Erişilebilirlik

25 Mart Amerikan Basınından Özetler


<!-- IMAGE -->

Washington Post 13 eyaletin adalet bakanı tarafından sağlık reformunun anayasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bir dava açıldığını belirtiyor. Gazete, davanın gerekçesinin anlamsız olmadığını vurguluyor:

Eyaletlere göre, bu dava sonucunda herkesin sağlık sigortası almasının zorunlu hale getirilmesinin yasal olduğu kararına varılırsa, federal hükümet vatandaşları başka ürün veya hizmetleri satın almaya zorlamak konusunda sonsuz bir yetkiye sahip olacak. Ancak diğer yandan federal hükümetin herkese sağlık hizmeti sağlamak için piyasanın işleyişine müdahale etmesi meşru bir amaçtır. Dolayısıyla bazı hukukçuların savunduğu gibi davanın sonucunun şimdiden belli olduğunu söylemek mümkün değil. Eğer zorunlu sağlık sigortasının anayasaya aykırı olduğuna karar verilirse, Kongre’nin sağlık reformunu yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Ancak böyle bir karar çıksa bile, bu sağlık reformunun tamamen ortadan kalkması anlamına gelmeyecektir.

<!-- IMAGE -->

Christian Science Monitor Yunanistan’daki ekonomik krizin bütün Euro bölgesi ülkelerini etkilediğini kaydediyor. Gazete, krize karşı önerilen Avrupa Para Fonu’nun kurulmasının kolay olmadığını da ekliyor:

EMF, üye ülkelerin mali durumlarını yakından izleyerek, kurallara uymayan ülkeleri hizaya getirerek ve gerektiğinde zor durumdaki ülkeleri kurtarmak için devreye girerek Euro’nun güçlenmesine katkı verebilir. Ancak Avrupa Birliği üyelerinin böyle bir kurumu destekleyip desteklemeyecekleri belirsizliğini koruyor. Entegrasyonu bir adım daha ileri götürecek olan yeni bir adımı kabul edebilecek ülkelerin sayısı fazla değil. Bir EMF kurulması önerisi daha önce de gündeme gelmişti ama bu öneri gerçekleşmemişti. Euro bölgesi üyelerinin önündeki mali sorunlar göz önüne alındığında belki de artık EMF’nin kurulma zamanı gelmiştir. EMF’nin kurulması çabası, entegrasyonu en fazla destekleyen ülkeler için bile önemli bir sınav olacaktır.

<!-- IMAGE -->

Los Angeles Times Papa Benedikt’in İrlanda’da çocukların papazlar tarafından taciz edilmesi nedeniyle özür dilemesini yetersiz buluyor. Gazete, skandalı örtbas etmeye çalışanların da cezalandırılmasını istiyor:

Papa’nın özrü dilemesi son derece anlamlıdır. Ancak Papa’nın mektubunda değinmediği ve gereğini yerine getirmediği bir başka önemli konu daha var; Papa, İrlanda’da ve diğer ülkelerde taciz olaylarını gizlemeye çalışan piskoposların görevden ayrılması gerektiğini söylemedi. Papa’nın bütün nedamet açıklamalarına rağmen, piskoposların inkâr ve örtbas etme kültüründen kaynaklanan suç ortaklığına son verilmedikçe, Kilise’nin itibarı zarar görmeye devam edecektir. Daha fazla piskopos yerinden olmadıkça, Papa’nın özür dilemesi birçok Katolik için bir anlam ifade etmeyecektir.

<!-- IMAGE -->

New York Times sexting olarak bilinen cinsel içerikli cep telefonu mesajı göndermenin gençler arasında giderek yayıldığına dikkat çekiyor. Ancak gazete, bu nedenle öğrenciler hakkında dava açılmasına karşı çıkıyor:

Okul yönetimlerinin, öğrencilerin cep telefonuyla cinsel içerikli mesajlar göndermesinden kaygılanması anlaşılır bir şeydir. Ancak Pennsylvania’daki bir okulun, başka öğrencilerin telefonlarında görüntüleri ele geçirilen ve sexting karşıtı bir eğitim programına katılmayı kabul etmeyen kız öğrenciler hakkında ceza davası açılmasını istemesi yanlış bir tavırdı. Nitekim federal temyiz mahkemesi de, ailelerin yaptığı başvuruyu kabul ederek öğrenciler hakkında dava açılmasını engelledi. Uygun bir eğitim ortamı oluşturulması, elbette ki okul yönetimlerinin görevidir. Ancak okul yönetimleri bu görevlerini yerine getirirken, anne-babalar tarafından çözülmesi gereken sorunları, mahkemelere taşıma çabasından vazgeçmelidir.

XS
SM
MD
LG