Erişilebilirlik

Cameron'dan Avatar'la Anlamlı Mesajlar


Amerika’da bir süre önce gösterime giren Avatar adlı film, bilim kurgu dalındaki filmler arasında yeni bir çığır açacağa benziyor. 250 milyon dolara mal olan üç boyutlu film şimdiden 30 yıl önce sinemaya yeni bir soluk getiren ‘Yıldız Savaşları’yla kıyaslanıyor.

Yıl 2154. Dünyalılar, Pandora adlı bir gezegenden değerli bir madene göz koyuyor. Sigourney Weaver’ın canlandırdığı ekip lideri Dr. Grace Augustine, Pandora’daki yerli halkın özelliklerini incelemek üzere Avatar adlı bir yazılım programı geliştiriyor. Avatar’lar, ortalama üç metre uzunluğundaki Pandora halkına tıpa-tıp benzeyen ve genetik mühendisliği kullanılarak üretilen canlılar. Emekli albay Miles Quatrich’in komutasındaki Amerikan kuvvetlerinin amacı Pandora’yı ele geçirip, kontrol altına almak.

Filmin ana karakterlerinden Jake Sully felçli bir eski asker. Jake, Avatar programındayken ölen ikiz kardeşi Tom’un yerini almak üzere Pandora’ya gönderiliyor. İkiz kardeşiyle aynı genleri taşıdığından Tom için hazılanan Avatar, Jake’in kontrolüne geçiyor.

'Avatar Aşık Olursa'

Jake, bilincini Avatar’a aktarmak için transa geçiyor. Bu işlem bittiğinde Jake, Pandora ormanlarında görev yapacak Avatar olarak uyanıyor. Jake’in görevi Navi’lerin arasına sızıp, topladığı bilgileri Albay Quatrich’e aktarmak. Avatar programıyla yeniden yürüyebilen Jake bunu, başlangıçta inanılmaz bir fırsat gibi görüyor. Ancak Jack, Na’vi kabilesinin prensesi Naytiri’ye aşık olunca bütün planlar altüst oluyor. Jack, Navi halkının Pandora’ya ruhsal anlamda nasıl bağlı olduğunu görünce onları işgal kuvvetlerinden korumaya karar veriyor.

Jake Sully’ı Sam Worthington canlandırıyor: Worthington, Pandora için düşündüklerini çöyle aktarıyor: “Burası ruhsal bağların güçlü olduğu, insanların anlamayacağı kadar güzel bir yer.”

250 Milyon Dolarlık Film

Prenses Naytiri’yi Zoe Seldana canlandırıyor. Zoe, yönetmen James Cameron’un kullandığı bilgisayar görüntülerinin daha önce hiçbir filmde benzeri olmadığını söylüyor: “ Başımıza kameralar taktık ve yaptığımız her hareket, mimikler dahil, bu kameralar tarafından kaydedildi.”

Titanic gibi dev filmler yapan yönetmen James Cameron 250 milyon dolarlık harcamayı haklı gösteren muhteşem bir eser çıkarmış. Kullanılan üç boyutlu kameralar Pandora’daki binlerce farklı canlının uyum içindeki yaşamını en iyi şekilde aktarıyor.
Cameron, “Belki de Navi kabilesi, insanların daha iyi bir modeli, belki de doğal olarak içimizde var olan ama kaybetmeye başladığımız saf halimiz. Filmi gördüğünüz zaman siz de Navi’ler gibi olmak isteyeceksiniz,” diyor.

Avatar, izleyiciye sanal bir deneyim sunuyor. Kullanılan teknoloji, izleyiciyi adeta Pandora’da yaşatıyor. Cameron filmiyle bir anlamda haksız savaşlara, soykırımlara ve sömürüye karşı çıkıyor. Eleştirmenler, Titanik filminden 12 yıl sonra Cameron’un Avatar’la yeniden doğduğunu söylerken, yönetmen filmi, insanlık için bir ruhsal uyanış çağrısı olarak niteliyor.




XS
SM
MD
LG