Erişilebilirlik

'Türkiye Önemli Stratejik Ortak' - 2003-10-02


Amerikan Kongresi’ne bağlı bir alt komisyonda düzenlenen toplantıda Türkiye’nin Amerika için önemli bir stratejik ortak ve müttefik ülke olduğu belirtildi.

Temsilciler Meclisi Uluslararası İlişkiler Komisyonuna bağlı Avrupa Alt Komisyonunda “Türkiye’nin Gelecekteki Çizgisi ve Amerika- Türkiye İlişkileri” konulu bir toplantı düzenlendi. Toplantıda, bir grup uzman, sunuşlar yaptı ve komisyon üyelerinin sorularını yanıtladı.

Alt Komisyon’un Cumhuriyetçi Partili Başkanı Nebraska Milletvekili Doug Bereuter, toplantıyı açış konuşmasında Meclis Uluslararası İlişkiler Komisyonunda yakın tarihte ilk kez Türkiye konusunda böyle özel bir toplantı düzenlendiğini belirtti. Kongre üyesi, Türkiye’nin Amerika için çok önemli bir müttefik olduğunu anlatırken, 11 Eylül’den sonra Türkiye’nin, dünya çapında terörizme karşı açtığı savaşta Amerika’ya yardım ettiğini, Afganistan operasyonunda baştan itibaren önemli rol oynadığını ve daha sonra da uluslararası gücün komutasını üstlendiğini hatırlattı. Bereuter, “ Saddam Hüseyin’i tecrit etmek için 12 yıl süreyle yürüttüğümüz çabada Türkiye son derece önemli destek sağladı” dedi.

Doug Bereuter, 1 Mart’ta Irak’la ilgili tezkerenin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeterli oyu alamamasında Türkiye’deki hükümetin göreve yeni başlamış ve yeterli deneyimden yoksun olmasının rolü olduğuna inandığını belirtti. Kongre üyesi, bazı Amerikalı yetkililerin bu gelişme karşısında Türkiye’ye yönelttiği eleştirilerin çok sert olduğunu söyledi. Bereuter, “Türk halkının karşı görüşte olduğunu bildiği halde hükümetin böyle bir teklifi, olumlu sonuç alacağı inancıyla meclise götürmesi bile cesaret gerektiren bir davranıştı” dedi ve takdirle karşılanması gerektiğini bildirdi. Alt Komisyon Başkanı şöyle devam etti:

“Mart ayındaki oylama nedeniyle, Amerikan yönetiminde ve Kongre’deki bazı üyelerin, Türkiye’de de bazı kişilerin karşılıklı olarak taşıdıkları olumsuz düşünceler, ikili ilişkilerin eskisi kadar önemli olmadığı ve yeniden tanımlanması gerektiği şeklindeki bir tutum için gerekçe teşkil etmemelidir. Benim için Türkiye, Amerika’nın NATO, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Kafkaslar’daki stratejisi açısından hayati önem taşıyan bir ülkedir.”

Alt Komisyon toplantısında Demokrat Partili üye ve Kongre’deki Türk-Amerikan Dostluk Komitesi Ortak Başkanı Florida Milletvekili Robert Wexler de Türkiye’nin, Amerika’nın en önemli stratejik ortaklarından biri olduğunu belirtti. 1 Mart’taki oylamaya giden dönemde, Amerika’nın da Türkiye’nin de yanlış adımlar attığını söyleyen Wexler, şimdi iki ülkenin, ileriye dönük düşünmek ve Irak’ın yeniden imarı, terörle ve her türlü aşırılıkla mücadele, ikili siyasi ve ekonomik ilişkileri derinleştirme yollarını araştırmak zorunda olduğunu bildirdi. Wexler şöyle devam etti:

“Son 6 ay yüzünden son 50 yıllık ilişkiyi bir kenara itmek akılsızlık olur. Türk – Amerikan ortaklığı Irak’taki savaşın kurbanı olmasına izin verilmeyecek kadar derin ve anlamlıdır.”

Wexler, bu nedenle Türk hükümetinin, askerlerini Irak’ta Amerikan ordusuyla yanyana görev yapmak üzere göndermesini çok arzu ettiğini belirtti. Kongre üyesi, Türk ordusunun dünyanın en yetenekli ordularından biri ve Türkiye’nin, Irak’ta istikrarı sağlama konusunda en iyi konumdaki ülke olduğunu söyledi. Robert Wexler, Türk parlamentosu önümüzdeki günlerde bu konuyu görüşürken Amerika’nın bazı stratejik adımlar atması gerektiğini belirtti. Wexler ilk olarak Amerikan yönetiminin, geçmişteki hataları tekrarlamamak için Türkiye’yle doğrudan haberleşme kanallarını açmasının şart olduğunu söyledi. Kongre üyesi, geçmişte Amerikan tarafının ciddi hatalar yaptığını anlatırken, “50 yıllık müttefikler, 4 Temmuz’da Kuzey Irak’ta olduğu gibi, askeri çatışmanın eşiğine gelmezler” diye konuştu.

Kongre üyesi Wexler, Bush yönetiminin Türkiye’nin Irak’ta stratejik bir ortak, Orta Doğu barış süreci açısından son derece önemli bir ülke ve Orta Asya’ya açılan kapı olduğunu açıkça kabul etmesi gerektiğini belirtti.

Wexler, Amerika’nın Türkiye’yle ticaretini arttırması, ikili serbest ticaret anlaşması imzalamayı ciddi olarak düşünmesi gerektiğini kaydetti. Wexler, Bush yönetimini Türkiye’deki son siyasi reformları daha yüksek sesle övmeye ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesini daha kuvvetle desteklemeye çağırdı.

Alt Komisyonda Başkan ve Demokrat Partili kıdemli üyenin bu konuşmalarından sonra dört uzman, Türkiye ve Türk-Amerikan ilişkileri konusunda bilgi verdi ve soruları yanıtladı. Bunlar, sırasıyla Washington Yakın Doğu Politika Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Yöneticisi Soner Çağaptay, Stratejik ve Uluslar arası Araştırmalar Merkezi Türkiye Programı Yöneticisi Bülent Alirıza, Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Sedat Ergin ve Amerika’nın eski Ankara büyükelçilerinden Mark Parris’di.

Soner Çağaptay, Washington’un, Irak ve diğer konularda Ankara’yla daha iyi ilişkiler kurabilmesi için bazı tavsiyelerde bulundu. Çağaptay şöyle dedi:

“Yapılacak birçok şey var. Bunların biri Kuzey Irak’ta PKK varlığına son vermek. Bu Türkiye için çok önemli bir konu. İki ülkenin orduları arasında karşılıklı askeri güveni arttırıcı adımlar atılabilir. Ancak Türkiye’yle ekonomik ilişkileri de geliştirmek gerekir. Bu yapılırsa ileride ilişkilerde yeni bir güçlük ortaya çıktığı takdirde aradaki bağların sadece askeri temellere dayalı olmaması, iki ülke için de yararlı olur.”

Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi Türkiye Programı Direktörü Bülent Alirıza ve Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Sedat Ergin konuşmalarında Türkiye’deki iç siyasi durumun anlatırken, geçmişi İslamcı harekete dayanan Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında toplumda hala bazı kuşkular olduğunu söylediler. Bülent Alirıza Türkiye’de askeri müdahalelere yolaçan iç kargaşa ortamının bugün sözkonusu olmadığını ve seçmenlerin çoğunluğunun, ordunun, iş çevrelerinin ve medyanın, Ak Parti’nin sürdürdüğü Avrupa Birliği’ne girme gayretini desteklediğini anlattı. Ancak Birliğin Türkiye’yi üyeliğe kabul edip etmeyeceğinin hala belli olmadığını söyleyen Alirıza şöyle devam etti:

“Türkiye’nin Avrupa Birliği yönündeki yolculuğu Kıbrıs sorunu nedeniyle engellenebilir. Türkiye’nin girişi için Kıbrıs sorununa çözüm bulunması ön koşul olmadığı halde adanın Mayıs 2004’de Birliğe alınması Türkiye’nin durumunu zorlaştıracaktır. Bu durumdan çıkış için mantıklı yol, Amerika ve Avrupa Birliği’nin savunduğu gibi soruna Birleşmiş Milletler gözetimi altında görüşmelerle çözüm bulmaktır.”

Gazeteci Sedat Ergin, Türkiye’deki iç siyasi durumu anlatırken yüzde 10 gibi çok yüksek bir oy barajını öngören seçim yasası nedeniyle Kasım 2002 seçiminde oyların üçte birini elde eden Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis üyeliklerinin üçte ikisini kazanarak iktidar olduğunu hatırlattı. Ergin, önemli siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleştirmiş olmakla birlikte iktidar partisine hala şüpheyle bakanlar olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Adalet ve Kalkınma Partisi kendi içinde bir koalisyon gibi, çok farklı siyasi grupları biraraya toplamaktadır. Kuvvetli İslamcı niteliğine rağmen, AKP Avrupa Birliği ve genel olarak Batı’ya kendisini açtıkça daha ılımlı bir nitelik kazanacağı söylenebilir.”

Kongre Alt Komisyonu önünde son olarak konuşan Amerika’nın eski Ankara büyükelçisi Mark Parris ise, özellikle Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle birlikte Türk-Amerikan ilişkilerinin de nitelik değiştirdiğini savundu. Irak’taki gelişmelerin ikili ilişkilerin geleceği üzerinde etkili olacağını belirten Parris, bu açıdan bir diğer önemli gelişmenin de İran’ın nükleer güç haline gelmesi olacağını söyledi. Ancak eski büyükelçi, Amerika için stratejik açıdan yeniden, son 50 yılda olduğu gibi önemli bir ülke haline gelmesinin, Türkiye’nin kendi gelişmesine bağlı olacağını belirtti ve şöyle devam etti:

“Bunu başarması açısından en önemli unsur, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyeli kullanıp gerçekleştirmesidir. Amerika’nın düşmanlarının, medeniyetler-arası çatışmadan bahsettiği bir dönemde demokratik, müreffeh ve kendi içinde uyum sağlamayı başarmış Türkiye, Washington’un, Avrupa’nın ya da Bağdat, Şam ve Tahran’ın gözünde son derece ikna edici bir yer kazanacaktır.”

Eski Büyükelçi Parris bundan önceki ve mevcut Türk hükümetlerinin aldığı reform kararlarının, tam olarak uygulandığı takdirde önümüzdeki yıllarda böyle bir Türkiye’nin doğmasını sağlayacağını, bunun da Türk-Amerikan ilişkilerinin gelişmesi için en sağlam temeli oluşturacağını söyledi.

Kongre alt komisyon üyeleri daha sonra dört uzmana, Türkiye’nin Ermenistan, İran, Suriye ve İsrail’le ilişkileri, Kıbrıs sorununa ilişkin tutumu, iç politika alanındaki diğer gelişmeler, imam-hatip okulları gibi değişik konularda sorular sordular.

XS
SM
MD
LG