Erişilebilirlik

ABD'de Avrupa Birliği tartışması - 2002-07-16


Avrupa Birliği’nin genişleme politikasıyla daha farklı bir şekle bürünmeye başladığı son yıllarda Avrupa’nın ne olup olmadığı, Amerikan sisteminden farkı daha da önem kazandı. Konuyu tekrar gündeme getiren Washington'daki düşünce kuruluşu Yeni Amerika Vakfı oldu. Vakfın düzenlediği toplantıya konuşmacı olarak İngiltere’nin Washington’daki büyükelçiliğinde ticaret ve ulaşım müsteşarı olarak görev yapmış olan Nicholas Wescott katıldı.

Wescott, aynı konuda gözlem yapan pek çok kişi gibi ABD ve Avrupa Birliği’nin uluslararası alanda üzerinde çalışması gereken pek çok konu olduğuna inanıyor. ABD ve AB’nin güvenlik ve ekonomik alanda çıkarları gittikçe birbirine yaklaşırken ikili ve uluslararası ilişkiler de bir yandan gerginlik gittikçe artıyor. Bunun nedenlerini sıralayan Wescott şöyle dedi:

"Avrupa ile Amerika arasında tarihi, ekonomik ve stratejik olarak sıralayabileceğimiz 3 sorun var. Tarihi sorun bazen birbirimizi anladığımızı sandığımızdan çıkıyor. Amerikalılar orjinal olarak Avrupa’dan gelenler olduğu için Avrupalılar gibi düşündükleri varsayılıyor. Bunun böyle olmadığını görünce de hayal kırıklığına uğruyoruz. Aslında tarihi deneyimlerimizin farklı olması bizi ayrı kılıyor."

İngiliz diplomat Wescott, Avrupa ve Amerikalıların demokrasi, serbest pazar, kapitalizm, bireysel özgürlükler gibi bazı temel değerleri paylaştığını ancak Avrupalıların ABD’ye göre bir yandan manevi bir üstünlük diğer yandan da ekonomik bir aşağlık duygusu içinde olduklarını kaydetti. Wescott, Avrupalıların Amerika’yı anlamadığını söyledi.

"Avrupa’da Amerika’nın neden başarılı olduğunu, bu kadar çeşitli insanı bir arada tutan şeyin ne olduğunu anlayamıyoruz. Amerika’nın anayasası ile politik uygulamalar birbirini tamamlayacağı yerde çelişiyor. Avrupalılara göre Amerikan anayasasındaki bağımsızlık, eşitlik, demokrasi ve hukukun üstünlüğü prensipleri politikadaki yansımasıyla kabul edilemez durumda."

Wescott, Amerikalıların da Avrupa’yı anlamadığını belirtiyor ve Avrupa’da yerleşik köklü bir kültürün, Amerika’daki hareketliliği ve kendine aşırı güven duymayı tuhaf karşıladığını söylüyor. Wescott’a göre Avrupa’nın devlet yaklaşımına en çok etki yapan olay kıtada yaşanan savaşlar. "Avrupa’da milliyetçiliğin ve tek taraflı hareket etmenin yol açtığı savaşlar görülünce, Avrupa birleşmeye karar verdi ve Avrupa ülkeleri toplumun genel iyiliği için ulusal çıkarlardan yavaş yavaş fedakarlık etmeye başladı. Avrupa Birliği’nin kuruluşunun temellerinde ekonomik rekabeti önleme çabaları yatıyor. Çünkü birinci ve ikinci dünya savaşlarının temelinde ekonomik rekabet yatıyordu."

Wescott, Amerika ve Avrupa’nın çevre politikalarına yaklaşımını örnek olarak gösterdi. Eski ve kalabalık kıtanın çevreye zarar vermenin sonuçlarını yaşadığını kaydeden diplomat, Avrupalı halkın da bu yüzden çevreyi koruma politikalarına destek verdiğini ancak Amerika’nın Avrupalıların çevre politikalarını anlayamadığını belirtti. İngiliz diplomat AB ve ABD arasındaki ekonomik çekişmeye de değindi.

"Avrupa Birliği ile Amerika arasındaki sorunların çoğu iki tarafın da bu alanda birbirine çok benzemesinden kaynaklanıyor. İki taraf ta çok büyük, serbest pazar kapitalist ekonomisine sahip. Amerika’nın nüfusu 287, Avrupa Birliği’nin ise 377 milyon kadar. İki tarafın da ticari kapasiteleri, ihracat oranları birbirine çok yakın."

İngiliz diplomat Wescott, bu nedenle AB’nin ve ABD’nin birbirinin en yakın ticari ortağı ve en büyük rakibi olduğunu, ancak yaklaşım farkları bulunduğunu da belirtiyor. Örneğin Amerikalılar, Avrupa’da devletin özel sektöre fazla karıştığını düşünüyor. Ancak Wescott, devlet korumacılığının ve sübvansiyonlarının ABD'de da bulunduğunu ancak bunun işin içine girince anlaşıldığını kaydetti.

Wescott’a göre Amerika ile Avrupa arasında stratejik alanda, ekonomik ilişkilerdeki benzerliğe uymayan büyük bir dengesizlik var.

"ABD dünyadaki en güçlü ülke ve dünya çapındaki savunma harcamalarının yüzde 40’ını yapıyor. AB’nin askeri kapasitesi ise çok daha sınırlı. Bunun da tarihi nedenleri var. Avrupalılar artık savunma harcamalarını desteklemiyor. Avrupa ile ABD arasındaki stratejik ilişki şimdiye kadar NATO sayesinde dengede kaldı. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle durum zorlaştı."

Diplomat Wescott’a göre Avrupa ve ABD’nin stratejik alanda birbirinden uzaklaşmasını, ekonomik ilişkilerdeki uyum dengeleyebilir. ABD’nin son olarak Irak’ta müdahale yönündeki stratejik yaklaşımı Avrupa’yı son derece rahatsız ediyor. Avrupalılar Irak konusuna önem veriyor ancak Amerika’nın Irak’la ilgili durumu Ortadoğu sorunu çözülmeden ortaya getirmesini doğru bulmuyor.

ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yer almaya yanaşmaması da Avrupalıları rahatsız ediyor.

Washington’da konuşan İngiliz diplomat Nicholas Wescott, Avrupa Birliği’nin genişlemesiyle ABD ile AB arasındaki sorunların da büyüyeceğini söyledi.

"AB’nin görüşlerini tek bir ağızdan söyleyememesi Amerikalılar için önemli ve haklı bir sorun. Amerika, Avrupa Birliği’nin başı, sonu nerede bilemiyor. Oysa ülkelerin başkanı, bakanları, meclisleri var. Avrupa Birliği, Amerikalılar için bir ahtapot gibi."

Nicholas Wescott, ABD ile AB’nin birbirini daha iyi anlamaları için diyalogu arttıracak zirvelere devam edilmesini öneriyor. Wescott, Avrupa Birliği’nin zamanla ortak bir dış politika benimseyeceğini de kaydediyor.

XS
SM
MD
LG