Erişilebilirlik

Afganistan’da Seçim Hazırlığı ve Güvenlik Sorunları


Afganistan’da Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşıyor. Afgan yetkililer, oy verme işleminin 7 bin merkezde yapılacağını söylüyor. Afgan Seçim Komisyonu, güvenlik sorunları yüzünden seçmenlerin sandık başına gitmeyeceğinden kaygı duyuyor. Güneydeki Helmand bölgesinde Amerikan ve İngiliz birliklerinin Taleban’la mücadelede ilerleme kaydettiği yolundaki haberler seçimlerle ilgili kaygıları gideremedi çünkü her gün yeni bir saldırı haberi geliyor.

Amerikan Deniz Piyade Birlikleri geçen ay Kılıç Darbesi adlı operasyonu başlatarak Helmand’da Taleban’la mücadeleye hız verdi. Operasyonlardan sonra yüzlerce Afgan erkek, seçim kaydı yaptırmak için uzun kuyruklar oluşturdu.

İngiliz birlikleri de daha önce Panter Pençesi adlı bir operasyonla aynı bölgede Taleban militanlarını etkisiz hale getirmişti.

2001 yılından beri devam eden Afganistan operasyonlarında Amerikan ve İngiliz birlikleri en ağır kayıplarını Temmuz ayında bu bölgede verdi. Çatışmalarda 35 Amerikalı, 20 de İngiliz askeri hayatını kaybetti.

Birleşmiş Milletler’e göre, Afganistan’ın yüzde 60’ı tehlikeli bölge ve buralara giriş sınırlı ya da çok tehlikeli. Sivil halk büyük tehlike altında yaşıyor. Bu yılın ilk altı ayı içinde Afganistan’da sivil ölümlerin oranı yüzde 24 arttı. Örgüt, Afganistan’a istediği gibi yardım ulaştırıp dağıtmakta zorlanıyor. Taleban saldırıları yüzünden insani yardım çalışmaları sık sık aksıyor.

Birleşmiş Milletler, Afganistan’da 235 bin kişinin iç göçmen durumunda olduğunu, iki buçuk milyondan fazla kişinin de komşu ülkelere sığındığını tahmin ediyor. Tahminlere göre, nüfusun üçte birini oluşturan yedi buçuk milyon kişi, açlık çekiyor.

Birleşmiş Milletler Şubat ayında Afganistan’a 650 milyon dolar yardım yapılması çağrısında bulundu. Bugüne kadar bunun yüzde 68’i karşılanabildi.
Obama yönetimi Afganistan’a büyük öncelik veriyor ve bu seçimlerin yapılmasını destekliyor. Başkan Obama’nın Pakistan ve Afganistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke seçimlerin ertelenmeyeceğini söylüyor.

Holbrooke, “Bu seçim planlandığı gibi yapılacak. General Nicholson ve birliklerinin yürüttüğü operasyon sayesinde Helmand halkı da seçimlere katılabilecek,” diyor.

Amerika Barış Ensitüsü Çatışma Sonrası Barış ve İstikrar Merkezi Başkan Yardımcısı Daniel Serwer da seçimlerin yapılacağına ve Afgan halkının oy kullanmak istediğine inanıyor.

Serwer şöyle konuşuyor: “Seçimler yapılacak çünkü Afgan halkı bu seçimin yapılmasını istiyor. Evet, bu Afganistan’ın hemen demokrasiye kavuşacağı anlamına gelmez ama en azından halk istediği insanları iktidara getirerek tercihini ortaya koyma fırsatına sahip. Bazı bölgelerde güvenlik sorunları çıkabilir ama ülkenin büyük bölümünde durum oldukça sakin. Ayrıca seçim yolsuzlukları olabilir. Cumhurbaşkanlığı için oyların yüzde 50’sini almak gerekiyor. Adaylar bunu başaramazsa ikinci tur olacak. Amerika’ya ve uluslararası topluluğa düşen görev Afgan halkını demokrasi yolunda desteklemek. Bu yolun uzun olduğu doğru ama işe bir noktadan başlamak gerektiği de bir gerçek.”

20 Ağustos’ta Afganistan modern tarihinin ikinci seçimini gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanlığı için yarışan 30’un üzerindeki adaydan ikisi kadın. Bunlardan biri 42 yaşındaki milletvekili Şahla Atta, öteki 40 yaşındaki ortopedik cerrah Frozan Fana. Fana, Helmand’da da kampanya yapmayı başardı. Amerikalı uzmanlar bu seçimin Afganistan’ın geleceği için çok önemli olduğunu söylüyor. Seçimlerin Afganistan için son derece önemli olduğuna inananlardan biri de Senatör John Kerry. Senatör Kerry bunun nedenlerini Amerika’nın Sesi’ne şöyle açıkladı:
“Seçimler iki nedenle çok önemli. Birincisi Afgan halkı kendi iradesiyle bir seçim düzenliyor. Meclis icin 3 binin üzerinde aday var. Cumhurbaşkanlığı için de 39 aday yarışıyor. Bunlar son derece yüksek sayılar ve herkesin seçim yapmak için ne kadar istekli olduğunu gösteriyor. İkincisi Afgan halkı kendi geleceğini kendisi belirlemek, bu konudaki kararı kendisi vermek istiyor ki bu da son derece önemli.”

Helmand bölge sorumlusu olan İngiliz Binbaşı Paddy Ginn, halkın hem askerlere hem de Taleban’a iyi davrandığını söylüyor.

Ginn, “Taleban buraya geldiği zaman Taleban’ı destekliyor, biz gelince de bize dostça davranıyorlar, bize destek veriyorlar.Yapmamız gereken onları ödüllendirmek, uzun dönemde uzun dönemli bir çözümün Taleban’la mümkün olmadığını anlamalarını sağlamak,” diyor.
Uluslararası ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanı Anthony Cordesman’a göre, Helmand’da yapılan çalışmaların, Amerikan ve İngiliz birliklerinin Afganistan’daki hedefleri konusunda bir model oluşturması mümkün.

Cordesman şöyle konuşuyor: “Helmand’da kusursuz bir iş yapamamış olabiliriz ancak halkın gerçek düşmanıyla mücadelede ilerleme kaydedildiği bir gerçek. En azından bölgeyi yaşanır hale getirmek ve mümkün olan desteği sağlamak açısından bakarsak, yapılanların ne kadar yararlı olduğunu görmek zor değil. Elbette daha yapacak çok şey olduğu bir gerçek.

Obama yönetimi Afganistan’da Taleban’a karşı mücadelede başarı kazanmaya kararlı. Peki mücadele doğru yönde ilerliyor ve istenen ilerleme kaydediliyor mu? Amerika Barış Enstitüsü uzmanı Daniel Serwer, bu konuda sabırlı olmak gerektiğini söylüyor.

Serwer’in görüşleri şöyle: “Bu ülkede hiç kimse Afganistan’daki gidişattan memnun değil. Taleban’a karşı bir ölçüde başarı sağlandı ama bu yeterli değil. Bu yüzden Amerika siyasi ve askeri stratejisini yeniledi. Bu stratejilerin vereceği sonuçları beklemek ve sabırlı olmak gerekiyor. Afganistan sorununun kısa sürede kolayca çözümlenmesi mümkün değil. Sadece askeri başarı da yetmez. Belki Taleban’ın bazı unsurlarıyla temas da yapılması gerekebilir. Irak savaşı yüzünden Afganistan ihmal edildi. Şimdi Irak’tan çekilirken, Afganistan’da kapsamlı bir çözüm çabası var. Bunun ne sonuç vereceğini bekleyip görmemiz gerekiyor.”

Uzmanlar, Obama yönetimi gerekli kaynakları sağlarsa, 12 ile 18 ay içinde Afganistan konusunda gerçek bir ilerleme kaydedilmesini mümkün görüyor.



XS
SM
MD
LG