Erişilebilirlik

Obama'nın Birinci Yılında Afganistan Ön Plana Çıktı


Başkan Barack Obama bir yıl önce Amerikan dış politikasında yeni bir döneme başlama sözü verdi. Önemli dış politika konularıyla ilgilenmek üzere özel temsilciler görevlendirdi. Ancak yılın en büyük kararı Afganistan’a 30 bin ek asker gönderilmesi oldu.

Başkan Obama ve Dışişleri Bakanı Hillary Clinton daha uzlaşmacı bir dış politika izleme sözü verdi.

Clinton Dışişleri Bakanlığına atanmasının ardından yeni yönetimin dış politikasının eski Başkan George Bush’un dış politikasından farklı olacağını bildirdi.

"Güvenliğimiz, değerlerimiz ve çıkarlarımız sadece askeri güçle korunamaz. Amerika bunu tek başına da yapamaz. Bütün unsurları kullandığımız bir politika izleyerek daha fazla dost ve daha az düşman edinmeliyiz."

Başkan Obama ve Dışişleri Bakanı Clinton zorlu konulara deneyimli diplomatlar atadı. Richard Holbrooke Pakistan ve Afganistan Özel Temsilciliğine getirildi.

Senato eski çoğunluk lideri George Mitchell Ortadoğu Özel Temsilcisi oldu.

Yönetim ilk kez, İran’la nükleer konularda yapılan görüşmelere katıldı. Aralık ayında Stephen Bosworth Kuzey Kore’ye özel temsilci olarak gönderildi. Ancak iki ülkeyle ilgili önemli bir gelişme sağlanamadı.

Mitchell, İsrail ve Filistinliler’i müzakere masasına yeniden oturtabilmek için birkaç kez Ortadoğu’ya gitti. Ancak sonuç başarılı olmadı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu yahudi yerleşim inşaatlarını tamamen durdurmayı reddetti.

Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt Campbell Burma’ya gitti. Bu ziyaretten sonra Burmalı askeri liderlertutuklu demokrasi savunucusu Aung San Suu Kyi’ye karşı tavırlarını yumuşattı. Ancak Kyi hala ev hapsinde tutuluyor.

Obama’nın karşılıksız çabaları muhafazakarların eleştirilerine hedef oldu. Başkan tecrübesizlikle suçlandı.

Reagan yönetimi eski yetkililerinden Richard Perle İran’ın özgürlükleri kısıtladığı bir dönemde bu ülkeyle diyalog çabalarını eleştirdi.

"Nükleer silah üretme yolunda ilerleyen , terörizmi destekleyen, Ortadoğu’da istikrarı bozan bir İran’la diyalog kurmaya çalışmak yanlış mesaj veriyor."

Obama seçim kampanyası sırasında Irak savaşına başından beri karşı çıktığını vurgulamıştı.

Başkanın Aralık ayında Afganistan’a ek asker göndereceğini açıklaması, kendisini destekleyenlerden de eleştiri topladı.

Kararı almadan önce uzun süre bekleyen Obama eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney tarafından şiddetle eleştirildi.

Başkan kendisini eleştirenlere Amerikan Askeri Akademisi’nde yaptığı konuşmada yanıt verdi.

"Gözden geçirme süreci bana zor sorular sorma ve bütün seçenekleri değerlendirme şansı verdi. Komutan olarak Afganistan’a 30 bin ek asker gönderilmesinin Amerika’nın çıkarına olduğu sonucuna vardım. 18 ay sonra askerlerimiz geri gelmeye başlayacak."

Obama’nın görevinden zorla alınan Honduras Devlet Başkanı Manuel Zelaya’yla ilgili politikası da eleştirilere hedef oldu.

Yıl sonunda Zelaya hala görevine dönmüş değildi.

Başkan’ın Kopenhag’daki iklim konferansına katılması, çevrecilerin umduğu anlaşmanın sağlanmasında etkili olmadı.

Birçok uzman Obama’yı zor konularla mücadele etme kararlılığı nedeniyle takdir ediyor.

Washington’daki İlerleme Politikası Enstitüsü’nden Will Marshall şöyle konuşuyor:

"Bence Başkan üstlendiği zorluklar nedeniyle takdiri hak ediyor. Asıl soru Başkan’ın yönetme azminin, cesur konuşmalarıyla örtüşüp örtüşemeyeceği."

Dışişleri Bakanı Clinton zarar görmüş ilişkileri düzeltmek için dünyayı dolaştı. Pakistan’ın militanlarla yeterince mücadele etmediği yolundaki sözleri, bu ülkedeki liderlerden tepki gördü.

Clinton’ın ‘smart power’/akıllı güç stratejisi Amerikan dış politikasının temel unsuru haline geldi.

XS
SM
MD
LG