Erişilebilirlik

13 Ocak Amerikan Basınından Özetler


Boston Globe Bush yönetiminin İran’a saldırmamakla doğru yaptığını yazıyor. Ancak gazete, yönetimin Tahran’la diyalogdan kaçınmasını da sert bir dille eleştiriyor:

“Bush, iktidarda olduğu yıllar boyunca, İran’la doğrudan diplomatik temas kurmak yerine, ekonomik yaptırımları tercih etti. Bu yaptırımlar hem etkisiz kaldı, hem de İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetini sürdürmesine zemin hazırladı. Bu başarısızlık, İsrail’in ve bazı Amerikalı yetkililerin İran’ın nükleer tesislerini bombalamak gibi bir çaresizliği düşünmeye başlamasına neden oldu. Neyse ki yeni başkan Barack Obama, İran konusunda hayal kurmuyor. Obama, Tahran’la saygıya dayalı, ancak kırmızı çizgileri belirli bir diyalog kurmak istediğini söyledi. Bu politika işe yarayabilir de, yaramayabilir de. Ancak yıllar önce denenmiş olması gereken bu yaklaşım, henüz hiç denenmedi.”

New York Times
ise Bush döneminde kaçak göçmenlere karşı tavrın giderek sertleştiğini hatırlatıyor. Ancak gazete, Obama’nın da göçmenlik reformu konusunda fazla ümit vaat etmediğini hatırlatıyor:

“Seçim kampanyası sırasında Obama’dan göçmenlik reformu konusunda pek bir şey duymadık. Seçim sonrasında da yetkililer bu konudaki suskunluklarını sürdürdü. Amerika, kaçak göçmenler sorununa sırtını çevirip bu sorunu sadece yasaların uygulanması göremez. Böyle bir yaklaşım hem Amerika’nın temel değerlerine hem de ekonomiye zarar verir. İş yerinde boyun eğmeye zorlanan, aileleri sınır dışı edilen ve sürekli baskına uğrama korkusu yaşayan göçmen işçiler, düşük ücretlere ve kötü koşullara razı olarak diğer işçilere de zarar verir. Siyasi kaygılarla altüst edilmiş bir sistemin düzeltilmesi, bize Amerika’nın değerlerini ve kim olduğumuzu yeniden hatırlatacaktır.”

Los Angeles Times
başkan Bush’un son basın toplantısında kendi hatalarını görmezden geldiğini yazıyor. Yapılan yorumda, Bush’un bu tavrının hatalarını daha da öne çıkarttığı vurgulanıyor:

“Bush’un Beyaz Saray’daki son basın toplantısı, yaptığı belli başlı hataların bir kez daha göz önüne serilmesini sağladı. Ancak aynı basın toplantısı, Bush’un 2000 ve 2004 yıllarında seçimi nasıl kazandığını da gösterdi. Bush, Cumhuriyetçi Parti’nin daha kapsayıcı olması gerektiğini, sosyal güvenlik reformunun ve serbest ticaretin önemini vurguladı. Eğer 11 Eylül saldırıları olmasaydı, Bush belki de daha tecrübeli olduğu iç politika konularına eğilebilecekti. Böylece belki de tarihe çok daha olumlu bir şekilde geçme şansına sahip olabilecekti. Ancak bu konudaki şansının da çok yüksek olmadığını vurgulamak gerekir.”

Christian Science Monitor Barack Obama’yı korumacı önlemlere başvurmaması konusunda uyarıyor. Gazete, durgunluğun aşılmasında serbest ticaretin önemine dikkat çekiyor:

“Obama’nın ekonomik teşvik paketi, durumun hızla düzelmesini sağlamayacaktır. Paket, sadece durgunluğun etkisini hafifletecektir. İstihdam yaratmanın en iyi yolu, Amerika’nın ihracatının önün açmaktır. Bu nedenle Obama, serbest ticaret konusundaki belirsiz tavrını bir an önce sona erdirmelidir. Amerikan başkanı serbest ticareti savunmazsa, bütün dünyada korumacı eğilimler güç kazanacaktır. Amerika’nın durgunluktan çıkması ise, diğer ülkelerin gümrük duvarlarını yükseltmemesine ve Amerikan işçilerinin rekabet gücü sektörlere kaydırılmasına bağlı.”


XS
SM
MD
LG