Erişilebilirlik

3 Kasım 2003 - 2003-11-03


Amerikan basını, haftaya yine Irak haberleriyle başladı, gazeteler dün Irak’ta Amerikan helikopterine düzenlenen saldırıya geniş yer ayırıyor. Washington Post gazetesinde ise Afganistan'da kaçırılan Türk muhendisin serbest bırakılmasını sağlamak için yapılan görüşmelerle ilgili bir özel haber dikkat çekiyor. Gazete muhabiri Pamela Constable'ın Afganistan'ın Gazne kentinden verdiği heberde Türk mühendis Hasan Ünal'ı geçen hafta kaçıran kişilerin, devrik Taleban rejimine bağlı militanlardan şu anda hapiste bulunan 6'sının serbest bırakılmasını istediği bildiriliyor. Gazete, 45 yaşındaki mühendisin Perşembe günü, gün ortasında, asfaltlama işinde çalıştığı Kabil-Kandehar karayolu üzerinde aracı durdurularak kaçırılmasını, Taleban kalıntılarının bugüne kadar giriştiği en cüretkar eylem olarak niteliyor. Haberde Hasan Önal'ın, 500 kilometrelik yolun ge onarımı projesinde çalışan birkaç bin Türk'ten biri olduğu hatırlatılıyor ve şöyle deniyor:

"Önal'ın bağlı olduğu Türk inşaat şirketinin yöneticilerinden Kurtuluş Ergin, olayın, yaz aylarında başladıkları proje boyunca karşılaştıkları en ciddi tehlike olduğunu ancak güvenlik önlemlerini sıkılaştırarak çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Ergin, 'Afgan ve Türk halkları arasında tarihi bir dostluk vardır. Afgan olduğunu söyleyen bir kişinin bizim bir vatandaşımıza zarar vermesini düşünemeyiz' diye konuştu."

Washington Post Irak'la ilgili geniş haberinde ise devrik Irak yönetimi başbakan yardımcısı Tarık Aziz’in sorgusu sırasındaki ifadelerini kamuoyuna ilk kez duyuruyor, Pazar günkü helikopter saldırısının faturasının, Başkan Bush’a çıkacağını yazıyor:

"Dünkü saldırı, son iki hafta içinde önemli Amerikan hedeflerine yönelik ikinci saldırı oldu. Taktik anlamda bu saldırı, Amerikan birliklerinin Irak’taki operasyon tarzında, ciddi değişikliklere yol açmayacak. Ancak bu olay, Bush Yönetimi’ni iki kaygı verici gelişmeyle karşı karşıya bırakıyor: Birincisi, Irak’taki Amerikan askerine yönelik saldırılar artarken, saldırıların düzeyinde de bir fark söz konusu. İkincisi de Bush’un Irak politikalarının sorgulandığı kamuoyu anketlerinde, yönetime verilen destek, ilk kez yüzde 50’nin altına düştü."

Gazete, Irak’taki savaşa destek vermeyenlerin sayısının geçen Mayıs ayından bu yana, iki kat arttığını da kaydediyor. New York Times gazetesi köşe yazarı William Safire ise, bu saldırıların Amerika’nın cesaretini kırmaması gerektiği görüşünü savunuyor. Amerika’nın Irak’tan erkenden çekilmesine karşı çıkan Safire, bazı tehlikelere karşı uyarıda bulunuyor:

"Belki dünkü saldırıyı Amerikalılar için “artık savaşın sonu” diye niteleyenler olacaktır. Ama erkenden çekilirsek, Amerika’nın kendi prestijini kaybetmesini bir yana bırakın, bu durum, Irak’ın parçalanmasına yol açacak. Saddam’ın Sünni azınlığının yeniden üzerlerinde baskı kurmasını istemeyen Şiiler, İran’ın korumasında kendi devletlerini kuracaklar. Aynı şekilde, Kürtler de ayrılıp, bağımsız bir Kürdistan devleti kurunca, bu durum ayrılıkçı bir Kürt hareketinden kaygılanan Türkiye’nin, Kerkük’teki petrol yataklarını işgal etmesiyle sonuçlanacak. Irak’taki Sünni bölgesi yeniden Saddamlaştırılacak ve Bağdat bu kez, terörün merkezi ve kitle imha silahlarının cephaneliği olacak. Böyle bir şeye izin veremeyiz. Ya Irak Arap dünyasının ortasında, özgürlüğün simgesi olana kadar Bağdat’ta kalırız, ya da erkenden bu ülkeden çekilip, buranın terörist merkezi olmasına razı oluruz."

Safire kendi önerdiği çözümde, Iraklı Sünnilere karşı yoğun bir medya kampanyası başlatılarak, Saddam Hüseyin karşıtı mesajlar verilmesi gerektiğini belirtiyor. Wall Street Journal gazetesindeki yorumda Bush Yönetimi, Suriye’yle uzlaşmacı bir politika izlemekle suçlanıyor:

"11 Eylül saldırılarından bu yana, Ortadoğu’nun asi devletlerine taviz vermeyen Bush Yönetimi, Suriye’ye gelince, daha uyumlu bir diplomasi izlemeyi tercih etti. Suriye savaşın bitiminden bu yana, Irak’ı karıştırmaya çalışan yabancı uyruklu teröristlerin transit noktası olmayı sürdürdü. Suriye’ye yakın duran diplomatlar, Şam yönetiminin fazla zorlanmayacağını, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın gücünü koruyabilmesi için, ülkedeki şahin bakan ve generallerle iyi geçinmek zorunda olduğunu savundular. Ancak genel manzara, Suriye’deki rejimin, Amerika’nın Ortadoğu’daki çıkarlarına düşmanca tutum izlediğini gösteriyor. Bush Yönetimi’nin gelecek yılki seçimleri kaybetmesini uman Suriye, bu amaçla bölgeyi karıştırmaya uğraşıyor. Irak’ta Amerikan birlikleri risk altındayken, bu ülkeyle ilişkilerin aynen sürdürülmesi, Amerika’nın bölgesel çıkarlarına ciddi anlamda zarar veriyor. Başkan Bush, Şam yönetimine bu tavrının bir bedeli olduğunu iyice anlatmak zorunda."

XS
SM
MD
LG