Erişilebilirlik

6 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


Wall Street Jorunal başbakan Tayip Erdoğan’ın DTP başkanı Ahmet Türk’le görüşmesini, Kürt sorununu çözme çabası olarak yorumluyor. Haberde, bu görüşmenin zamanlamasına da dikkat çekiliyor:

“Washington’un 2011’de Irak’taki askerlerini geri çekeceğini açıklaması, Türkiye’nin bu konuda daha hızlı adımlar atmasına neden oldu. Geri çekilme takviminin açıklanması Iraklı Kürtlerle Türkiye arasında da bir yakınlaşma sağladı. Iraklı Kürtler, gücünü giderek artıran merkezi yönetim karşısında özerkliklerini sağlayabilmek açısından Türkiye’yi Washington’a alternatif olarak görmeye başladı. Her iki taraf da PKK’nın Irak’taki varlığının ilişkilerin daha da gelişmesine engel oluşturduğunun farkında. Ancak Ankara hükümetinin Kürt açılımının ayrıntıları hala belirsiz. Türkiye Irak’ta ve Güneydoğu’da bulunan yaklaşık dört bin PKK’lı için genel af çıkarmaya yanaşmıyor. Ancak uzmanlar PKK’nın itibar kaybetmeden silah bırakmasını sağlayacak bir taslak hazırlanabileceğini düşünüyor.”

Washington Post iki Amerikalı gazeteciyi serbest bırakan Kuzey Kore’ye yönelik politikanın yumuşamaması gerektiğini savunuyor. Gazete, Obama yönetiminin bu süreçteki tavrını da doğru buluyor:

“Obama yönetimi Kuzey Kore’ye veya insanları rehin alan diğer baskıcı yönetimlere karşı ideal bir mesaj vermedi. Ancak, Kuzey Kore’ye yumuşak davranmak ile ona teslim olmak arasındaki ince çizgiyi de geçmedi. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, eşi Bill Clinton’ın Kim Jong Il ile yaptığı görüşmenin, Washington ile Pyongyang arasında ikili görüşmelere başlamanın ilk adımı olmadığını vurguladı. Kuzey Kore, 15 yıldır nükleer programına son verme konusundaki sözlerinin hiç birini tam olarak tutmadan, Amerika’dan ve diğer ülkelerden milyarlarca dolarlık yardım sızdırmayı başardı. Şimdi Obama, Pyongyang’ın karşılığını daha önce aldığı bazı tavizleri bir kez daha ödüllendirmeyerek doğru bir politika izliyor.”

New York Times
gazetesi de Kuzey Kore’nin geçmişte verdiği sözleri tutmadığını hatırlatıyor ve Washington’un Kuzey Kore’nin nükleer programıyla ilgili görüşmeleri müttefikleriylebirlikte sürdürmesi gerektiğini savunuyor:

“Amerika ve müttefikleri, Kuzey Kore’den beklentilerin daha da arttığını açık bir biçimde belirtmelidir. Kuzey Kore, geçmişte tutmadığı ve muhtemelen gelecekte de tutmayacağı sözlerinden dolayı ödüllendirilmemelidir. Yapılacak anlaşma, geri dönüşü olmayan bir anlaşma olmalıdır. Ekonomik sıkıntı içindeki Kuzey Kore’nin, bütün dünyaya karşı elinde tuttuğu tek kozu olan nükleer programından vazgeçip vazgeçmeyeceği belirsizliğini koruyor. Ancak, yaptırımlarla desteklenmiş sabırlı ve kararlı bir müzakere süreci hala en doğru yöntemdir. Ne kadar sancılı olursa olsun barışçıl bir çözümün yolu budur.”

USA Today
devletin 175 milyar dolar mali yardım yaptığı dokuz büyük finans kuruluşunun, 2008 yılında yöneticilerine 33 milyar dolar ikramiye ödediğine dikkati çekiyor:

“Ödenecek ikramiyeleri kısa vadeli karlardan çok uzun vadeli performansa bağlama önerileri yetersiz kalıyor. Bu kuruluşların asıl sahipleri olan hissedarlar bu konuda bir söz söyleme hakkına sahip olmadıkça durum değişmeyecektir. Kongre hissedarların yönetim kurulu üyelerinin seçiminde ve ödenecek ücretlerde daha fazla yetki sahibi olmasına ilişkin bir tasarı hazırlıyor. Beyaz Saray, federal denetleme kurumlarına bu konuda daha fazla yetki vermeye hazırlanıyor. Ancak bu arada hissedarlar bir şey kazanamazken şirket çalışanları giderek zenginleşiyor. Hissedarlardan böylesine bir para sızdırılması insanı dehşete düşürüyor.”

XS
SM
MD
LG