Erişilebilirlik

'Iraklı Kürtler Kilit Noktada' - 2002-10-22


Irak’a karşı düzenlenecek askeri bir operasyonda, Türkiye gibi kilit ülkelerin yanı sıra Iraklı Kürtler'in de desteği büyük önem taşıyor. Iraklı Kürtler’in, Afganistan’daki Taleban rejiminin devrilmesinde ciddi bir rol oynayan Kuzey İttifakı gibi bir işlev görebileceğini söyleyenler, silah altındaki onbinlerce Iraklı Kürt’ün Saddam’ın devrilmesini hızlandırabileceği görüşünü savunanlar olabilir. Ancak, birçok uzman, silah altındaki Iraklı Kürtler’in, Irak ordusunun büyüklüğü dikkate alındığında çok da güçlü olmadığını söylüyor. Zira, Irak ordusu Ortadoğu’daki en büyük askeri güç odaklarından biri.

Washington Yakındoğu Araştırmalar Enstitütüsü Türkiye Araştırmalar Programı Koordinatörü Soner Çağaptay, Iraklı Kürtler’i Afganistan’daki Kuzey İtitfakı’na benzetmenin büyük bir yanlış olacağını söylüyor:

"Afganistan’daki birçok farklı etnik grubu çatısı altında toplayan Kuzey İttifakı çok geniş bir tabana sahipti ve Afgan halkının çıkarlarını en geniş şekilde temsil ediyordu. Iraklı Kürtler, bir azınlık grubunu temsil ediyor, dolayısıyla nüfusun geride kalan kesimince, ülkenin tamamının çıkarlarını koruduğu şeklinde kabul görmüyor. Nüfusunun önemli bir bölümü Araplardan oluşan Irak için bu ciddi bir etnik sorun oluşturabilir."

Bununla birlikte birçok uzman Iraklı Kürtler’in, komşu ülkelerin hoşuna gitmese de, ülkenin geleceğinde önemli bir rolü üstleneceği görüşünü taşıyor. Türkiye, İran ve Suriye, Saddam sonrasında özerk bir yönetim oluşturmak isteyen Iraklı Kürtlerin siyasi planlarından rahatsızlık duyuyor.

Irak’a karşı düzenlenecek olası bir operasyonda Amerika’nın desteğine büyük ihtiyaç duyduğu Ankara, Irak içindeki federal bir Kürt bölgesinin veya bağımsız bir Kürt devletinin Türkiye’de yaşayan 12 milyon Kürt nüfusu tahrik edeceğindan kaygı duyuyor.

Türk yetkililer, bağmsız bir Kürt devletinin kuruluşunu engellemek için bölgeye asker gönderebilecekleri tehdidinde bulunuyor. Türkiye, özellikle zengin petrol yataklarına sahip Kerkük’ün Kürtler’in kontrolüne geçmesine şiddetle itiraz ediyor. Iraklı Kürtler ise, Ankara’nın asker gönderme tahditlerine, Kuzey Irak’ın Türk askerlerine mezar olacağı şeklinde iddialı karşılıklar veriyor.

Türkiye ile Iraklı Kürtler arasındaki bu gerilim nasıl giderilecek? Georgetown Üniversitesi’nin Türkiye Araştırmalar Kürsüsü başkanı Sabri Sayarı, bunun oldukça zorlu bir süreç olacağını söylüyor:

"Türkler, olası bir Irak operasyonu için vereceği askeri destek karşılığında Kürtler konusunda kesin güvenceler isteyecektir. Eğer bu garantiler verilmezse, Amerirka’ya destek olacakları kanısında değilim."

Sabri Sayarı bunları söylerken, Amerikan Ulusal Savaş Koleji’nin Türkiye ve Kürtler konusundaki uzman profesörü Peter Galbraith “21. Yüzyıldaki Türkiye, 19’uncu yüzyıldaki Türkiye’den elbette çok farklı” diyor:

"Osmanlı İmparatorluğu’ndan değil, büyüyen, kendine güveni giderek artan, refah düzeyi sürekli yükselen ve Avrupa Birliği’ne girmeye aday bir Türkiye’den bahsediyoruz. Dolayısıyla Irak içeresinde kurulacak federal bir Kürt bölgesinden korkacak birşeyi yok Türkiye’nin. Türkiye’nin askeri bir maceraya girip, Kuzey Irak’a asker göndermesi çok pahalıya mal olur: Uluslararası toplum tarafından kınanır, Amerikan kamuoyunun tepkisini toplar ve Avrupa Birliği’ne üyelik yolunu tıkar. Sanırım Türk politikacılar bütün bunların farkında, evet kamuoyu önünde sert açıklamalar yapılıyor ama ben bu sözlerin eyleme dönüşeceğine inanmıyorum."

Iraklı Kürtler'in gelecekte ne kadar bağımsız olacakları sorusu hala yanıt beklerken, Kürtlerin kendi aralarındaki çekişmeyi nasıl sona erdirecekleri de hala merak konusu. Her ne kadar Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokratik Partisi ile Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği aralarındaki çekişmeyi son zamanlarda bir kenara bırakıp, işbirliği yapsalar da, anlaşmazlıklar tamamen çözümlenmiş değil. Ortadoğu uzmanı Soner Çağaptay, Irak içindeki bir Kürt oluşumun ister bağımsız bir devlet olsun ister gevşek bir federasyon zayıf bir devlet olacağı öngörüsünde bulunuyor. Çağaptay’a göre Ortadoğu’daki zayıf devletler Lübnan örneğinde olduğu gibi çok zorlanıyor. Soner Çağaptay, zayıf bir Kürt devletinin manipülasyonlara çok açık alacağını vurguluyor.

Birçok Ortadoğu uzmanı, Iraklı Kürtler’in altın çağını yaşadığı görüşünde. Körfez Savaşı’ndan sonra BM gözetiminde “Uçuşa Yasak Bölge” oluşturulmasından bu yana Kürtler’in yaşam koşulları düzeldi ve ülkenin diğer bölgelerine göre daha demokratik bir ortama kavuştular. Şimdi birçok Kürt, bölgedeki dengenin kandi aleyhlerine işlemesinden kaygı duyuyor. Pennsylvanya’daki Lehigh Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Henri Barkey’a göre, Kürtler bu konuda oldukça kaygılı görünüyor:

"ABD, Saddam rejimini devirmekte ne kadar kararlı, Saddam sonrasındaki Irak için yapılan pazarlıklarda Kürtleri gözardı etmemekte ne denli ciddi? Şu anda bu iki soru Iraklı Kürtleri çok yakından ilgilendiriyor. ABD’nin da ciddiyetini belli ederek bu kaygıları gidermesi gerekiyor."

Ulusal Savaş Koleji uzmanlarından Peter Galbraith de Kürtlerin bazı temel garantiler aradıkları görüşünü savunuyor:

"Herşeyden önce Irak’a yönelik askeri bir operasyonda, can güvenliklerinin ve topraklarının korunup-korunmayacağını bilmek istiyorlar. Elbette, kimyasal ve biyolojik silahları kullanmaktan çekinmeyen Bağdat rejiminden kaygı duyuyorlar. İşte bu nedenle de Amerika’dan kesin garantiler bekliyorlar. Ayrıca, biyolojik silahlara karşı kullanılan antibiyotik ve aşı depolamak istiyor, kimyasal silahlara karşı da koruyucu giyecekler temin edilmesini bekliyorlar. Ve son olarak da ABD’den, Irak’ın federal bir devlet yapısına geçeceği yolunda bir açıklama bekliyorlar. Saddam sonrası bir yönetimin, şu andaki özgörlüklerini kısıtlamayacağına dair teminat arıyorlar."

Bağdat rejimine karşı düzenlenecek bir operasyonda Iraklı Kürtlerin de yer alacağı genellikle kabul gören bir fikir, ancak hem Iraklı Kürtlerin hem de komşu ülkelerin istediklerini sağlamak, uzun vadede, Saddam’ı devirmekten daha güç de olabilir.

XS
SM
MD
LG