Erişilebilirlik

Unutulmaz Şairi New York'ta Hatırlamak - 2002-05-02


New York’ta “Unutulmaz Şairi Hatırlamak” ve “Nice Binyıllara Sevgili Nazım” adıyla doğumunun yüzüncü yıldönümünde Nazım Hikmet’i anmak için özel toplantılar düzenlendi. Kalabalık bir grubun izlediği ilk etkinlikte sanatçılar şairin şiirlerini yorumlarken şair ve insan olarak Nazım’ı anlattılar.

Nazım Hikmet, 1961 yılında Doğu Berlin’de yazdığı şiir-otobiyografide: Yazılarım otuz kırk dilde basılır Türkiye’mde Türkçemle yasak, demişti.

O zamandan bugünlere pek çok şey değişti. Nazım’ın hem sesi, hem eserleri, hem de adeta kendisi New York’taydı. Nazım’ın şiirlerinin en iyi sahne yorumcularından olan Genco Erkal bu gösteriye Amerika’da katılmanın anlamını dile getirirken şöyle dedi. "Nazım'ın bir şiirinde diyor ki Avrupa'yı, Asya'yı, Afrika'yı dolaştım, bir tek Amerikanlar vize vermediler. O gelemedi ama biz onun sesini getirmiş oluyoruz bugün izleyicilere."

Gecede şairin birkaç şiirini yorumlayan tiyatro sanatçısı Tilbe Saran ise "Nazım herhalde buralarda bir yerde gülüyordur gibime geliyor, Amerika'da, bir yandan da hoşuna gidiyordur," dedi.

Nazım Hikmet’i anma gecesinin yapıldığı New York’taki 600 kişilik Kaye tiyatrosunda boş yer yoktu. İzleyiciler arasında Türkler olduğu kadar hayatı zorunlu sürgünler, hapisler, hasret ve ayrılıklarla geçen bu şairi tanımak isteyen Amerikalılar da vardı. Gecede Nazım’ın İngilizce şiir kitapları satıldı.

Anma gecesinde Amerikalı gazeteci Stephen Kinzer de vardı. New York Times gazetesinin İstanbul’daki ilk büro şefi olarak 4 yıl görev yapmış olan Kinzer’in Türkiye’deki izlenimlerini anlattığı “Hilal ve Yıldız: İki Dünya Arasındaki Türkiye” adlı bir de kitabı var. Bu kitabında Nazım’a da bir bölüm ayıran Kinzer, konuşmasında şairin yaşamındaki çelişkilere değindi:

"Nazım’a hapishanedeyken Devlet Operası tarafından Fransız ve İtalyan operalarının sözlerini Türkçeye çevirme görevi verilmişti. Bu onun hayatındaki çelişkilerin bir kısmını yansıtıyor. Nazım ayrıca aykırı uçlarda olan vatanseverlik ve şovenizm duyguları arasında bir çeşit uzlaşma sağlayan bir şair. Vatanseverlik çok güçlü bir duygu ancak şovenizm, kıskançlık, kızgınlık gibi tehlikeli duygulara yol açabalir. Nazım bize şovenizmden uzak ve uluslararası düşünceye yakın bir yurt severlik örneği gösterdi."

Gazeteci Stephen Kinzer, Nazım’In anlattıklarının çok temel insani duygular olduğunu ve onu anlamak için mutlaka belli milliyete bağlı, belli bir ülkede doğmuş olmak gerekmediğini söyledi. New York’taki Nazım gecesinde konuşma yapanlardan biri de gazeteci-yazar Zeynep Oral dı. Oral, bir Orta Asya ziyareti sırasında yol kenarında vasıta beklerken yanlarına yanaşan köylü kadınların nereli olduğunu sorduğunu ve kendisinin de Türkiye’den olduğunu söylediğini anlattı. Kadınlar Oral'ın Türk olduğuna ancak Nazım Hikmet'ten bir şiir okursa inanacaklarını söylemişler o da Nazım'dan bir şiir okumuştu. Nazım gecesinde farklı bir yorum da sanatçı İlhan Mimaroğlu’na aitti. Mimaroğlu kendi bestelediği müzik ve piyanoda Ayşegül Durakoğlu eşliğinde, Nazım’ın “Makinalaşmak” şiirini söyledi.

New York’ta Güngör Mimaroğlu ve Serdar İlhan’ın öncülüğünde düzenlenen Nazım Hikmet’I doğumunun 100’üncü yıldönümünde anma gecesinde sahneye en son sanatçı Zülfü Livaneli çıktı. Yıllar boyunca Nazım’ın şiirlerini de müziğiyle yorumlayan Livaneli, bu defa piyanoda Yasin Uygunca, kanunda Tamer Pınarbaşı’yla beraberdi. Livaneli sahneye çıkmadan önce bu defa büyük bir orkestrası olmadığını düşündüğünü ancak salondaki izleyicilerden oluşan 600 kişilik koroyu unuttuğunu belirtti. Gece boyunca bu 600 kişilik koro Livaneli'ye eşlik ederken Nazım'ın şarkı olan şiirleri de New York semalarına yükseldi.

Şiir Gecesi

New York’ta Nazım Hikmet’le ilgili olarak ikinci etkinlik “Nice Binyillara Sevgili Nazım” adıyla 2 Mayıs’ta yapıldı. Bu anma toplantısı Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu sponsorluğunda ve "Light Millennium" (Işık Binyılı) internet dergisini çıkaran Bircan Ünver, organizasyonunda 21. Türk Kültür Festivali çerçevesinde gerçekleşti.

Yaklaşık 160 izleyicinin katıldığı toplantıda Nazım hayranları seçtikleri şiirleri okudular. Amerikalı katılımcıların da Nazım’dan İngilizce şiirler okuduğu gecede Türkçe bilmeyen ve Nazim Hikmet’i tanımayan konuklar için Julie Mardin, “20. Yüzyılın Çocuğu” adıyla şairi tanıtan bir sunuş yaptı.

Etkinliğe İstanbul’dan yazar ve öğretim görevlisi Refik Erduran da bir mesajla katıldı. Nazım Hikmet’in kayınbiraderi olan Erduran, hapse atılmak üzere aranan şairin yıllar önce Türkiye’den kaçmasına yardım etmişti. Erduran mesajında “Amerikan yöneticilerinin kimi tutumlarıyla ne denli kavgalı olursa olsun, Nazim Hikmet Amerikan ulusunun dokusundaki özgürlükçü yaratıcılıktan çok umutluydu. Vize verilmediği için, o ulusun ülkesini göremeyişine de çok üzülmüştü. Bu gece Türk Evi'ni dolduran sizler gibi dostları sayesinde, Nazım, nihayet siyasal bağnazlık duvarlarını aşabildi sayılır. Sağ olun, var olun,” dedi.

XS
SM
MD
LG