Erişilebilirlik

Fransız İstihbaratına Göre Kara Çarşaf Giyenlerin Sayısı Az


Meclis çatısı altında komisyon kurularak kara çarşafın yasaklanması istenen Fransa’da tartışmalar devam ediyor. Farklı istihbarat birimleri tarafından hazırlanan iki ayrı raporda ülkede kara çarşaf giyen kadınların sayısının yalnızca 367 olduğu tespit edildi. Rapora göre bu kadınların yüzde 26’sını topluma ve ailesine karşı kimlik mücadelesi veren 30 yaşın altındaki Hıristiyan kökenli Fransız genç kızlar oluşturuyor. Fransa’da kara çarşaf giyen en küçük kız çocuğu ise beş yaşında.

Fransa’da bir grup milletvekilinin önergesi üzerine Parlamento çatısı altında Araştırma Komisyonu kurulması, kara çarşaf tartışmalarını da gündemde tutuyor. Komisyon’a ve hükümete ulaşan istihbarat servislerince hazırlanan iki ayrı rapor, ülkede yeniden “burka yasaklanmalı mı?” tartışması başlattı.

Le Monde Gazetesi’nin açıkladığı raporlardan birincisi 1 Temmuz tarihinde komisyonun Meclis’te kurulduğu gün hükümete iletildi. “Fransa ve İslam: Fransa’da kara çarşaf tartışması” başlıklı rapor İstihbarat Genel Müdürlüğü imzasını taşıyor. İkinci rapor ise İçişleri Bakanlığı İstihbarat Genel Merkezi imzasıyla gönderildi. Burka taşıyan kadınların kesin rakamını veren ikinci raporda Fransa genelinde 367 kadının kara çarşaf giydiği bilgisi aktarılarak ilk kez ülke genelinde bir tablo ortaya konuyor. Aynı rapora göre, bu 367 kadının önemli bir bölümünün kara çarşafı gönüllü olarak giydikleri belirtildi. Raporda verilen önemli bir detayda, bu kadınların yüzde 26’sı Fransız ve Hıristiyan bir aileden gelip, daha sonra müslüman olmayı seçen 30 yaşın altındaki genç kadınlardan oluşuyor. Hemen hepsi Paris ve çevresi, Kuzey’de Pas de Calais, Güney’de Rhone Alp bölgesi ve Cote d’Azur gibi büyük kentlerin banliyölerinde yaşıyorlar. Kara çarşaf giyen en küçük kız çocuğu ise 5 yaşında…

15 sayfalık ilk raporda ise kara çarşaf giyen kadınlara ilişkin olarak aktarılan bilgiler birbiriyle tutarlı. İlk raporda Fransa’da kara çarşaf giyen kadın sayısı verilmezken bunun genel bir durum değil genç kadınlar arasında görülen marjinal bir eğilim olduğu belirtiliyor. Fransız genç kızlarının ilgisine dikkat çekiliyor. Kendisini ifade etmekte başarısız olan genç kadınların kara çarşafı “kendi ailesini ve toplumu kışkırtmak” amaçlı bir eylem, kendini ifade ve var olduğunu gösterme hatta dikkat çekme aracı olarak taktıkları yorumu yapılıyor. Müslümanların da büyük çoğunlukla kara çarşafı reddettiklerini ve bunu savunanları da bir tarikat olarak nitelediklerinin altı çiziliyor.

Kara çarşafın marjinal bir eğilim olduğu görüşünün iki ayrı istihbarat raporunca doğrulanması ülkede yasaklama tartışmalarını yeniden başlattı. Müslüman dernekleri kadınların çarşaf takmasını desteklemiyor ama aşırı marjinal bir kullanıcısı olan kara çarşafın bir yasayla yasaklanmasından çok pedagojik yöntemler kullanılarak ikna edilmesi yolunu öneriyorlar. Özetle sorunu Müslümanların kendi içinde tartışarak çözmelerinden yanalar. Fransız hükümeti içinde ise pek çok bakan bu konuda Müslüman derneklerin görüşünü paylaşıyor ve yasaklamanın son derece yanlış bir adım olduğunu savunuyor. Ancak Feminist kadın dernekleri bu iki görüşün tersine kadını köleleştiren burkanın ülkede yasaklanmasını istiyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise geçtiğimiz ay, “Burka Fransa’ya hoş gelmedi. Burka kadını tutsak etmek isteyen anlayışın sembolüdür,” diyerek yasaklanmasından yana olduğunu açıklamıştı.

Sonuçta Müslüman toplumun tepkilerini çekmemek için komisyonun adı yumuşatıldı ancak Meclis çatısı altında 30 milletvekilinden oluşan bir komisyon kuruldu. Komisyon çalışmalarına 8 Temmuz’da başladı ve raporunu Ocak 2010’da teslim edecek. Komisyon bu süre içinde etnologlar, tarihçiler, yerel yöneticiler, din uzmanları ile müslüman ve kadın derneklerinin temsilcilerini dinleyecek.

XS
SM
MD
LG