Erişilebilirlik

27 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


New York Times kansere yenik düşen Senatör Edward Kennedy’nin unutulmaz hizmetlerde bulunduğunu yazıyor:

“Kennedy siyasi yaşamın inceliklerinde uzmanlaşmış ve klasik parti ayrımlarını aşmayı başarmış bir isim olarak arkasında sağlam eserler bıraktı. Eşit haklar, yargı reformu, mülteciler, sosyal refah, dış politika, seçme hakkı, mesleki eğitim, kamusal eğitim ve asgari ücret gibi alanlarda büyük değişimlere imza attı. Geçen yıl Demokrat Parti kongresi öncesinde yaptığı veda konuşmasında, kaliteli bir sağlık hizmetinin bütün Amerikan vatandaşlarının en temel haklarından biri olduğunu söyledi. Hayatının en önemli davası olarak tanımladığı sağlık reformu için partisini harekete geçmeye çağırdı. Eğer Kennedy’nin ölümü sağlık reformu konusunda uzun süredir yaşanan anlaşmazlığın aşılmasını sağlayabilirse, bu onun anısına gösterilecek en önemli saygı işareti olacaktır.”

Boston Globe Senatör Kennedy’nin siyaset yaşamında her zaman ilkeli hareket ettiğini hatırlatıyor. Gazete, Kennedy’nin Massachusetts eyaletine yaptığı hizmetlerin unutulmayacağını vurguluyor:

“Kennedy, en yakınları tarafından bile desteklenmediği anlarda liberal düşüncenin liderliğini yapmayı sürdürdü. Liberal düşüncenin manevi liderliğini üstlenebileceği halde, sağlık, eğitim ve refah isteyen kitleler için Kongre’de amansız mücadelelere girmeyi tercih etti. Belki onun sayesinde çıkan yasalar sorunların tamamen çözülmesini sağlamaya yetmedi. Ama bu yasalar olmasaydı milyonlarca insan bugün çok daha kötü koşullarda yaşıyor olacaktı. Savunduğu ilkelerle, kimsesizlerin yanında durarak Massachusets’i de siyaset dünyasında öne çıkarttı. Şimdi onun ölümüyle Massachusetts büyük bir değerini kaybetti.”

Washington Post İran’da siyasi kargaşanın sürdüğüne dikkat çekiyor. Gazete, böyle bir ortamda Tahran’ın Washington’dan gelen diyalog teklifine anlamlı bir cevap vermesinin zor olduğu görüşünde:

“İran’daki gelişmeler, kimin iktidarda olduğu ve müzakerelerde kimin muhatap alınacağı konusunda ciddi kaygıları da beraberinde getiriyor. İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’ndaki temsilcisi Ali Asker Sultani’yle ilgili gelişmeler bunun en somut örneği. Önce İran devlet televizyonu, Sultani’nin “Batı ile karşılıklı saygı temelinde müzakerelere açığız” dediğini duyurdu. Ancak hemen ardından Sultani, devlet televizyonuna böyle bir açıklama yapmadığını söyledi. Bu, belki de üst düzey bir İranlı yetkilinin birkaç patrona birden hizmet ettiğini gösteriyor. Ancak ortaya çıkan genel tablo, Washington’un meşruiyet sorunu yaşayan, otoritesi tartışmalı ve iktidar sınırları belirsiz bir rejimle diyalog kurmakta karşılaşacağı zorlukları gösteriyor.”

Christian Science Monitor uluslararası PEN üyesi Joanne Leedom-Ackerman’ın Hasankeyf ile ilgili bir makalesine yer veriyor. Makalede, Hasankeyf’in kurtarılması için UNESCO Dünya Mirası listesine alınması öneriliyor:

“Eğer Ilısu barajı planlandığı gibi inşa edilirse, Hasankeyf’in büyük bir kısmı su altında kalacak. Ayrıca 80 köy de boşaltılacak ve on binlerce kişi evini terk etmek zorunda kalacak. Hükümet, barajın bölgeye sulama imkânı ve elektrik sağlayacağını söylüyor. Avrupalı ortakların projeden çekilmesinin ardından, Türkiye şimdi Rusya ve Çin gibi yeni ortak arayışlarına girdi. Türk hükümeti Hasankeyf’in kültürel hazinesini korumak için gerekli adımları atmalıdır. Türkiye, geçmişin bu nadide incisini yok etmeden de kalkınma ve ilerleme yolunda adımlar atabilir.”

XS
SM
MD
LG