Erişilebilirlik

16 Ekim 2003 - 2003-10-17


16 Ekim tarihli Amerikan gazeteleri, dün 3 Amerikalının öldüğü Gazze’deki bombalı saldırıya geniş yer verirken, New York’ta 10 kişinin öldüğü yolcu vapuru kazası ve Çin’in başarıyla sonuçlandırdığı, ilk insanlı uzay macerası da gündemin ilk sıralarında yer alıyor. Christian Science Monitor gazetesinden Ilene Prusher’ın İstanbul’dan yazdığı yazıda Türkiye’nin Irak’a asker göndermesi konu alınıyor. Prusher, Salı günü Bağdat’taki Türk Büyükelçiliği’ne düzenlenen bombalı saldırının, Türk halkının asker göndermeye yönelik tepkilerini artırdığına işaret ediyor:

"Askerlerinin Irak’ta bir bataklığın içine çekilmesinden endişe duyan Türklerin sayısı artıyor. Halkın yüzde 90’ı Amerika’nın Irak’taki savaşına karşı çıkıyor. Irak’a gönderilecek askerlerin savaş deneyimi olmayacak, çünkü Türkiye’de zorunlu askerlik en fazla 15 ay sürüyor. Geçmişte PKK’yla yaşanan savaş deneyimiyse, tamamen farklıydı ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunmasını öngörüyordu. Aynı şekilde, Kuzey Iraklı Kürtlerin elde edeceği göreceli özerklik de, Türkler açısında bir güvenlik sorunu olarak algılanıyordu. Ancak kamuoyu, Arap bölgelerine gönderilecek Türk askerlerinin burada kayıp vermelerini, kaldıramayabilir."

Gazete her şeye rağmen Türkiye’nin bölgedeki en iyi askeri güçlerden biri olduğunu kaydediyor ve diğer ülkelerdeki barış gücü deneyimlerinin de altını çiziyor. Türk askerlerinin Irak’a gönderilmesi yönündeki karar, Amerika’da da tepki buluyor. Los Angeles Times gazetesine yazan Maryland Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörlerinden Shibley Telhami, bu konuda şu görüşleri aktarıyor:

"Amerika’nın Türk birliklerini Irak’a konuşlandırması kısa vadede başarı getirebilir, ancak ne pahasına? Bir zamanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun yönettiği bu bölgede, Türk askerine yönelik ciddi bir muhalefet var. Elbette Ankara’yla ilişkilerin geliştirilmesi, Amerika’nın kendi çıkarına. Irak’taki gelişmelerin, Türkiye’nin güvenliğini etkileyeceği yolundaki kaygıları paylaşmak da aynı derecede önemli. Ancak Irak’a Türk askeri gönderilmesi, bu ülkedeki Amerikan varlığını daha da tehlikeye atabilir ve Washington, yerel unsurların desteğini yitirebilir."

Amerika’nın terörle savaşı sürdürmesine rağmen, radikal İslam’ın özellikle az gelişmiş ülkelerde yayılması, Washington Post gazetesinin dikkat çektiği diğer bir konu. Paul Marshall imzalı bir yorumda, kökten dinci İslam’ın birçok Afrika ülkesinde yayıldığı vurgulanıyor ve Amerikan yönetiminden bu akımları yaymaya çalışan Libya, Sudan ve Suudi Arabistan’a karşı önlem alması isteniyor. Amerika’nın Guantanamo Deniz üssünde tuttuğu Taliban ve El Kaide mahkumlarına yönelik tutumuysa, bu kez New York Times gazetesinde ele alınıyor. Gazete şunları yazıyor:

"Guantanamo’daki 660 tutuklu, Amerika’ın kendi mahkumları. Belki Amerikan vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olamazlar, ancak Amerikan adaletinden yararlanma hakkına sahipler. Kendilerine hapsedilme gerekçelerini sorgulayacak bir ortam sağlanmalı ve bu insanlara yönelik suçlamalar, kanıtlanmalı. Pentagon’un bu kamptaki gelişmeleri gizli tutmaya çalışması ve mahkumlara aşağılayıcı davranması bile, vicdanen Amerikalılara büyük bir yük getiriyor. Yönetim’in kendi gerekçeleriyse, ikna edici sayılmaz. Mahkumların “üniformalı askerler” olmaması yüzünden savaş esiri sayılmaması ve Cenevre Sözleşmeleri’nden yararlanamaması, temelsiz bir savdan ibaret. Yönetim’in savunduğu meşru müdafaa gerekçesi, süresiz uzatılamaz. Belki 11 Eylül 2001’de olağan dışı durumlar yaşanmış olabilir. Ancak Bush Yönetimi, iki yıl öncesinin koşullarına dayandırdığı tutumunu, Guantanamo’da çoktan aşırıya kaçırmış durumda."

XS
SM
MD
LG