Erişilebilirlik

14 Nisan Amerikan Basınından Özetler


Washington Post gazetesi, Somali’deki korsan tehdidini sona erdirmenin tek yolunun, bu ülkede hükümetin güçlendirilmesinden geçeceğini savunuyor. Bunun uzun bir süre alacağını kaydeden gazetenin yorumu devamla şöyle:

"Sorun Somali’nin uzun bir süredir devletsiz bir ülke olmasından ve Müslüman nüfusu içinde aşırı görüşlerin artmasından kaynaklanıyor. Amerikalı yetkililer, ülkenin büyük bir kesimini kontrol eden radikal dinci milislerin El Kaide’yle bağlantısı olduğunu, bu örgütün Amerikan ve İsrail hedeflerine saldırmak için Somali’yi kullandığını, bu ülkede yabancı militanlar yetiştirdiğini söylüyor. Özellikle Müslümanların yaşadığı ve devletin denetleyemediği bölgeler, Amerikan çıkarlarına, hatta ulusal güvenliğimize büyük tehdit oluşturabilir. Bu tehdit ancak bu tarz bölgelerdeki yetki boşluğunu dolduracak devlet otoritesinin tesisine yardım ederek çözülebilir. Amerika çoğunlukla siyasi gerekçelerden dolayı geçmişte Afganistan, şimdiyse Pakistan’ın aşiret bölgelerinde yaşanan deneyimlerden ders çıkarmayı reddetti."

Başkentin muhafazakar görüşlü gazetesi Washington Times’ın korsan sorununa yaklaşımıysa, Washington Post’unkinin tam aksi yönde. Gazete Amerika’nın sonraki hedefinin artık karadaki korsan üslerini vurmak olduğunu savunuyor ve bu gergin süreç boyunca Obama yönetiminin izlediği tavrı eleştiriyor:

"Donanmanın cesur adımı, korsanlara, ‘21’inci Yüzyıl’a yaraşır bir yanıt vermeye’ hazırlandıklarını söyleyen Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın boş laflarıyla tamamen çelişir durumda. Neyse ki, Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanı Koramiral Gortney, ‘hükümetin bu insanlarla pazarlık yapmama’ yönündeki politikasını açıkça ortaya koydu. Bu, Obama’nın ‘Her şeyi görüşelim,’ şeklindeki yaklaşımına da bir değişim getirdi. Korsan sorununa çözüm denizden değil karadan geçiyor. Somalili korsanlar intikam almaya yeminli. Suçsuz Amerikalıları öldürmeye kalkarlarsa Washington onlara karşı daha sert yanıt verecektir. Amerikan donanmasının korsan sorununu çözüm yolu 21’inci değil, 19’uncu Yüzyıl’a uygun olacaktır."

New York Times gazetesi bugünkü başmakalelerinden birinde, Peru’nun insan hakları ihlali suçlamasından hüküm giyerek 25 yıl hapse mahkum olan eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori’ye yer veriyor. Gazete, Fujimori davasının tüm dünyada zorba rejimlerle mücadeleye örnek oluşturması çağrısında bulunuyor:

"Fujimori, Peru’da enflasyonu önledi, ekonomik istikrarı sağladı ve Aydınlık Yol terör örgütünü çökertti. Ama görevini sistemli bir şekilde kötüye kullandı. Mahkeme, 25 kişinin, askeri ölüm mangaları tarafından öldürülmesinden onu suçlu buldu. Bu dava çok önemliydi. Ruanda, Yugoslavya ya da Sierra Leone’deki yönetimleri yargılayan uluslararası mahkemeler, despot rejimlerle mücadele için son çare haline geldi. Belki bu mahkemeler bulundukları ülkelerin hukuk sistemlerini düzeltemeyecek. Ama kamuoyu yoklamalarının da gösterdiği kadarıyla Peru halkının çoğu, bu son davayla, bir zamanlar çok sevdikleri liderleri Fujimori’nin suçlu olduğundan artık ikna olmuş durumda."

Chicago Tribune gazetesi “Kapıyı aralatmak” başlıklı yorumunda, Amerika-Küba ilişkilerinde son dönemde yaşanan gelişmelere yer veriyor. Başkan Obama’nın Küba asıllı Amerikalılara, Bush döneminde konan seyahat ve para transferi kısıtlamalarını dün kaldırdığını hatırlatan gazete, nihai hedefin Küba’ya yaptırımların kaldırılması olduğunu savunuyor:

"Obama ve sürgündeki Kübalılar, Havana yönetimi demokratik ve insani reformlar uygulamadıkça 47 yıllık ambargonun devam etmesi gerektiğini söylüyor. Castro kardeşler buna yanaşmıyor. Ama eninde sonunda ambargo kalkmalı. Obama, ilk adımı atmakta haklı… Amerika’nın girişimi Küba halkını Castro rejimine daha az bağımlı hale getirmeyi ve halk tabanını dış dünyayla temas kurmaya teşvik etmeyi amaçlıyor. Amerikan Kongresi’nde, Amerikalıların da Küba’ya seyahat kısıtlamalarını kaldırma çağrısı yapan iki tasarı sunulmuş durumda. Yarım yüzyıllık kıskaç politikası Kübalıların yaşamlarında büyük acılar bıraktı. Ama Castro rejimi gücünü korudu. Değişimin yukarıdan gelmeyeceği belli… Amerikalıların çoğu bundan dolayı ilk adımı atma konusunda istekli görünüyor. CNN televizyonunun yaptığı araştırmaya göre on Amerikalıdan yedisi iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin geliştirilmesinden yana."

XS
SM
MD
LG