Erişilebilirlik

ABD'li Uzmanlar Türk-Amerikan İlişkilerini Değerlendirdi - 2003-03-26


Türk-Amerikan ilişkilerinin Irak’a ilişkin gelişmeler nedeniyle gergin bir dönemden geçtiği, ikili ilişkilerin zarar gördüğü son günlerde Türkiye’de sıkça dile getirilen görüşler arasında. Türk uzmanların bu yöndeki görüşlerine Amerika’daki düşünce kuruluşlarının bazı uzmanları da katılıyor. Bu uzmanlar, “İlişkiler kısa vadede gergin bir dönem geçiriyor, ancak bu Türkiye ile ABD arasındaki uzun vadeli ilişkilere yansıtılmamalı ve gerginliği giderecek formüller üzerinde çalışılmalı” görüşünü de savunuyor.

Meclisin, hava sahasını koalisyon uçaklarına açan tezkereyi onaylamasını “geç kalınmış ve yetersiz bir” karar diye niteliyen Heritage Vakfı uzmanlarından John Hulsman, “Elbette hava sahasının açılması memnunluk verici ancak bu kuzey cephesinin açılmasına ABD’nin planladığı şekilde olanak tanımadı. Dolayısıyla operasyonun süresi uzayacağı gibi ABD'nin can kaybı da daha fazla olabilir. Elbette sonunda ABD savaşı kazanacak ama bana kalırsa Türkiye kendisini ayağından vurdu” diyor.

Heritage Vakfı uzmanı John Hulsman’ın görüşleri Rand Corporation uzmanlarından Stephen Larrabee’nin yanıtıyla paralellik taşıyor: “Hava sahasının açılması memnunluk verici, ancak bunda çok geç kalındı, bu gecikmenin de bazı olumsuz sonuçları olacaktır.”

Stephen Larrabee bunları söylerken, John Hulsman ikili ilişkilerin gerginleşmesinde Türk hükümetinin iktidarını iyi kullanamamış olmasının etkili olduğunu belirtiyor: “Açıkcası Türk hükümeti kamuoyunun kurbanı olmuş gibi hareket etti. Evet, Türk halkının yüzde 90’ını savaş istemiyordu ve her politikacı gibi Türk politikacıların da bunu dikkate alması gerekiyordu. Ama liderlik gösterip, kamuoyunun görüşünü değiştiremediler. Örneğin İngiltere Başbakanı Blair gibi her fırsatı kullanıp, kamuyonu ikna etmeye çalışmadılar. Halbuki, Türkiye olsa da olmasa da ABD’nin Irak operasyonunu başlatacağını, savaş sonrası Irak’ta söz sahibi olmamanın Türkiye açısından kısa vadeli bir politika olacağını Türk halkına anlatmaları gerekiyordu. Bence çok dar görüşlü hareket edildi ve eninde sonunda bu durum Türk hükümeti için zorluk yaratacaktır."

Hulsman’a göre Amerikan hükümetinin bazı yaklaşımları da varılan noktayı hızlandırdı. Uzmana göre bunların başında, Türk kamuoyunun görüşlerinin ve Türk milletvekilleri üzerindeki siyasi baskının yeterince dikkate alınmaması geliyor. Hulsman bugüne kadar gelinen noktayı bu şekilde değerlendirirken, Rand Corporation uzmanı Stephen Larrabe de, bundan sonra neler yapılması gerektiğine dair kendi görüşünü şu şekilde açıklıyor: "Her ne kadar bence çok geç kalınmış olsa da İncirlik Üssü’nün kullanılmasına ve Türk topraklarının Amerikan askerlerine açılmasına izin verilmelidir.”

Stephen Larrabee’ye göre bu izinlerin verilmesi ilişkilerin geleceğinde psikolojik ve siyasi açıdan olumlu bir yansıma, Kongre üzerinde de olumlu bir etki yaratacak. Larrabee ve Hulsman her ne kadar ikili ilişkilerin şu anda zor bir dönemeçten geçtiğini doğrulasalar da, uzun vadade yeniden düzeleceğine kesinlikle inanıyorlar. Ancak bunda belirleyici olanın yine ikili ilişkilerin kısa vadedeki seyri olduğunu söylüyor; tarafların mutlaka biraraya gelip ortak gündemi, ortak stratejiyi belirlemesi gerektiğini vurguluyorlar. Hulsman, ikili ilişkilerin geleceğine ilişkin görüşlerini şu şekilde açıklıyor: “Türkiye’yle yeniden yakın işbirliği yapılmalı, çünkü Türkiye’nin bugünkü önemi soğuk savaş döneminden bile daha fazla."

İki uzman da uzun vadede Türkiye’nin mutlak önemini koruduğunu söylerken Stephen Larrabee, ABD’nin artık Irak savaşı konusunda Türkiye’den çok büyük beklentileri kalmadığını, sadece Kuzey Irak’a girmemesini istediğini belirtiyor. Heritage Vakfı uzmanı John Hulsman ise Kuzey Irak konusunda şimdiki durumda her iki taraf için en iyi çözümü: “Sınırlı bir tampon bölge kurulması ve sınır boyuna Türk askerinin yerleştirilmesi” olarak formüle ediyor. Hulsman, bunun dışındaki formüllerin ABD tarafından kabul görmeyeceğini vurguluyor.

XS
SM
MD
LG