Erişilebilirlik

Almanya'nın Çevre Konusundaki Tutumu Eleştirilere Neden Oluyor


Almanya’nın Kopenhag’daki iklim değişikliği zirvesine mesafeli yaklaşımı çevrecilerin tepkisini çekiyor. Son yıllarda tekyanlı çevreyi koruma önlemleri alan Almanya’nın bu çelişkili tutumu soru işaretleri yarattı.

Almanya, çevre bilincinin geleneksel olarak en güçlü olduğu ülkelerin başında geliyor. Ana ideolojisi çevrenin korunması olan ve dünya çapında parlamentoya girmeyi başaran ilk Yeşil Parti’nin 1970li yılların sonunda kurulduğu Almanya, rüzgar ve güneş enerjilerinin en çok kullanıldığı ülke konumunda.

Ülke Kyoto Protokolü'nü ve birçok diğer çevre güvenliği anlaşmasını ilk önce imzalayarak, az emisyon stardardına uymaya, geri dönüşümü arttırmaya ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımının yaygınlaştırılmasına verdiği önemi kanıtladı. Buna karşılık sera gazı salınımları ve endüstri atıklarından gelen emisyon gibi konularda Federal Hükümet’in Kopenhag’da izlediği çizgi, çevrecilerin eleştirilerine neden oluyor. Nitekim Başbakan Angela Merkel, Kopenhag Zirvesi öncesinde büyük otomobil üreten firmaları cezalandıracak herhangi bir öneriyi hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini, ayrıca AB’nin sera gazı salınımını azaltma konusunda somut bir bütçe ayırmasına da karşı olduğunu açıklayarak tepkileri üzerine çekti. Berlin’deki yorumcular, Merkel’in özellikle ABD, Çin ve Hindistan’ın iklimin korunması için ayıracakları bütçe netleşmeden AB’nin rakam belirtmemesine karşı olduğunu belirtiyorlar. Federal Çevre Bakanı Norbert Röttgen’de sera gazı salınımlarının sınırlandırılması ve konularda sorumlulukların gelişmiş ülkeler tarafından paylaşılması gerektiğini savunuyor.

Röttgen, gelişmekte olan ülkelerin de çevreyi koruma konusunda duyarlı olmaları gerektiğini ve Kopenhag’da Kyoto Protokolü’nün devamı niteliğinde yeni bir iklim sözleşmesinin yaşama geçirilmesinin şart olduğunu söylüyor. Yeşiller Partisi Federal Milletvekili Ekin Deligöz ise, nükleer enerjinin yeniden gündeme gelmesini örnek göstererek, Başbakan Merkel ve hükümetin Almanya’da son 30 yılda çevre konusunda atılan adımları geri çevirmeyi amaçladığını öne sürüyor.

Hükümeti programında yenilenebilir enerji payının 2020 yılına kadar bir kat arttırılarak yüzde 25’e çıkarılması öngörülüyor. 2021 yılından itibaren ise nükleer enerji kullanımına tamamen son verilmesi ön görülüyor.

Berlin muhabirimiz Cem Dalaman'ın haberini sağ üst köşedeki MP3 bağlantısına tıklayarak izleyebilirsiniz.

İlgili bağlantılar

XS
SM
MD
LG