Erişilebilirlik

'Irak Konusunda Bir Emir Almadık' - 2002-06-10


Irak’ın kuzeyindeki uçuş yasağı bölgesini denetleyen Amerikan, İngiliz ve Türk askeri koalisyonunun yetkilileri, henüz kendilerine Irak lideri Saddam Hüseyin’e karşı bir operasyon için hazırlık emri verilmediğini söylüyor. Oysa batı basını, haftalardır, Amerikan yönetiminin Saddam Hüseyin’i iktidardan uzaklaştırmak için askeri bir operasyon düzenleyeceğinden bahsediyor. İncirlik Hava üssüne giden Amerika’nın Sesi muhabiri Alisha Ryu böyle bir saldırıdan önceki durumu inceledi, askerlerle konuştu:

Alisha Ryu'nun haberi:

İncirlik üssünden havalanan F-16 uçaklarının kanatlarında radyasyona ve ısı yayan hedeflere karşı hassas füzeler bulunuyor. "Operation Northern Watch" ya da Kuzey Bekçisi Operasyonu çerçevesinde, 36’ıncı paralelin kuzeyinde kalan ve Irak uçaklarına yasaklanmış bölgeyi denetleyen müttefik kuvvet uçakları hergün İncirlik üssünden havalanıyor. Bu uçakların pilotları, Irak’ın SAM adıyla da bilinen, karadan havaya füze rampalarını belirlemek ve bunları imha etmekle görevli. Pilotun ikinci amacı ise, salimen üsse gere dönebilmek.

Amerika Savunma Bakanlığı Bağdat yönetiminin, müttefik pilotları sindirmek amacıyla son aylarda önemli sayıda SAM füzesini gizlice kuzeydeki ve güneydeki uçuş yasağı bölgelerine kaydırdığını belirtiyor. Bazı Amerikalı yetkililer Saddam Hüseyin’in, batı düşmanı Arapların gözünde itibar kazanabilmek amacıyla bir müttefik uçağını düşürme peşinde olduğunu söylüyor. Saddam’ın ayrıca, Amerika’da, askerlerin ülke dışında görev yapmasına karşı çıkan bir kamu oyu yaratma peşinde olduğunu söyleyenler de var. İncirlik üssündeki operasyon merkezinin komutanı, Amerikan Hava Albayı Buck Burgess, Bağdat yönetiminin ne kadar Sam füzesini bölgeye kaydırdığını belirtmemekle birlikte, bu füzelerin çok büyük tehlike yarattığını vurguluyor:

"Bu füzeler her zaman kuzeyde değil. Fakat bunların çoğu seyyar olduğu için, Saddam Hüseyin bunların yerini zaman zaman değiştiriyor ve bu da, bizim bunları tesbit etmemizi zorlaştırıyor. Saddam bu füzelerin yerini, biz bombalarız diye değil, bizim uçaklarımızdan birini düşürebilmek amacıyla değiştiriyor."

Kuzeydeki uçuş yasağı bölgesi, Saddam Hüseyin’in, kendisine karşı 1991 yılında, Körfez Savaşı’ndan sonra başkaldıran Kürtlerin isyanını acımasız bir şekilde bastırması üzerine oluşturuldu. Bir yıl sonra da, güneydeki Şii asıllı Irak vatandaşlarını Saddam’a karşı korumak amacıyla ikinci bir uçuş yasağı bölgesi yaratıldı.

Aradan on yıl geçtikten sonra Kuzeydeki müttefik operasyonunun komutanları, yaptıkları işin hayati önem taşıdığını söylüyor. Müttefik kuvvetlerin pilotları Irak ordusunun 36’ıncı paraleli geçmesini engellerken, haberleşme ve izleme görevli uçaklar da Saddam rejiminin kitle imha silahları geliştirmesini önlemek için gerekli bilgileri topluyor.

Uluslararası silah denetim uzmanları dört yıl önce Irak’ı terk etmeye zorlandığı için, Batılılar, Irak’ın nükleer ve biyolojik silah geliştirme çabalarını etkin bir biçimde denetleyemiyor.

Irak, ancak 12 yıldır devam eden ekonomik ambargoya son verilip kuzey ve güneydeki uçuş yasağı bölgeleri kaldırılırsa, silah denetçilerinin geri dönmesine izin vereceğini söylüyor.

Müttefik kuvvetlerin kontrolu altında, Kuzey Iraklı kürtler serbestçe hareket edebiliyor, nisbi bir özerklik ve ekonomik rahatlık içinde yaşayabiliyor. Kürt yetkililere göre, bölgedeki köylerin yüzde 70’i içme suyuna kavuşmuş bulunuyor, bebek ölümü oranları da, Irak’ın geri kalan bölümündekinin sadece yarısı kadar.

Kuzeydeki müttefik operasyonunun İncirlik’te görev yapan komutanı Amerikalı General Edward Ellis şöyle diyor:

"Biz Kürtlerin koruma görevlisi miyiz? Hayır. Onları gerektiği takdirde koruyacak bir abilerinin var olduğunu mu göstermek istiyoruz? Evet."

General Ellis, operasyonun bu temel hedefine ulaştığını belirtiyor. Fakat bu başarı, Bush yönetiminin Saddam Hüseyin’i iktidardan uzaklaştırma çabasına destek kazanmasını da engelliyor.

Yüksek düzeydeki Amerikalı yetkililerin, son günlerde Irak liderinin iktidardan uzaklaştırılmasına Kürtlerin ne gibi bir katkı yapabilecekleri konusunda Kürt liderlerle görüşmeler yaptığı bildiriliyor. Iraklı Kürt muhalif liderler, bu görüşmeler hakkında bilgi vermeyi reddetmekle birlikte, bazı engellere de dikkati çektiler.

Irak’ın kuzeyinde 85 bin kişilik bir kuvvete sahip oldukları söylenen Kürtler, yeni elde ettikleri özerkliği daha iyi bir gelecek ve hatta bir devlet kurma vaatlerine karşı değişmek istemediklerini söylüyor. Kuzey Iraktaki Kürtler, bir Amerikan saldırısının, Irak’a yönelik uluslararası ambargonun etkilerini hafifletmek için 1995 yılında kabul edilen, Birleşmiş Milletler’in Petrol Karşılığı Gıda programını ortadan kaldırmasından kaygı duyuyor. Bu program çerçevesinde Irak, dışarıya petrol satıyor ve karşılığında halkının ihtiyaç duyduğu gıda ve diğer ihtiyaç maddelerini satınalıyor.

Kürtler, Irak’ın sattığı petrolün gelirinden yüzde 13 oranında pay alıyor. Bu da bu bölge ekonomisinin yüzde 60’ını temsil ediyor. Kürtler işte bu geliri kaybetmekten, yeni bir Irak liderinin, şu andaki gelir paylaşımına son vermesinden kaygı duyuyor. Irak’ın kuzeyini denetleyen görevliler, Washington, Irak Lideri Saddam’a karşı harekete geçmeye karar verirse, bu görevi de yerine getirmeye hazır olduklarını söylüyorlar. İncirlik’teki Amerikan kuvvetlerinin muharebe hazırlığından sorumlu olan Albay Marc Felman şöyle diyor:

"Buranın çok stratejik öneme sahip olduğunu görmek için ‘dahi’ olmaya gerek yok. Bir bakıma biz, çok korktuğumuz, Batı düşmanı kuvvetlere karşı en son kale görevi yapıyoruz. Görevimiz hazır olmak ve sivil yöneticilerimizin söyleyeceklerini dinlemek ve “yap” dediklerini yapmak."

İncirlik’teki Amerikan kuvvetlerinin böyle bir emri yerine getirebilmesi için, Türkiye’nin, Irak’a düzenlenecek bir operasyonda İncirlik üssünü kullanmaya izin vermesi gerekiyor. Türk hükümeti şu andaki operasyonu kuvvetle desteklemekle birlikte, kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına yolaçabilecek adımlara karşı çıkıyor. Türkiye, yıllarca Güneydoğu Anadolu’da isyancı Kürtlere karşı mücadele etti. Bu mücadele sırasında bazı Kürt isyancılar, Kuzey Irak’ta barınak buldu. Türkiye ayrıca, sınırının dibinde çıkacak bir savaşın, turizm sanayine zarar vermesinden ve dogğacak zararın ekonomiyi bir kargaşa içine sokmasından kaygı duyuyor.

Başkan Bush geçenlerde Irak’a karşı bir savaş planı olmadığını söyledi. Ancak Bush, Irak’ı, Şer Ekseni olarak nitelediği üç ülkeden biri ilan etmekle, Saddam Hüseyin’in kitle imha silahları üretmesine izin vermeyeceğini açıkca göstermiş oldu.

Amerika’nın Irak’ı bu kadar yakından izleme sebeplerinden biri de, Saddam Hüseyin’in nükleer ve biyolojik silah edinmiş olması ve bu silahları Üsame Bin Ladin gibi teröristlere verme ihtimalinin bulunması…

XS
SM
MD
LG