Erişilebilirlik

11 Eylül 2003 - 2003-09-11


Gazeteler ikinci yıldönümünde 11 Eylül olaylarına geniş yer ayırıyor. Bu konuda ilk olarak New York Times gazetesinde çıkan bir başmakaleye yer veriyoruz. Gazete, 11 Eylül olaylarının ardından başlatılan iki savaşın gerekçelerini sorguluyor:

"Amerika’nın ardarda iki savaş yaşadığı dönemler, kendi çapında unutulmayacak izler bıraktı. Her savaş, bir şekilde taraf tutmamıza yol açtı. Afganistan’daki savaş, New York ve Washington’daki saldırıların hemen ardından başlatılmıştı. Bu savaşın sonucu beklenildiği gibi olmasa da, kendince bir mantığı vardı. Ancak, bunu izleyen ikinci savaşın gerekçeleri, gittikçe anlamını yitirmeye başladı. Birçok kişi, devrik Irak lideri Saddam Hüseyin ve Dünya Ticaret Merkezi binalarını yıkan teröristler arasında bağ kurdu. Bu ilişki Başkan Bush ve ekibi tarafından sürekli teşvik edildi ve Amerikan halkının büyük bir çoğunluğu bu iddialara inandı. Bizler o trajik günde meydana gelen olayları yanlış yorumlamayı sürdürdükçe, 11 Eylül olaylarının önemini hiçbir zaman doğru kavrayamayacağız."

Washington Post gazetesi ise, saldırıların ardından Amerika’nın terörle mücadelede önemli bir ders aldığını savunuyor. Gazete şu görüşlere yer veriyor:

"11 Eylül olaylarından çıkardığımız ders, Amerika’nın düşmanlarıyla savaşacağı yer ve zamanı, kendi belirlemesi gerektiği oldu. Geriye baktığımızda, binlerce kişinin Amerikalıları öldürmek üzere terör kamplarında eğitim almasına nasıl izin verdiğimiz, akıl alır gibi değil. Aynı eski Başkan Bill Clinton gibi, George Bush ta başkanlığının ilk yılında, Afganistan’daki bu terör kamplarını yok etmeyi, hiçbir zaman düşünmedi. Bu konu, ancak 11 Eylül olaylarından sonra gündeme geldi. Belki bu ülkede yeni terör saldırıları olabilir, ancak 11 Eylül olaylarını izleyen son iki yıl boyunca, yeni bir saldırının gerçekleşmemiş olması, bu dersin iyice öğrenildiğini ortaya koyuyor."

Saldırıların ikinci yıldönümünde, Washington Times gazetesinde yer alan bir başmakalede şunlar yazıyor:

"11 Eylül’ün bu yıldönümünde, Amerikan halkı yaslı bir dönemden, iyimser bir geleceğe doğru geçiş yaşıyor. Bir yıl öncesine kadar, intikam ve zafer arayışı içindeydik. Elbette terörizmle mücadelede asıl zafer, daha bir süre elde edilemeyebilir. Ancak Afganistan ve Irak’taki savaşlarda önemli başarılar kazandık. Bundan böyle ne Taleban Afganistan’da heykeller yıkabilir, ne de Saddam Irak’ta kendi heykellerini dikebilir. Afganistan’da binlerce El Kaide savaşçısının yanı sıra, Irak’ın devrik yöneticilerinin büyük bir çoğunluğu, ölü yada diri ele geçirildi. Artık Afgan çocuklar, Kandahar’da uçurtmalarını uçurabiliyor. Bağdat’ta ise, demokratik sürecin temelleri atılmış durumda."

Washington’dan Amerika’nın batı yakasına uzanıyoruz. Ulusal Güvenlik Konseyi’nin eski üyesi Daniel Benjamin, Los Angeles Times gazetesindeki yazısında 11 Eylül saldırılarından sonra Washington’un teröristlere karşı yürüttüğü mücadeleyi şöyle değerlendiriyor:

"New York’ta Dünya Ticaret Merkezi binalarına ve Washington’da Pentagon’a gerçekleştirilen saldırıların üzerinden iki sene geçti. Amerikalılar, teröre karşı açılan savaşı kazanıp kazanmadıklarını soruyor. Bazı gelişmeler cesaret verici. Öncelikle son iki senede Amerikan topraklarına yönelik bir saldırı gerçekleşmedi. El Kaide örgütünün üst düzey üyeleri birer birer yakalanıyor. Terör örgütlerine yönelik istihabarat ağı, iki yıl öncesinden çok daha iyi çalışıyor. Ancak Amerika dışında, terör saldırıları artış gösterdi. Irak’taki son bombalama olaylarının failleri ortaya çıkmasa da, dinci militanların bu ülkeye sızdığı ve ilerde daha ciddi saldırılar düzenleyebileceği biliniyor. Daha da kötüsü, Üsame Bin Ladin’in örgütü gücünü büyük ölçüde yitirse de, yaydığı ideoloji her geçen gün Müslüman kitleler içinde daha fazla destek buluyor."

XS
SM
MD
LG