Erişilebilirlik

'Sinagoglara Saldırıları El Kaide Üstlendi' - 2003-11-17


İngiltere’nin başkenti Londra’da Arapça yayınlanan bir gazete, terörist Usame bin Ladin’in El Kaide örgütünün İstanbul’daki sinagoglara girişilen bombalı saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini bildirdi.

Al Kuds Al Arabi adlı gazete sorumluluğu üstlenen bilgiyi elektronik postayla aldığını bildirdi.

El Kaide’nin gazeteye gönderdiği açıklamada saldırıyı, El Kaide’yle bağlantılı Ebu Hafz al Masri Tugayları adlı örgütün, sinagoglarda İsrail istihbarat ajanlarının bulunduğu konusunda alınan bilgi üzerine düzenlediği belirtildi.

İstanbul’da 23 kişinin öldüğü 300’den fazla kişinin de yaralandığı saldırının soruşturması Türk ve İsrailli uzmanlar tarafından aralıksız sürdürülüyor.

Saldırıda ölen 23 kişiden altısının Musevi olduğu açıklandı.

Ölen diğer 18 kişi ise yoldan geçen, dükkan sahipleri ve sinagog önünde nöbet tutan bir polis.

Müslümanların cenazeleri kaldırılmaya başlandı ancak Musevilerin, Salı günü dini törenden sonra gömüleceği belirtildi.

Yüksek düzeydeki bir polis yetkilisi, saldırıların iki pikaba yerleştirilmiş yaklaşık 400 kilogramlık bombalarla gerçekleştirildiğini söyledi.

İsrail İstihbarat kuruluşları Mossad ve Shin Bet’in uzmanları, saldırının hemen ardından, soruşturmaya yardımcı olmak üzere İstanbul’a gitmişti. Beyaz üniformalı İsrailli uzmanlar, dün gün boyunca Galata’daki çöken Neve Shalom sinagogunun enkazı üzerinde kanıt topladı.

Türk İçişleri Bakanlığı yetkilileri bölgedeki güvenlik kameralarının tespit ettiği görüntülere dayanarak, olayın intihar saldırısı olabileceğini belirttiler.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘insanlık suçu’ olarak nitelediği saldırıyı kimin ve ne sebeple düzenlediği konusunda henüz kesin bir kanıt olmadığını söyledi.

Buna karşılık İsrail Radyosu, dışişleri bakanına dayanarak, saldırının, El Kaide gibi uluslar arası bir terörist örgüt tarafından yapıldığını gösteren kanıtların giderek yoğunlaştığını bildirdi.

İsrailli bakan televizyonda, “Türk hükümetinden aldığımız bilgiler saldırının El Kaide’nin işi olduğuna işaret ediyor” dedi.

İsrail Başbakanı Ariel Sharon teröristlerin din ve ırk ayırımı yapmadan saldırabileceğini bir kez daha kanıtlandığını belirtti ve işbirliği amacıyla Dışişleri Bakanı Silvan Shalom’u Türkiye’ye gönderdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Danny Shek ulusların terörizme karşı ortak cephe oluşturması gerektiğine işaret ederken şöyle konuştu:

"Cumartesi ayini için dua eden maksimum sayıda insanı öldürebilmek için, iki dini yerde aynı anda düzenlenen bu eylemlerden daha vahşi, acı ve acımasız saldırı düşünülemezdi. Bu saldırılardan çıkan mesaj şudur: Terörizme karşı hiçbir ülkenin bağışıklığı olmadığı gibi, terörizme dünya çapında açılan savaşın dışında kalmaya da, hiçbir ülkenin gücü yetmez."

Türkiye ile İsrail ve Yahudiler Osmanlı İmparatorluğuna kadar dayanan bir işbirliği içinde oldular. Türkiye İsrail devletini kurulduğunda tanıyan ilk ülkelerden biri olmuştu. Bunun yanı sıra, iki ülke 1966 yılında askeri bir eğitim ve işbirliği anlaşması imzaladı. İsrailliler Türkiye’yi en çok ziyaret eden ulusların başında geliyor. 17 Ağustos 1999 Marmara depreminden hemen sonra Türkiye’ye yardım ekibi gönderen ülkelerin başında İsrail vardı.

İki ülkenin birçok alanda yaptığı işbirliği, Arap ülkeleriyle İran’dan tepki görmüş ve Türkiye’nin kendilerine karşı İsrail’le birlik olarak cephe oluşturduğu suçlamasına yol açmıştı. İsrail Türkiye’nin Avrupa birliği üyeliğini kuvvetle desteklerken Türkiye, Amerika’daki güçlü Musevi lobisinin yardımlarını görüyor.

İyi ilişkiler AK Parti hükümetinin iktidara gelmesiyle değişmedi. Aralarında İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun da bulunduğu çeşitli hükümet üyeleri geçtiğimiz aylarda İsrail’i ziyaret etti. Manavgat suyunun satışıyla ilgili olarak da Enerji Bakanı Hilmi Güler yakında İsrail’e gidecek.

Bazı gözlemciler saldırının amaçlarından birinin, Osmanlı imparatorluğundan beri Türkiye’de yaşayan Musevileri sürmek olabileceğini öne sürdüler. İstanbullu Musevi liderlerden Avi Al Kash, Musevilerin terör yüzünden Türkiye’den çıkıp gitmeye hiç bir niyetleri olmadığını söyledi.

“Sinagoglarımızda dua etmeye devam edeceğiz. Cenaze törenleri içinde yine aynı sinagogda biraraya geleceğiz. Terörün, buradaki iyi ilişkilerimizi, dostluk ve yakınlığımızı yenilgiye uğratmasına izin vermeyeceğiz. Biz burada Musevi azınlık olarak, her türlü hakka her türlü özgürlüğe sahibiz. Bu iyi ilişkiler bozulamaz.“

İsrail Başbakanı Ariel Sharon da Türk makamlarının sorumluları yakalayıp cezalandıracağından kuşkusu olmadığını söyledi.

XS
SM
MD
LG