Erişilebilirlik

'AB-Türkiye Görüşmeleri Başlamalıdır' - 2002-06-13


Türk Sanayici ve İşadamları Derneği TÜSİAD’ın Washington bürosu geçenlerde bir grup Amerikalı uzmanın Türkiye’yle ilgili değerlendirmelerini anlattıkları bir toplantı düzenledi. Toplantı, bu uzmanların Türkiye’ye yaptıkları bir gezi ve incelemelerini izledi. Konuşmacılardan Heritage Vakfı uzmanı John Hulsman, “Tren Kazası ve Fırsatlar” başlıklı konuşmasında, Türkiye’nin NATO ve Avrupa ile ilişkileri ve Kıbrıs konusu üzerinde durdu.

Hale Ebiri'nin haberi

John Hulsman konuşmasının fırsatlar bölümünde NATO üzerinde durdu, örgütün genişlemesini yeni Avrupa gücü oluşturulmasını, Türkiye’nin katkılarını değerlendirdi. Hulsman, “tren kazası” diye nitelediği bölümde ise Kıbrıs’ın durumunu ele aldı. Hulsman Kıbrıs konusuna, Amerika dahil kimsenin fazla ilgi göstermediğini savunarak bu konuyu neden bir tren kazasına benzettiğini anlattı:

“Neden tren kazası? Pekçok Avrupa Birliği yetkilisiyle, Kıbrıs’ın Rum kesiminin Avrupa Birliği üyeliğine katılmasını konuştuk. Zaten bu konuda görüşmeler tamamlanıp bitmiş ve Yunanlılar da, Kıbrıs’dan önce herhangibir ülkenin üyeliğini veto edeceğini ilan etmiş bulunuyor. Bunun Türkiye için yaratacağı sorunları Avrupalılarla konuştuğumuz zaman, bize “süreç devam ediyor. Denktaş ve Klerides aynı masaya oturmuş konuşuyor. Bunu başardık” diyorlar. Ben de onlara Arafat’la Barak’ın aynı masaya oturup görüştüğünü, fakat işlerin yürümediğini örnek gösteriyorum. Görüşme sürecinin başlaması iyi bir şey ama bu, içeriğin yerini alıyorsa konuların aslı hakkında yanıltıcı izlenimler edinirsiniz.“

Hulsman Avrupa Birliği’nin Kıbrıs’la ilgili sorunları Ankara’nın çözümlemesini ve adımları Ankara’nın atmasını istediğini ve yardımcı olmaktan kaçındığını belirtti. Uzman Kıbrıs sorununu ancak iki toplumun çözebileceğini belirtmekle birlikte, dışardan yardımın da gereğine işaret etti. Heritage Vakfı uzmanı, tren kazasına doğru gidişin durdurulamayacağını fakat tahribatı azaltmanın çeşitli yolları olabileceğini savundu. Avrupa Birliği’nin bir yandan Kıbrıs konusunda görüşmeleri açık tutarken diğer yandan da Türkiye’nin Birliğe katılım görüşmelerini başlatması gerektiğini belirten uzman şöyle dedi:

“Önerilerimden biri, Avrupa Birliği’nin bağları açık tutması ve Denktaş’la Klerides arasındaki görüşmelerin bir sonuç vermesi durumunda Kıbrıs’ın kuzey kesiminin de derhal Avrupa Birliği üyeliğine alınmasıdır. Bu aslında sıkıcı bir hukuksal manevradır, ama Avrupa Birliği bu alanda çok başarılıdır. İkinci önerim ise, Türkiye’yi topluluğa alma görüşmelerini başlatmaktır. Bu, Türkiye’yi üyeliğe almak zorunda oldukları anlamına gelmez. Sonuç hakkında önceden bir taahütte bulunmaları da gerekmez. Sadece konuşmayı kabul edecekler, hepsi bu. Yine bu yöntem, -konuşmak da- Avrupalıların çok başarılı oldukları bir alandır. Bunun da, siyasi açıdan işlerin ilerlemesine ve zararın asgari düzeyde tutulmasına yardımcı olacağına inanıyorum.”

John Hulsman Avrupa Birliği’nde Kıbrıs konusu ve Türkiye’yle ilişkilerin kötüye gitmesinin, Amerika açısından önem taşıdığını belirtti ve “bizim bu tartışmalarda bir çıkarımız yok, bu bizim uğraşmamızı gerektiren bir konu değildir diyemeyiz, böyle konuşmak dünyaya ve terörizmin nereye gittiğine bakıldığında bir anlam taşımaz” şeklinde konuştu. John Hulsman, Türkiye’nin, Avrupa Birliği ile üyelik görüşmeleri yapan Bulgaristan ve Romanya’dan çok daha önemli olduğunu da belirtirken şöyle dedi:

“Türkiye uzun zamandır NATO’nun çok değerli bir üyesidir; İttifakın askeri gücüne çok büyük katkısı olan bir ülkedir. NATO içinde bu kadar önem taşıyan fazla üye de yok. Amerika, Fransa, İngiltere var. Gerçekler bu. Değişiklik istiyorsak realitelere bakarak hareket etmemiz gerekir. Böyle bir ortamda tren kazasını önlemek için Amerika’nın yardımına ihtiyaç var."

Heritage Vakfı uzmanı John Hulsman, bu yardım olmadığı takdirde, çok büyük sorunlarla karşılaşma tehlikesi olduğunu vurguladı.

XS
SM
MD
LG