Erişilebilirlik

İran'ın Nükleer Programı Viyana'da Görüşülüyor


İran, nükleer programı konusundaki müzakerelerin sonuçsuz kalması durumunda uranyum zenginleştirmeye devam edeceğini açıkladı.

İran Atom Enerjisi Dairesi Sözcüsü Ali Şirzadyan bu açıklamayı Viyana’daki görüşmelerden önce yaptı.

Rusya, Fransa, Amerika ve Uluslararası Atom Enerjisi Dairesi’nin de katıldığı toplantılarda İran’ın kullanımı için Rusya ve Fransa’da uranyum zenginleştirilmesi konusu değerlendirilecek.

Batılı diplomatlar bu sayede İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu silah olarak kullanmayacağının garanti edilebileceğini düşünüyor.

Amerika, Fransa, Rusya ve BM’den diplomatlar bugün Viyana’da İranlı yetkililerle yeniden masaya oturuyor. Orta Doğu uzmanları, görüşmelerin sonuç vermemesi halinde yeni yatırımlar, hatta askeri eylem dahil hangi seçeneklerin gündeme geleceğini tartışıyor.

Görüşmelerde İran’ın düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarından büyük bölümünün Rusya ve Fransa’ya gönderilmesi konusuna ağırlık verilmesi bekleniyor. Düşük düzeyde zenginleştirilmiş uranyum, bu iki ülkede nükleer reaktör yakıtına dönüştürülecek.

Batılı diplomatlar, bu gelişmeyi güven arttırıcı bir önlem olarak görüyor. Çünkü İran’a geri gönderilecek uranyum, nükleer silah için gerekli düzeyin altında işlenmiş olacak ve sadece sivil amaçlı kullanılabilecek.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü uzmanlarından David Makovsky, Obama yönetiminin sonuç vermese bile İran ile görüşme kararını destekliyor. Makovsky, diyalog kurmanın sonuç verip vermeyeceğini bilmediğini ancak strateji olarak başarılı olmasa bile taktik olarak tüm diğer politika seçeneklerini belirlemesi açısından yararlı olduğunu söylüyor.

Amerikan Temsilciler Meclisi, eyalet ve yerel yönetimlere İran’ın enerji sektörüyle iş yapan şirketlere yatırımları kısıtlayan bir yasa tasarısını geçenlerde kabul etti.

Senatör Joe Lieberman, Tahran’a karşı daha sert yaptırımları savunan Kongre üyelerinden biri. Lieberman, İran hükümetinin ancak yaptırımların rejimi tehlikeye düşürecek şekilde ağır olması halinde nükleer silah geliştirme çabalarından vazgeçeceği görüşünde.

Obama Yönetimi bir yandan İran ile diplomasiye kararlı görünürken diğer yandan da Tahran’ın görüşmeleri sürüncemede bırakmasını önlemek için yeni sert yaptırımlar hazırlanması için çalışıyor.

Obama Yönetiminin yatırım tehdidi olmazsa İran’ın ödün vermeyeceği konusunda Rusya ve Çin’i ikna çabalarına rağmen bu iki ülke şu ana kadar yeni yaptırımları desteklemedi.

İran ile ilgili askeri konularda uzman eski istihbarat görevlisi Kenneth Pollack, yeni yaptırımların bile Tahran üzerinde uranyum zenginleştirme çalışmalarını durdurmaya zorlamak için yeterli etki yapmayacağına inanıyor.

Pollack, İran ile diyaloğu en az son on yıldır desteklediğini ama şimdi fikir değiştirdiğini, artık Tahran hükümetini tecrit etme zamanı geldiğini söylüyor.

Pollack, Amerika’nın İran halkı ve muhalefet için yapacağı en iyi şeyin, rejimi tecrit etmek, böylece uluslararası topluluk tarafından tanınmanın getireceği yararlardan ve meşruluktan yoksun bırakmak olduğunu savunuyor.

Brooking Enstitüsü uzmanı Michael O’Hanlon, bir adım daha ileri gidiyor ve İran hükümetini kuşatmak için mali yaptırımların deniz ablukasıyla desteklenmesini öneriyor. O’Hanlon, ekonomik yaptırımlar giderek arttırılırken İran’ın benzin ithaline yasak uygulanabileceğini söylüyor. Uzman, bu seçeneğin çok önemli olduğunu çünkü köşeye sıkışan İran’ı kuvvete baş vurma sorumluluğuyla başbaşa bırakabileceğini öne sürüyor.

Obama Yönetimi, İran konusunda belirli bir takvim ortaya koymadı ancak Amerika’nın sonsuza dek görüşme yapmayacağını açıkladı. Amerika ve diğer önde gelen devletler İran’ın nükleer silah programı geliştirmesinden kaygı duyuyor. Tahran, ısrarla nükleer programının barışcı ve sivil amaçlı olduğunu vurguluyor.

XS
SM
MD
LG