Erişilebilirlik

24 Eylül Amerikan Basınından Özetler


Washington Post Pittsburgh'daki 20'ler Grubu zirvesini, uzun vadeli küresel bir ekonomik strateji belirlenmesi açısından önemli bir fırsat olarak görüyor. Gazete, özellikle Amerika ile diğer ülkeler arasındaki ticaret dengesizliğine dikkat çekiyor:

"Almanya, Japonya ve Çin yıllar boyunca tükettiğinden daha fazlasını üreterek Amerika'ya sattı. Petrol ihraç eden ülkelerin de Amerika ile ticaretlerinde benzer bir dengesizlik oluştu. Elbette, küresel büyüme stratejilerinde ani bir değişiklik mümkün olsa bile, yarardan çok zarar getirebilir. Ancak yine de aşamalı bir değişim için, küresel ticaretteki dengesizliklerin izlenmesini sağlayacak bir sistem oluşturulabilir. IMF böyle bir görev üstlenebilir. Elbette Washington açısından bakıldığında asıl mesele, elinde yüklü miktarlarda dolar bulunan Çin gibi ülkelerin daha yüksek faiz istemesinin önünü kesebilecek bir mali sistem oluşturulmasıdır. Obama bu konuda şimdiye kadar yeterince belirgin bir politika oluşturmadı. Obama'nın G-20 zirvesi sırasında bu konuda da daha ciddi bir çaba harcaması gerekiyor."

Los Angeles Times ise Obama'nın koruyucu politikalarının G-20 üyeleri tarafından tepkiyle karşılandığını hatırlatıyor ve Başkan'dan serbest ticaret kurallarına uygun davranmasını istiyor:

"Böyle giderse, ticaret savaşları kaçınılmaz hale gelecek. Geçmişte Bush, Rus çeliğine gümrük vergisi uygulasa da, izlediği politika genel hatlarıyla serbest ticareti destekliyordu. Obama ise şu ana kadar tutarsız bir politika izledi. Kolombiya, Güney Kore ve Panama ile yapılan serbest ticaret anlaşmaları hala Kongre'de onay bekliyor. Meksika kamyonları Amerika'nın birçok karayolunu kullanamıyor. 787 milyar dolarlık ekonomik teşvik paketinde Amerikan malı kullanılmasını öngören hükümler, bütün dünyanın tepkisini çekiyor. G-20 zirvesi, Obama'nın bu konulardaki tavrını netleştirmesi ve müttefiklerine Amerika'nın serbest piyasa ekonomisinden yana olduğunu göstermesi açısından önemli bir fırsattır."

New York Times gazetesi Obama'nın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasını Amerika'nın dünyadaki imajını düzeltmeye yönelik bir çaba olarak değerlendiriyor:

"Obama'nın konuşmasında abartılı ifadeler ve tehditler yer almıyordu. Buna rağmen hem diğer ülkelerden daha fazla sorumluluk üstlenmelerini istemeyi, hem de Amerika'nın küresel konularda daha fazla çaba harcayacağını ifade etmeyi başardı. Obama, "Amerika'yı tek başına hareket etmekle suçlayanlar, artık bir kenarda oturup Amerika'nın dünyadaki bütün sorunları çözmesini bekleyemezler" derken son derece önemli bir noktaya temas ediyordu. Sekiz yıllık Bush dönemi boyunca izlenen tek yanlı politikalardan sonra, Obama'nın bu sözleri herkesi rahatlattı. Ancak Afganistan konusunda bütün dünya Amerika'dan liderlik yapmasını bekliyor. Artık Afganistan Savaşı, Obama'nın kişisel savaşı haline geldi ve herkes Obama'nın Afganistan konusunda izleyeceği stratejiyi açıklamasını bekliyor."

Washington Times, Başbakan Erdoğan'ın koruma görevlileriyle Başkan Obama'nın koruma görevlileri arasında New York'ta meydana gelen itiş kakıştan Türkiye'nin Amerikan tarafını suçladığını yazıyor. Haberde, olayın zamanlamasına da dikkat çekiliyor:

"Bu tatsız olay, tam da Obama yönetiminin, dünyanın en büyük Müslüman ve demokratik ülkelerinden biri olan Türkiye ile ilişkileri geliştirmeye çalıştığı bir dönemde yaşandı. NATO üyesi olan Türkiye, Obama'nın daha stratejik ve daha çok yönlü dış politika yaklaşımında önemli bir yer tutuyor. Türk-Amerikan ilişkilerini geliştirmek için özel bir çaba harcayan Obama, ilk yurtdışı gezisinde Türkiye'ye de gitmişti. Yönetim ayrıca İran'ın nükleer tehdidine karşı önemli bir rol üstlenebilecek olan Türkiye'ye sekiz milyar dolarlık füze savar sistemi satmayı da önermişti."

XS
SM
MD
LG