Erişilebilirlik

AB Kurumları İşbaşı Yapıyor - 2003-01-05


Yarından itibaren işbaşı yapacak olan Avrupa Birliği kurumlarının gündemi Kıbrıs ve Türkiye ağırlıklı olacak. Avrupa Komisyonu yetkililerinin, dönem başkanı Yunanistan ile 9 ocakta Atina’da yapacakları toplantı ile Atina dönemi resmen başlarken, Türkiye ile Kıbrıs konusunda yapılacak çalışma programı da belirlenecek.

İcraatı ile hiç kimseyi memnun etmemesine rağmen, AB’nin tarihi bir kavşaktan daha dönmesinde başarılı olan Romano Prodi ekibinin tatil dönüşü ilk yapacağı iş Atina’ya gitmek olacak.

Yunanistan Başbakanı Simitis ve Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu ile diğer hükümet üyeleri önümüzdeki haziran ayı sonuna kadar Avrupa Birliği’nin kaptan köşkünü devralmış bulunuyorlar.

Birliğin yürütme organı olan Komisyon ile en üst düzey siyasi karar organı olan bakanlar konseyinin yöneticileri 2003 yılının icraat programı üzerinde görüş birliği sağlamaya çalışacaklar.

Bu arada Yunanistan kendi önceliklerini açıkladı. Ancak bu hedeflere ulaşmak için komisyonun da mutlak işbirliği gerekiyor.

Yunanistan, 1981’de üye olduğu AB’ni 4. kez yönetecek. Üye ülkelerin önemli olanlarında, sosyalist iktidarların bulunması Simitis başkanlığının işini kolaylaştırıcı bir etken olacak.

İddialı bir icraat programıyla yola çıkan Atina’nın dönem başkanlığı yine de o kadar kolay geçeceğe benzemiyor. Irak’ta muhtemel bir savaş, Kıbrıs’ta çözümsüzlük, Türkiye ile ilişkilerde bir tıkanma veya genişleme sürecinde beklenmeyen bir aksaklık Simitis ve ekibini güç durumda bırakabilecek.

Yunanistan’ın dönem başkanlığının logosu Avrupa Birliği bayrağı fonu üzerinde, zeytin dalı ve göğe doğru yükselen beyaz bir güvercin. Diğer bir deyişle, işlenen tema barış. Slogan ise “değerler topluluğunun geleceğini paylaşalım.”

Yunanistan’ın barışı pekiştirmek için altı ay boyunca göstereceği çabalar arasında Türkiye ve Kıbrıs da yer alıyor. Atina, Kıbrıs’ta kalıcı ve işler bir çözüm bulunarak, birleşik Kıbrıs’ın 16 Nisan'da Akropolis’te diğer 9 müstakbel üye ile beraber Avrupa Birliği’ne katılım töreninde hazır bulunmasını gönülden istiyor.

Aslında Yunanistan dönem başkanlığı sırasında, Kıbrıs, Ege ve Türkiye’nin AB ile ilişkileri gibi sürekli ayak bağı olmaya devam eden dosyaları, çözüm içerecek şekilde bir daha açılmamak üzere rafa kaldırmaktan yana.

Böylece sınırdaş komşusu Türkiye ile mevcut sorunlarını bir başka ülkenin dönem başkanlığı sırasında çözmek zorunda kalmayacak. Bunun onurunu Avrupa Birliği’nde kendisi tek başına taşımış olacak.

İşte 22 Ocak'ta Atina’da, Türkiye ile AB Troykası arasında yapılacak siyasi toplantı bu açıdan, önemli bir sürecin ilk kilometre taşını oluşturuyor.

Ardından da 28 Şubat'a kadar Kıbrıs’ta en azından bir çerçeve çözüm anlaşmasının imzalanması için çaba gösterecek Atina.

Brüksel’deki siyasi uzmanlar, Türkiye ile ilişkiler açısından Atina dönem başkanlığından umutlular. Unutmamak gerekiyor ki, Helsinki liderler zirvesi sonuç bildirisi uyarınca Türkiye ile Yunanistan aralarındaki Ege sorununu 2004 yılına kadar çözmek için çaba harcamak zorundalar.

Olmadığı taktirde de Lahey Uluslararası Adalet Divanı'na gitme kararı almaya mecburlar. Kıbrıs sorununun çözüldüğü, Ege’nin kalıcı bir barış gölüne dönüştüğü ve Türkiye’nin, Kopenhag Kriterlerine uyum reformlarını tamamladığı bir altı aylık Yunanistan dönem başkanlığından sonra, nöbeti devralacak bir başka Akdeniz ülkesi olan İtalya’nın, Türkiye ile üyelik müzakerelerini başlatma kararı aldırtmaması için hiçbir gerekçe kalmayacak.

Elbette bu Atina dönem başkanlığının başarılı neticelenecek senaryosu. Tersinin olması halinde, Brüksel’de telaffuz edilen kelime “tıkanıklık...” Sadece tıkanıklık değil, en hassas bölgelerden birinde ve elbette AB’nin sınırları etrafında gerginlik ortamı.

Atina’nın sosyalist iktidarı bunu istemiyor. Türkiye ile kalıcı bir işbirliğinin kendi ulusal çıkarları açısından da önemli olduğuna inanıyor. Bu yüzden iki tarafta da kamuoyu baskısının eskiye oranla azaldığı bir ortamda ulusal menfaatleri ilgilendiren sorunların üstesinden gelinebileceği sanılıyor.

Atina yöneticileri 9 Ocak'ta Avrupa Komisyonu ile buluşmadan önce, Salı günü Avrupa Parlamentosu’nun sosyalist grubunu ağırlayacaklar. Heyette Kıbrıs raportörü Jacques Poos ile Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs delegasyonu başkanı Mathilde Rothe da bulunuyor.

Atina’nın bu buluşmada Kıbrıs ve Türkiye konularında vereceği mesajlar, Türk asıllı Alman parlamenter Ozan Ceyhun’un da aralarında bulunduğu Sosyalistlerin parlamentoda izleyecekleri tavırda mutlaka etkili olacak.

XS
SM
MD
LG