Erişilebilirlik

Türkiye'de Basın Özgürlüğü Konusundaki Kaygılar Artıyor


Amerika Dışişleri Bakanlığı, yıllık insan hakları raporunda, Türkiye’de ifade özgürlüğünün kısıtlandığı ve gazetecilerin, hükümeti eleştirmeleri durumunda misilleme görmekten korktuğunu bildirdi. Rapor, Türkiye’nin en büyük medya kuruluşuyla hükümet arasında yaşanan gerginliğin ortasında yayınlandı.

Doğan Yayın Holding yetkilileri, 800 milyon Lira’yı aşan vergi cezasını, eleştirel haberciliğin susturulmaya çalışılması şeklinde yorumladı. Verilen cezanın çok ağır olduğunu da savunanlar var. Doğan grubuna bağlı CNN Türk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ali Birand da cezanın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhinde artan haberlere karşı bir misilleme olduğundan kuşku duymadığını söylüyor. Birand, Doğan grubunun geçmişte Başbakan Erdoğan’a destek verdiğini, ancak türban sorununun yeniden su yüzüne çıkmasıyla birlikte tutum değiştirdiklerini belirtti. “Erdoğan’ın sistem için daha tehlikeli hale gelmeye başladığını gördük, o da bize karşı tavrını değiştirdi,” diyen Birand, büyük bir kavga yaşandığını ve bu durumun nasıl sonuçlanacağını bilmediklerini söyledi.

Doğan grubuna ait gazeteler, Almanya’da görülen Deniz Feneri davasıyla ilgili mahkeme kayıtlarının ayrıntılarını yayınlamaya başladıktan sonra vergi müfettişleri holdingi incelemeye aldı. Deniz Feneri davası, Başbakan Erdoğan’a yakın yetkilileri de soruşturuyor.

Davanın ayrıntıları açığa çıktıktan sonra Erdoğan, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan’la sözlü tartışmaya girdi ve gruba ait gazetelerin boykot edilmesi çağrısında bulundu.

Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Nurettin Canikli, Doğan grubuna verilen vergi cezasının siyasi bir amacı olmadığını savunuyor. Canikli, "Bu inceleme subjektif bir gerekçeyle başlatılmamıştır. Partimizin, hükümetimizin ya da sayın Başbakanımızın bir talimatıyla başlatılması sözkonusu bile değildir," diye konuştu.

Ancak iktidar partisinin suçlamaları yalanlaması ulusal ve uluslararası alanda kuşkuyla karşılanıyor, çünkü hükümeti eleştiren medya kuruluşları ilk kez böyle bir incelemeye maruz kalmıyor. Bilgi Üniversitesi’nden Profesör Haluk Şahin “Son altı aya bakıp verilen cezayı düşünürsek, Başbakan’ı şehir şehir dolaşıp özellikle bu medya grubunun sahibi olduğu gazeteleri boykot çağrısı yaptığını hatırlarsak, böyle bir şeyin ardında siyasi bir niyet olmadığını düşünmek için aşırı saf olmak gerekir,” diye konuştu. Şahin, Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada vergi memurlarının, eskiden beri baskı aracı olarak kullanıldığını savunuyor.

Hükümet yanlısı medya kuruluşlarıysa bu tarz bir incelemeye maruz kalmıyor. Avrupa Birliği de Türkiye’de basın özgürlüğünden kaygı duyuyor. Avrupa Parlamentosu üyesi Richard Howitt, Türkiye’nin Avrupa standartlarına ulaşabilmesi için kendine güvenmesi, ne kadar tahammül edilmez olsa da muhalif siyasi görüşlere anlayış göstermesi gerektiğini söylüyor. Howitt, bunun modern ve çoğulcu bir Türkiye için gerekli olduğunu da belirtiyor.

Doğan grubu, vergi cezasını ödeyeceğini bildirse de hakkında daha fazla mali inceleme başlatılabilir. Mehmet Ali Birand, bunun hükümeti eleştiren kesimleri korkuttuğunu söylüyor. Birand herkesin ağzından çıkan sözlere daha fazla dikkat edeceğine, eleştiriden kaçınacağına dikkati çekiyor. Birand, “Başbakan tarafından olumsuz yorumlanabilecek hiçbir şey söyleyemeyeceğiz, çünkü o kral” diyor.

Herkesin vergisini ödemesi gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, Birand’ın dile getirdiği kaygıların medyanın kuruntusu olduğu görüşünde. Ancak Doğan Yayın Grubu’na yatırım yapan çok sayıda kişi, şimdiden şirket hisselerini satarak borsada değer kaybetmesine yol açtı.

XS
SM
MD
LG