıya başlaması da girmiş bulunuyor.

Yoksa, geçmişte Türkiye’nin tek başına uğradığı saldırılar karşısındaki yakınmaları veya terörle mücadele için yaptığı çağrıları NATO ve Avrupa Birliği’nin Brüksel’deki merkezlerinin duvarlarında yansıma yapmaktan öteye gitmemişti.

Türk temsilci konsey toplantısında bütün bu geçmiş defterleri açtı mı bilinmez ama gerek de yok zaten. Zira, tutanaklar orada ve hafızaları zorlamak da gerekmiyor.

Büyükelçi Üzümcü’nün sadece bir kez daha etkili mücadele ve işbirliği yapılmadan terör belâsının üstesinden gelinemeyeceğine dikkat çektiği bildirildi. Bu arada gelecek yıl İstanbul’da yapılması kararlaştırılan Nato liderler zirvesinin iptali de söz konusu değil.

NATO Türkiye ve İngiltere ile dayanışma, terörle mücadelede kararlılık sergilerken, İstanbul saldırıları sadece can ve mal kaybına yol açmakla kalmadı.

Tam Noel ve yılbaşı arifesinde tatillerini İstanbul’da geçirme kararı alan Avrupalı turisti de vurdu. Ardı ardına gelen saldırılar ilk kez dün büyük oranda rezervasyon iptaline yol açarken, yeni taleplerin tamamen durduğu bildirildi.

Bunda elbette Belçika, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerin dışişleri bakanlıklarınca yapılan açıklamalar da etkili olmadı değil. Avrupa Birliği ülkeleri zorunlu olmadıkları sürece vatandaşlarından İstanbul’a gitmemelerini istediler.

Bayram tatili için Türkiye’ye gidecek Türkler tarafında ise iptal söz konusu değil. Hatta öleceksek anavatanımızda ölürüz şeklinde kaderci bir yaklaşım da söz konusu.

Avrupa Birliği ise bugünkü saldırılar ardından durumun vahim olduğunu kavramış görüntüsü yansıtıyor. Strasbourg’da toplanan Avrupa Parlamentosu’nun başkanı, siyasi grup başkanları, Avrupa Komisyonu Başkanı ve dönem başkanı İtalya dışişleri bakanı dün bu kentteki Havra’yı ziyaret ederek Yahudi toplumunun temsilcilerine taziyelerini ve üzüntülerini ilettiler.

Strasbourg, Fransız ve Alman Yahudileri açısından büyük önem taşıyor ve kalabalık nüfus oluşturuyorlar. Belediye başkanları da sıkça yahudi asıllı politikacılardan seçiliyor.

Parlamento genel kurulu öğle saatlerinde saldırılarda ölenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Avrupa Birliği yöneticileri yaptıkları açıklamalarda ise üç husus üzerinde durdular: Türkiye Avrupa Birliği’ne üyeliğe hazırlanan aday bir ülke. Kökten dinciler bu süreci baltalamak istiyorlar. İstanbul tüm dinlerin huzur ve uyum içinde yaşadığı simgesel bir kent. Bu dinler arası barışı bozmak istiyorlar. Ve de uluslar arası dayanışma ve ortak mücadele olmadan terör belasının üstesinden gelmek zor.

Sırasıyla Romano Prodi, Javier Solana, Pat Cox, Liberal Grup başkanı Watson, Karma Parlamento Başkanı Lagendijk konuşuyorlar. Avrupa Birliği işin ciddiyetinin biraz daha farkına varmış gözüküyor. Türkiye’ye üyelik sürecinde güçlü bir el uzatmadıkları taktirde çıkabilecek muhtemel bir yangının kendilerine de sirayet edeceğinin bilincindeler.

Şimdi bu bilincin ve belki de olayın etkisiyle yapılan duygusal konuşmaların somuta indirgenmesini beklemek gerekiyor. Ancak, Avrupalı politikacıların duygularından önce mantık ve çıkarlarını ön plânda tuttuklarını düşünürsek, saldırılar belki çok sayıda masum insanın ölümüne yol açtı ama galiba Türkiye’nin Avrupa Birliği ile bütünleşme şansının artmasında da rol oynadı demek mümkün.

XS
SM
MD
LG